Reklamı Kapat

Erbakan’ın Mirası ‘Kalkınma Vizyonu’dur

ERBAKAN Haftası’nda; onunla giden hatıralardan daha çok, ondan kalan prensipler gündeme taşınmalıdır. Erbakan’dan bize, insani ilişkilerde nezaket ölçülerinden ödün vermeyen bir hâl, şartlar ne olursa olsun, her seferinde azimle mücadeleye kaldığı yerden devam eden bir pay ve yapacaklarının dağılım ve bütçesinin belirtildiği bir kalkınma planı kaldı. Bize kalan bu mirasın farkında olsak, ciddi çalışmama, zamanı iyi kullanmama ve narkozlanma gibi sorunlarla kısa sürede mücadele edebilir ve yol alabiliriz. Böylelikle yönetim mantığı açısından mevcut sisteme alternatif olabilir, bize özgü hamlelerle kısa sürede insanımızı ikna edebiliriz.

Zor değil ancak kimse zorlamıyor. Hayalleriniz, gerçekliğin sınırlarını zorlama noktasına kadar varıyor mu? Varmıyorsa “Erbakan’ı anlıyorum” demek anlamsız! Mücadeleniz, küresel bir meydan okumaya dönüşüyor mu? Dönüşmüyorsa, “Erbakan’ı takip ediyorum” demenin faydası yok! Sorumluluğunuz, ağırlığına rağmen insanları güldürebilecek düzeye geldi mi? Gelmediyse, “Erbakan’ın üslubu”ndan nasibiniz yok! Şimdi gerçekten bize ne miras kaldığının ve ne kadarını değerlendirdiğimizin farkında mıyız? Farkındaysak; liderliğin bir mevki değil, sorumluluk olduğunun idrak ederek, bu mirası değerlendirecek alın teri dökmeye hazır olmalıyız.

Bu hazırlık, 1970’li yıllarda “ağır sanayi” diyerek, “organize sanayi”ler kurmak, 1980’lerde adil ekonomik düzen atılımıyla milletin yenilmişlik psikolojisi sona erdirmek, 1990’larda yeni bir dünya için D-8’den geçmiştir. Milletin makus talihini değiştirilebileceğine inananlar, milletin dünya görüşü ve değer ölçülerine sahip çıkarak bu miras vesilesiyle milli bir duruş gerçekleştirmiştir. Siyasal kilitlenmelerin anahtarını belinde taşıdığının farkında olanlar, işte bu nezaket, azim ve planla siyasetin, hayal etme ve hayaline bizzat iman etmenin yolcusudur.

Bu açıdan yeni bir fikir, yeni bir beceri ve yeni bir araç donanımı sağlayarak ve başarıyı yeniden anlamlandırarak, onu ödülden yolculuğa dönüştürmeliyiz. Temyiz gücü ile iyiyi kötüden ayırma, derin şuur ile iyiliği emretme ve samimi niyet ile kötülüğü ortadan kaldırma mücadelesine dâhil olmalıyız. Çünkü 28 Şubat’ın mirası modern işbirlikçilik, Erbakan’ın mirası ise kalkınma vizyonudur. Bunun farkındayız ve ‘biz böyle burada iyiyiz’!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?