Gizle

Herkes Saadet İstiyor

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

Kuvvet ve kudret sahibi Allah’tır. Dilediğini aziz, dilediğini zelil eder. MHP’nin bir aksiyonu ile 2002 yılında AK Parti’yi iktidara getirip Saadet Partisi’ni ve samimi Milli Görüşçüleri her türlü sabır imtihanından geçiren Allah, yaptığı her işi hikmetle yapandır. İnancımız odur ki, yine MHP’nin başka bir aksiyonuyla AK Parti’ye verdiği iktidarı ondan almaya, Milli Görüş davasında ayaklarını sabit tutarak sabır imtihanından geçirdiği Saadet Partisi’ne bu iktidarı vermeye kadir olan Allah Teâlâ, yine yaptığı her işini adaletle görendir. Saadet Partisi, insana faydalı olmayı esas alan hizmet siyasetinin temsilcisidir. Bunun için Adil Düzen isteyen tek partidir. Saadet Partisi, bu ülkenin sağlam hücresidir. Saadet Partisi, Türkiye’nin Avrupa’nın kapısına bağlanmış bir ülke olmasını istemez. Türkiye, çıkarılan AB uyum yasaları sebebiyle derin bir ahlaki bunalımın içine sürüklenmiş, aile yapımız çökertilmiştir. Eğitimde büyük bir keşmekeş yaşanmakta, sistem kaliteli insan yetiştirmemektedir. Kamplaşma, Türkiye’yi sıkıntıya sokacak boyutlara taşınmıştır. Hastalıktan geçinen bir sağlık sistemi üretilmiştir. İç göç ve işsizlik, ülkenin en önemli meselesidir. İç göçü tersine çevirecek, işsizliği önleyecek hiçbir tedbir alınmamaktadır. Şehir medeniyettir ama betonlaşarak büyüyen ve şişen şehirler ise kıyamettir. İktidar, betonlaşarak şişen kıyametin habercisi şehirlerin, medeniyetin simgesi şehirler haline dönüşmesi için hiçbir müspet adım atmamaktadır. Türkiye’nin başını ağrıtan bir başka mesele de terördür. Türkiye terör meselesini materyalist eğitimle, faizci kapitalist nizamla, tüketim ekonomisiyle, AB kaynaklı ahlak politikalarıyla çözemez. Saadet Partisinin Türkiye’nin içinde bulunduğu bu hale rızası yoktur. İşlenen bu suça ve cinayetlere hiçbir zaman ortak olmamıştır ve olmak da istemez.

EKONOMİK YIKIM

Türkiye, borçlanarak büyüyen ve rahatlatan ölü yatırımlar ile kalkınan bir ülke haline getirilmiştir. Vatandaş, kurumlar ve devlet ağır borç yükü altına sokulmuştur. Bütçeye konulan faiz giderleri her yıl artmaktadır. 2017 yılı bütçesine yaklaşık 55 milyar lira faiz gideri konmuşken 2018 yılı bütçesine 71,7 milyar lira faiz gideri konmuştur. Türkiye, üreterek kalkınan değil, tüketerek zayıflayan bir ülke durumundadır. Tarım ve hayvancılık öldürülmüştür. Halkın gıda güvenliği tehdit altındadır. Helal ile haram birbirine karıştırılmıştır. Stratejik bütün fabrikalar ve işletmeler satılmıştır. SEKA›lar satıldı, Tekel, Telekom, Tüpraş, Petkim satıldı. 119 anonim şirket 216 işletme satıldı. Onlarca liman ve tersane satıldı. Süt Kurumu, Sümerbank tarih oldu. Çimento fabrikaları satıldı. Son olarak, şeker fabrikaları da satılmak üzeredir. Saadet Lideri Karamollaoğlu ne güzel demiş: “Son fabrika satıldığında, son üretici toprağını terk ettiğinde, beyaz AK Partili adam beton ve asfaltın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” Yerli sanayi üretimi durma noktasına getirildi. Madenlerimiz sahipsizdir. Halk, sistemli bir şekilde tembelliğe sevk edildi. Asgari ücret, açlık sınırının altındadır. Dış ticaret açığı çığ gibi büyümektedir. Deniz bitti, yolun sonu gözüktü. Saadet Partisi’nin, ekonomisi yıkım sürecine sokulmuş bir Türkiye’ye rızası yoktur. Bunun için üreterek güçlenen bir Türkiye için faizci kapitalist nizam yerine Adil Ekonomik Düzen önermektedir.

