Gurgun cücükleri, sonbaharda seçim diyor!

Erken seçim var mı yok mu? Varsa eğer 15 Temmuz mu, 4 Kasım mı? 2019 Mart mı? Cevabını iyisi mi “Gurgun cücükleri” versin!

“CHP’liler titriyor, İP’sizler terliyor, HDP’lilertelaşlanıyor…Cumhur İttifakı 2019’da tarih yazacak, çerini çöpünü önüne katıp sandığı bunlara dar edecektir.Gurgun cücüğü bahar da mı sayılır, güzün mü sayılır herkes öğrenecektir.” Bu sözler, MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye ait. TBMM Grupta söyledi. Ne ki, çoklarının gözünden kaçtı. Ama Meclis-i Mebusan’ın radarlarından kaçmadı!

***

Ve Bahçeli,2002’de olduğu gibi, 2018’de de erken seçimin tarihini bir Anadolu deyişiyle ilan etti adeta! Peki “Gurk” ne demek. Kuluçkaya yatan tavuk demek. Cücük malum, civciv. Civcilerden yazın ölen olur, kedi kapar! Güze kalan, gerçek sayıdır.

Bahçeli, “Şimdi atıp tutuyorsunuz. Esas siyasi sonuç, sonbahardaki seçim sayımında belli olacak!” diye meydan okuyor. Erdoğan’la tarihte tam anlaşınca, ilk aleni tarihi Erciyes’te mi, Söğüt’te mi açıklar, göreceğiz. 3 Kasım 2002’yi hatırlayın! 7 Haziran 2015 akşamı da 1 Kasım’ı ilk Bahçeli söylemişti. Soylu’nun istifasının durdurulması… Hızlanan ittifaklar… Taşerona kadro… Artan alametler ortada! İyisi mi 4 Kasım’ı, YSK’nın kulağına buradan fısıldamış olayım!

AK KADROLAR YAŞLANIYOR!

Bir ay önceki Grup çıkışında bizzat şahit oldum. Hanımı ile Meclis’e gelen bir seçmene Cumhurbaşkanı Erdoğan “Senin neden bıyığın yok!” diye sordu. “Hanımım istemiyor!” deyince, “Hanımı bahane etme!” diyerek bıyık bırakmasını istedi! O vatandaş, bıyık bıraktı mı bilmiyorum.

Ancak son aylarda kabine ve milletvekilleri arasında bıyıktan sonra sakal bırakanlar hızla arttı, artıyor. Yelek modası da hızla yayılıyor. Diyeceksiniz ki üçü de erkeğe yakışıyor. Doğru! Çoğu karizma da yaptı! Ne ki, uzayan sakallardaki aklar, kadrolardaki yaşlanmayı ve simalardaki iktidar yorgunluğunu da açığa çıkardı!

HARCIRAH YOKSA AFRİKA VAR!

Günlerden bir gün Külliyede masaya epey yüklü bir yurtdışı harcırah dosyası gelir. Sanırım 60 bin lira kadar. Odur budur da Külliye’de yurtdışı harcırahları kesilir.

Ben de diyordum, son aylarda Avrupa yerine Afrika seyahatlerinin katılımcıları neden çoğaldı? N’apsınlar Avrupa çok pahalı. Afrika ucuz!

SORUYORUM

Hangi güçlü bakan, en yakınındaki adamının eşinde çıkan Bylock’un soruşturulmasını engelledi?

***

Sizce Külliye; Başbakan, bakanlar, bürokrasi ve teşkilatı en çok rahatsız eden hangi kibirli ismi görevden alırsa en az 5 puan kazanır?

BEŞ YILDIZ ENDİŞESİ!

İktidara çok yakın içerideki o önemli kaynağıma ait bir yorum: “Saadet dışarıda bırakılsa, muhalefeti etkili oluyor. İçeriye, ittifaka dahil edip kendi amblemiyle seçime gitsek; gönlünde hep Milli Görüş olan bir kısım seçmenimizi alır. ‘Tayyip Erdoğan’a, AK Parti’ye de oy vermiş olacağından’ İttifak içindeki Saadet’e barajın üstünde yöneliş gösterebilir.”

AMERİKA, NÖBETİ İNGİLTERE’YE Mİ DEVREDİYOR?

Amerika, İsrail… Kaba, nobran. Ortadoğu’da zücaciye dükkanlarına dalmış fil gibi. Yakıyor, yıkıyor. Kaosa oynuyorlar hep! Peki ya İngiltere ne yapıyor? N’apsın. Barış diyor, ticaret diyor, anlaşma diyor. Oysa Osmanlı’yı yıkan, haritaları çizen hep İngilizlerdi. Gelelim son döneme. Örneğin 15 Temmuz! İngiltere, sanki hiçbir yerinde yok!

FETÖ elebaşı için Amerika’ya neredeyse savaş ilan edeceğiz. Oysa FETÖ’nün en derin adamları, para babaları hep İngiltere’de. Akın İpek gibi. İngiliz medyası da hep Türkiye’nin aleyhine. Ama Teresa May geliyor, biz gidiyoruz.

***

İçinden geçtiğimiz süreçte, İngiltere’nin kontrolünde bir konsept oluşuyor. Amerika’nın Ortadoğu’da baskı, dayatma ve kaosla yaptığını, sanki İngilizler barış, ticaret, uzlaşma diyerek, kavgacı olmayan bir tarzla yapmak istiyor. Ve ben İngiltere ile olan bu sevdayı anlayamıyorum! Aman dikkat!

NEPOTİZM DEĞİL, ADİL BÖLÜŞÜM!

Saadet, t, ne Avrupa ağzıyla muhalefet, ne de yandaş particilik yapıyor. Seçim tarihi netleşmeden, ne iktidara, ne muhalefete “Evet” diyor!

***

Saadet şimdi, “Çatışma ve kutuplaştırma değil, uzlaşma ve kardeşlik” diyor!

Saadet şimdi “Tekebbür değil, eşitlik ve adalet” diyor!

Saadet şimdi, “Tahakküm, tek kişi ve nepotizmi değil, insan hakları, hürriyet ve demokrasi” diyor!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ahmet Yavuz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Fatih - Bıyık herkesin suratında farklı şekilde oluyor burun yapısı çene yapısı ağız yapısına görr. Yani insanlar siyasi değil tipine göre bıyık bıraksa bir ayrışmadan kurtuluruz. Sakal güzel tamam sünnet ama eskiden sakal bırakan sakalı sünnet diye bırakır ve çoklukla okutmuş olulardı. Şimdi tacizci maganda hırsız katil yolsuz çevreye zarar veren ne kadar insan varsa sakallı. Tv lerde görüyoruz. Rabbim eskisi gibi yeri yönü belli sahtekar olmayanlarla karşılaştırsın hepimizi.

Yanıtla . 0Beğen 07 Mart 09:16
01

Abdullah Mesut - Sayalım bakalım hangi bakan çıkacak; portakalı soooydum, duma duma dumm!

Yanıtla . 3Beğen 06 Mart 16:29

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?