Gizle

Bıraktığın İz Mirasımızdır

Geçen haftayı merhum Erbakan Hocamızın hicretinin 7. Yılı münasebetiyle Erbakan Haftası olarak icra etmeye çalıştık. Erbakan Hoca, Türk siyasal hayatına damga vurmuş tarihte örneğine az rastlanabilecek bir liderdi. Aslında sadece Türk siyasetine değil sonuçları itibariyle tüm dünyada iz bırakmıştır.

Bu iz zalimler ve mütekebbirler için olumsuz, mazlumlar ve ötelenmişler içinse olumlu bir izdir. Bu iz ırkçı emperyalizm ve işbirlikçileri için ayak bağı, hak ve adaletten yana taraf olanlar için verilmiş bir omuzdur.

Bu iz sömürüyü kendilerine hak görenler için önlerine kurulmuş set, aç kalsa da başkasının hakkına tenezzül etmeyenler için açılmış yoldur. Bu iz servet yığanların kalplerine düşmüş endişe, komşusu açken tok yatmayanların kalplerindeki huzurdur.

Erbakan Hocamız, siyasete dair söylediği sözlerin başlığını adalet koymuştur. Adil düzen demiştir bunun adına; ekonomide adalet, siyasette adalet, sosyal hayatın her alanında adalet, ilim ve eğitimde adalet. Adaleti hiç ötelememiştir, hep öncelemiş ve önemsemiştir. Adaleti kürsülerde vaat olarak sunmamış, arazide bizzat uygulamıştır.

Verdiği mücadelenin sloganı değil, içeriği de ahlakidir. Önce ahlak ve maneviyat derken materyalist bir zihniyetin karşısında nasıl durulması gerektiğini göstermiştir. Ahlakı şekli ritüellere indirgeyip öze dair söz söyleyemeyenlere inat o ahlakın teraziyle, pay etmeyle, sevgiyle, merhametle, üslupla alakalı mevzular olduğunu izah etmeye çalışmıştır.

Erbakan Hoca tüm dertleri dert, tüm acıları acı, tüm zulümleri kendisine bilmiştir. O, yalın ayaklarıyla ekmek arabasının arkasından koşan çocuğun açlığını da hissetmiştir içinde, yerin onlarca metre altında maden ocağında akıtılan terin çilesini de.

O Afrika’da kirli de olsa içme suyuna ulaşmak için kilometrelerce yol yürümek zorunda kalanların ızdırabını da duymuştur yüreğinde, zengin ve müreffeh Amerika’nın arka sokaklarında evsiz ve aç yatanların burukluğunu da. O Irakta tecavüz edilen binlerce kadının haykırışına da kulak vermiştir, Filistin’de sapanla direnen çocuğun getirdiği tekbirlere de.

Evet, Erbakan Hoca bir iz bırakıp geçti bu dünyadan. Ve bu iz, Erbakan Hocamızdan bizlere kalan tek mirastır. Bu miras, geçmişin avuntuları değil, geleceğin vizyonudur. Hocamız yaşanmış bir tarihi miras bırakmadı bizlere, yaşanacak geleceği işaret etti. Mesela miras olarak ağır sanayi hamlesi bırakmadı hocamız. O bize ırkçı emperyalizmin bombalarını kendi başlarına vuracak teknolojik hedef bıraktı.

Miras olarak Kıbrıs barış harekâtının övüncünü bırakmadı anlayacağınız, Kudüs’ün bağımsızlık idealini aşıladı zihinlerimize. O darbelerle yoğrulmuş millete intikam duygusu değil, vakur bir duruş, sabır ve metanet, adalet ve merhamet bıraktı.

Hocamızın mirası inançtır, umuttur, emektir, gayrettir. Hocamızın mirası zulme ve haksızlığa karşı sıkılan yumruk, sessiz yığınların uyanışı için atılan çığlıktır. Evet, bu dünyadan bir Erbakan geçti ve bir iz bıraktı. İşte o iz bizim mirasımızdır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?