ADALET, ADALET, ADALET

Türkiye’de adalete olan güven her gecen gün azalmaktadır. Adalet mülkün temelidir. Mülk ise iktidardır ve adaletle ayakta durur. Peki, Adalet gibi böylesine önemli bir konuda tablo nedir? “Hukukun Üstünlüğü Endeksi”ne göre; Türkiye 2014’te 113 ülke arasında 59’uncu sırada iken 2015’te 80’inci sıraya, 2016’da 99’uncu sıraya, 2017 yılında ise 101’inci sıraya gerilemiştir. Bu kendiliğinden olmuyor. Bu “elleriyle yaptıkları yüzünden denizde ve karada fesat oldu” esası gereği böyle oluyor. Saadet Partisi’nin, zulmü esas alan bir adalet nizamına da rızası yoktur. Adalet kâinatın ruhudur. Huzur ve kardeşliğin en önemli teminatıdır. Adaletin tesis edilmediği hiçbir düzenin ayakta kalması mümkün değildir. Bunun için adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olması gerekir.

DIŞ POLİTİKA

Yanlış dış politika tercihleri yüzünden Türkiye, dört bir yandan kuşatılmıştır. ABD ile stratejik ortaklık, Türkiye için zararlıdır. ABD yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, “Türkiye ve ABD’nin uzun vadeli stratejik ortaklık ilişkileri teyit edildi” denilmiştir. Bu neyin ortaklığıdır? Daha iki hafta öce ABD füzesiyle vurulan ve beş askerimizin şehit düştüğü olayı nereye koyacağız? Terörün en önemli sebebi BOP’tur. BOP ise ABD ve İsrail’in birlikte varmak istediği bir hedeftir. ABD ve İsrail ile stratejik ortaklık ancak, Türkiye’nin bölünüp parçalanmasına hizmet eder. Ve yine, “ABD, YPG’ye yardımda bulunmamış” denilmiştir. Beş bin tır dolusu silahı PYD’ye, ABD vermedi mi? Bu ABD’ye güvenilmez ve aynı çuvala girilmez. Türk dış politikasının içine düştüğü çelişkili durum şudur. Hayaller Osmanlı, gerçekler büyük İsrail, hayaller Abdülhamit Han, gerçekler Theodor Hertzel. Sultan Abdülhamit yaşasaydı ABD ve İsrail’i stratejik müttefik olarak kabul etmezdi. Amerikan askerlerinin İncirlik’te konuşlanmasına izin vermezdi. “Şehit kanı para ile satılamaz” der, Mavi Marmara şehitlerini 22 milyon dolar karşılığı pazarlık konusu yapmazdı. Irak’ın, Suriye’nin, Libya’nın ABD ve NATO eli ile karıştırılmasına ortak olmazdı. Sultan Abdülhamit yaşasaydı Avrupa Birliği’ne girmek için değil İslam Birliği’ni kurmak için çaba harcardı. Saadet Partisi’nin, yürütülen bu çelişkili dış politika uygulamalarına rızası yoktur. Saadet Partisi şahsiyetli ve ilkeli bir dış politikadan yanadır.

SAADET İSTEYEN…

Saadet isteyen, önce ahlak ve maneviyat ilkesine sarılmalıdır. Saadet isteyen, hakkı üstün tutmalı ve Adil Düzen’den yana olmalıdır. Saadet isteyen, şahsiyetli bir dış politika için İslam Birliği’ni esas almalıdır. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Erenler - Hiç Şüphemiz yok İSMAİL Ağbi Allah CC hü kadiri mutlaktır ol dediği zaman olacaktır ALLAH CC hü bizlere sabır versim

Yanıtla . 1Beğen 03 Mart 22:40

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?