Bu kafayla satılacaksa vay halimize!

AKP Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı yaparak kendince şeker fabrikalarının özelleştirilmesini savundu! Bu savunmayı görünce insan gerçekten hayretler içinde kalıyor!

Neymiş efendim şeker fabrikaları yılda 1 milyar zarar ediyormuş! Dünyada şekerin tonu 120 dolara bizde 400 dolara mal ediliyormuş! Dahası şeker fabrikaları yılın 6 ayı çalışıyor, 6 ayı boş yatıyormuş!

Vay vay vay...

Ülkesine, bölgesine, fabrikalara, çiftçisine bu kadar duyarsız bir milletvekili nasıl olabiliyor?

Özdemir’in savunmasının neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor!

Öncelikle dünyanın hiçbir yerinde yılın 12 ayı çalışan bir şeker fabrikası bulamazsınız. Şeker fabrikalarında kampanya dönemi şeker pancarının hasadı ile alakalıdır. Yılın 12 ayı pancar yetiştirilemeyeceğine göre şeker fabrikaları da 12 ay çalışmaz.

Milletin vekili daha bundan bile habersiz! Ama çıkıp şeker fabrikalarını “töhmet altında bırakacak” suçlamalarda bulunmuş!

Gerçekten yazık!

Madem özelleştirmeyi savunacaksınız bari dersinize iyi çalışın!

İşin daha vahimini söyleyelim, AKP milletvekillerinin yarıdan fazlası ülkenin stratejik kuruluşları olan şeker fabrikalarına karşı duyarsızlar! Hatta isim vermeyeceğim bazı Bakanlar bile şeker fabrikaları ile ilgili “nişasta bazlı şeker lobisi”yle aynı düşünüyorlar!

Satılacak 14 şeker fabrikası ile ilgili, ortada “bir tarafından tutabileceğimiz” haklı bir gerekçe olsa hadi tamam diyeceğim ama inanın bu fabrikalar satılırsa “hiç uğruna” elden çıkarılmış olacak! Ve bunun bedelini de fazla değil 3-5 yıl sonra acı bir şekilde ödemeye başlayacağız!

Bugün ortalıkta kendilerince özelleştirmeyi savunarak “vatanperverlik” yaptığını zanneden milletvekilleri ve bakanların hepsi unutulup gidecek ama millet olarak ağır bir fatura ödeyeceğiz!

Bunu yazın bir tarafa...

Yine isim vermeyeceğim ama zamanı geldiğinde bunların hepsini yazacağım. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu heyeti, hazırladığı raporla mısır şurubundan yapılan nişasta bazlı şekerlerin insan sağlığı için zararlı olduğunu belgeleri ile ortaya koyuyor ama AKP’nin Meclis’te önemli bir komisyonun başkanlığını yapan milletvekili çıkıp, pancar şekeri ile nişasta bazlı şeker arasında bir fark olmadığını savunabiliyor!

Maliye Bakanı Naci Ağbal’a da bir çift sözümüz var. Sayın Ağbal, şeker fabrikalarının stratejik önemine dikkat çekmek için “40 kere düşünmemiz gerekir” demişti. Bunu da yakın bir zamanda söylemişti. Ancak şimdi yaptığı açıklamalara bakıyorum da, ortada öyle”40 kere düşünülerek” alınan bir karar göremiyorum. Zaten kendisi de bunun farkında. Bırakın “40 kere düşünmeyi” ortada Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı bile yok!

Ancak Ağbal, Pankobirlik ve Şeker-İş ile birçok görüşme yaptığını fakat kendisine alt yapısı olan bir öneri ile gelinmediğini belirterek, yanlış özelleştirme kararının sorumluluğunu üzerinden atmaya çalışıyor!

Öncelikle şunu belirtmemiz gerekiyor; Sayın Maliye Bakanı Ağbal’a birilerinin bir teklifle gitmesine gerek yok. Zaten devletin elinde bu fabrikaların dünya örneklerinde olduğu gibi nasıl yapılandırılması gerektiğiyle ilgili kapsamlı raporlar var. Ağbal için bu raporlara da ulaşmak zor bir şey değil.

Diğer yandan kendisine fabrikaların devriyle ilgili teklif geldiğini bunun da “kamu malı” olduğu için mümkün olmadığını söylüyor.

İşte işin püf noktası burası... Kimse fabrikaları “bedavaya bize verin” demiyor ama bu şekilde bir savunmayla şeker fabrikalarının halkla buluşmasının önüne bariyer çekiyoruz.

Farkında değiliz ama ABD’li Cargill en çok bundan korkuyor!

Onun için “şeker fabrikaları kamu malı, halka devredilemez!” savunmasının asıl mimarı Cargill’dir.

Ama aynı savunmayı “yerli ve milliğinden” şüphe duymadığımız Sayın Ağbal’dan da duyuyoruz!

Ne diyelim gerçekten üzücü ama inşallah bu hatalardan en kısa sürede dönülür...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Sadettin İnan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?