Gizle

Asrın lideri Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ı rahmetle anıyoruz

Yine bir 27 Şubat, muhterem Hocamızın vefatının yedinci seneyi devriyesi, onu anmadan geçmek nankörlük olur. Lakin layıkıyla ve hakkıyla anlamak ve anlatmak hususunda gücümüz yeterli olabileceğini düşünemiyorum. Fakat kadirşinaslığı kendimize şiar edinmiş kör artı nankör olmamak prensibini içine sindirmiş birisi olarak, Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN Hocamızın şahsiyeti hususunda, gönül gözüyle bakarak görmek çokta zor olmasa gerek. Merhum Hocamız ilim adamı, bilim adamı, müfessir şahsiyetli siyasetçi, İslam Dünyası nezdinde Dünya Lideri, bütün bunları neye dayanarak söylüyoruz? Çünkü ben kendimi bildim bileli ta Milli Selamet Partisi’nden bu yana hocamızın çizgisinden, yolundan hiç ayrılmadım. Son altı seneyi birlikte geçirmek şerefine eriştim. Kendisi ile her görüşmemizde biraz daha hayran oldum. Veciz sözlerini bizzat kulağımla duydum. Bir gün aramızda geçen konuşma şöyle idi; Hocama bir takım öneriler sundum ve arkasındanda böyle yaparsak Saadet Partisi’ni en kısa zamanda iktidar yaparız dedim. Cevabı aynen şöyle oldu, “bizim gayemiz Saadet Partisi’ni iktidar yapmak mı, yoksa Allah’ın rızasını kazanmak mı?” dedi. Zaten tutkundum, hayrandım ama samimiyetim, hayranlığım bir kat daha arttı. Böyle bir kişilikle, şahsiyetle, muhatap olduğum için Rabbime hamdediyor şükrediyorum.

Muhterem Hocamızın hizmetlerinin ve icraatlarının nimetlerinden toplumun bütün kesimleri, bireyleri, ziyadesiyle faydalanmıştır. Ama bir kesim var ki, o güne kadar ihmal edilmiş, adam yerine konmamış, kaale alınmamış, işte bu toplum engelli kesimi idi. Siz bizim özürlü değil, özel vatandaşlarımızsınız diyerek, maddi ve manevi yardımları, o güne kadar görülmemiş ölçüde sağladı ve arkasındanda bizim size bu yaptıklarımız sizin için bir ulufe değil tabii haklarınızdır diyerek engellilere hak ettiği değeri verdi. Şimdi bu tabii durum diye düşünülebilir ama sadakalar, iş isteyen engellilere sadakalar, fitreler size yetmiyor mu diyen sağlama iş bulamıyorum ki sakata iş bulayım diye ve biz sizi adam yerine ve insan yerine koyduk diyen Başbakanlar, bakanların olduğunu bilirseniz Erbakan Hoca’nın farkını o zaman anlarsınız.

Peki, diyebilirisiniz ki engelliler bu farkı fark edebildi mi? Sosyal hayatta karşılaştığımız hemen hemen her engelli, zihniyeti ne olursa olsun, Hocaya rahmet okuyor, rahmetlik Hocamızın yapmış olduğu hizmetlerden sitayişle söz ediyor ve rahmet okuyorlar. Lakin sandığa gittiklerinde bu kadirşinaslığı gösteremediler. Hattı zatında sadece engelliler değil, diğer kesimlerde Hocamıza hak ettiği değeri vermediler. Şimdi ise yokluğunu iliklerine kadar fark ediyor, ah vah ediyorlar ama maalesef giden zaman geri gelmiyor. Ülkemizin içine düşmüş olduğu bu durum, Erbakan Hocamızı daha da aratır hale geldi. Hele de, geçmişte öngördüğü, söyledikleri birer birer çıkınca, Hocamızın ferasetiyle atiyi görmesi onun ne kadar büyük bir Devlet Adamı ve dava lideri olduğunu, yediden yetmişe herkes müşahede ediyor. Yalnız, yazımızı yazdığımız bu esnada Hocamızı anma programının afişlerini Ankara Büyükşehir Belediye zabıtalarının küstahça toplayıp, Saadet Partisi Genel Merkezi önüne bırakmaları, Erbakan düşmanlığının bir tezahürüdür. Hele de, ittifak söylentilerinin olduğu bu günlerde bu küstahlığın yaptırılması, AK Parti’nin iç yüzünün yansıması değil midir? Söylemleri ile icraatları çelişen bu zihniyetin vatanımıza milletimize ve de insanlığa faydalı olması kuşku götürür hale gelmiştir. Allah bu ikiyüzlü, şahsiyetsiz zihniyetten Milletimizi korusun. Vesselam

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?