Gizle

Kulağı Tersten Tutmaya Gerek Yok

Suriye kan ağlıyor… Şam rejimi, Rusya’dan destekli hava atışlarına devam ediyor… Kendi insanını öldürüyor. Sokaklarda bombalar cirit atıyor.

Dünya seyrediyor.

22 milyonluk Suriye fiilen bölünmüş durumda. Nüfusun yarısı mülteci duruma düşmüş, yedi sekiz milyonu komşu ülkelere, Türkiye’ye sığınmış vaziyette. Bir milyona yakın Suriye Avrupa kapılarında yatıyor.

Müslümanların haysiyeti yerle bir!

Neden bu duruma düşüldü? Bu içler acısı manzaranın geri dönüşü yok mu? Göstereceğimiz çabayla, iyileştirme yapmamız mümkün değil midir?

Sulh ve sükûna kavuşulması anlamında adım atmamız gerekmez mi?

Sınırımızdaki teröristleri temizleme mücadelesi doğrudur… Yapılmalıdır. Bunun yanı sıra, Suriye’deki kan ve gözyaşının azaltılması… Veya sona erdirilmesi için ortak tavır, ortak akılla desteklenemez mi?

Sözün kısası diyorum ki, Esad’ı indireceğim… Esadsız bir Suriye isterim, politikası gerçekçi değil. bugüne kadar böylesi bir siyasetin bizi götürdüğü yer kaos olmadı mı?

Suriye bölünürken, Türkiye mutlu olabilir mi?

Öyleyse, Suriye ile Rusya üzerinden konuşmaktansa, doğrudan diyaloğa geçilemez mi? Suriye’yi Rusya’nın, İran’ın yanına itmektense, yanımıza alıp, tabiri caizse, kulağını çekerek, doğruları yapmalarına yardımcı olmak, bizim ve ümmetin, insanlığın yararına değil midir?

Bu toprağın ve şartların pratiği vardır. Olmayacak işler için rüyaya yatmaya ne gerek? Artık, çevremiz normalleşmelidir.

Normalleşen komşularımızın bize katacağı çok şey vardır… Barış içindeki bir Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın, Türkiye’nin ekonomisine, iş güvenliğine doğrudan etkisi vardır.

Hal böyle iken, kulağı tersten tutmanın âlemi var mı?

Artık, reel politik çizilere doğru yürümeliyiz... Elbet, inancımızım emirleri, bütün gerçekliğin üstündedir. Lakin önümüzde cereyan eden hadiselere inatla, kör gözle bakamayız.

Artık, ölümler yeter, bölünmeler yeter.

Türkiye, gücü itibarıyla, huzura ve birliğe katkı sağlayarak, bölgeyi rahatlatabilir… Bunun birinci adımı, Suriye ile doğrudan konuşmak, suriyeyi yanımıza alarak, bölgeyi yeniden yaşanılır kılmaktır.

Rusya’yı aracı kılıp Suriye ile konuşmaya ne lüzum?

Yetkililer, istihbarat zemininde Suriye ile konuşuluyor diyorlar… Altta konuşuluyorsa, üstte de konuşulmasında bir beis olamaz.

Ülkeler, ebedi düşmanlık siyaseti güdemezler.

  1. Dünya harbinde birbirlerinin boğazına sarılan Avrupalılar, şimdi bir çatı altında, ortak para biriminde, ortak çıkarlar etrafında bir devlet oldular…

Bizim derdimiz ne?

E, efendim, Şam yönetimi despot, darbeci, kralcı, hukuku ve insan haklarını hiçe sayıyor… Katil… Hukuku, insani değerleri elde tutan bir Ortadoğu ülkesini gösterin bana… Hangisi?

Kur’an, insanı değerli kılmış, ortadoğudaki yönetimler, eşyayı, petrolü, saltanatı, bir avuç azınlığı üste çıkarmış.

Kur’an’ın yasakladıklarıyla yaşamaya başlayınca, orada insani hayat biter… Birçok Ortadoğu ülkesi, Suriye’den daha beter, yönetim olarak… Onun içindir ki, Türkiye, derhal, insan ölümlerini ve Suriye’deki iç kavganın sona ermesi için adım atmalı, doğrudan bölge ülkeleriyle… Suriye dâhil olmak üzere konuşmaya başlamalı… Yangını söndürmelidir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?