Gizle

Elit sınıfta “saadet” muhabbeti!

Burası bir sınıf…

Sıraları olan ama “sıradan” bir sınıf değil!

İçlerinde Robert Kolej’li olan da var, Notre-Dame de Sion’lusu da var, Sanit Benoit, Saint Michel, Saint Joseph’lisi de, Kabataşlı’sı da, Vefa’lısı da…

Anlayacağınız, karma ama kendi çapında elit bir sınıf…

Kısacası Türkiye’de ne kadar etkili ve bilinen, tanınan yerli-yabancı okul varsa neredeyse tümünden öğrencilerin olduğu bir sınıf düşünün…

Çok güvenilir bir kaynaktan dinledim. Şunları anlattı:

“Geçenlerde bir muhabbete kulak misafiri oldum.

Bu öğrencilerin bulunduğu sınıfta -çok fazla yaşanmaz ama- nasıl olduysa siyasi bir muhabbet yaşandı.

Öğrencilerden biri muhabbet esnasında kalktı ve şöyle bir soru yöneltti, sınıfa; ‘Kendinizi en yakın hissettiğiniz siyasi parti hangisi? Hangi parti için, işte benim partim, diyebilirsiniz?’

Sorunun cevabını en çok ben merak ediyordum…

Acaba, hangi siyasi partinin ismini telaffuz edeceklerdi?

Tam da o esnada sınıfın büyük bir kısmı, ‘Saadet, Saadet, Saadet’ diye tempo tutmaya başlamaz mı!

Bu öğrencilerden bazılarının müstehzi bir eda içinde ‘Saadet’ temposuna katıldıklarını da gördüm!

Şaşırdım mı? Elbette şaşırdım. Ama gördüğüm manzara aynen bu şekildeydi…”

***

Bu son derece çarpıcı muhabbetle ilgili ben bir yorum yapmayacağım…

Ama şu kadarını söyleyeyim; özellikle son dönemde Saadet Partisi en beklenmedik ortamlarda sıkça konuşulmaya başlandı… Haydi hayırlısı…

ERBAKAN’IN LİDERLİK SIRLARI (1)

Yıl; 1992…

Milli Görüş Lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Refah Partisi (RP) Genel Başkanı olarak kalabalık bir işadamı, milletvekilleri, gazeteciler ve yabancıların bulunduğu bir heyetle Türk Cumhuriyetleri’ni ziyaret etti.

Heyette kimler yoktu ki; Recep Tayyip Erdoğan’dan tutun da milletvekilleri Zeki Ergezen, Lütfi Esengün, Ömer Ekinci, Şinasi Yavuz’a; genellikle İstanbul çevresindeki işadamlarından yapancı misafirlere kadar...

Erbakan’ın Milli Görüş’ü anlatmak ve “Komünizmden yeni çıktınız, bir yanlıştan çıkıp başka bir yanlışın içine girmeyin, komünizmi yıktınız ama emperyalistlerle birlikte olmayın!” demek için yola çıktığı Orta Asya ziyareti esasen ilginç bir yolculuktu…

Gezi, bu cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını kazanmalarının hemen ardından düzenlenen bir geziydi.

Kapatılan Refah Partisi’nden, ardından da yine kapatılan Fazilet Partisi’nden İstanbul milletvekili olan kimyager kökenli Dr. Azmi Ateş’in organizasyonu ile gerçekleşen geziye çok sayıda yabancının davet edilmesi de dikkatlerden kaçmamıştı.

Kırgızistan Hava Yolları’ndan 70 bin dolara kiralanan uçak 10 gün boyunca Erbakan ve heyetini 4 ülkede gezdirdi.

Gezide ben de vardım…

Peki, Erbakan Hoca bu ziyarette liderlere neleri tavsiye etti?

Erbakan gezi sırasında görüştüğü Orta Asya liderlerine ve üst düzey yöneticilerine özetle şu mesajları verdi;

* IMF’den (Uluslararası Para Fonu) borç almayın!

* Moskova’dan sonra şimdi de Washington’a teslim olmayın!

* İslam ülkeleri olarak bir birlik oluşturalım.

* Kendi Birleşmiş Milletlerimizi kuralım!

* Kendi NATO’muzu, kendimize ait savunma paktımızı oluşturalım!

* Kendi paramızı yürürlüğe koyalım!

***

Erbakan Hocanın ilk durağı Azerbaycan’dı.

Hoca, 15.12.1992 günü önce Bakü’deki Şehitlik Mezarlığı’nı ziyaret etti.

Akşam saatlerinde ise beklenen haber gelmişti; Elçibey ertesi gün kendi evinde Erbakan ve heyetini bekliyordu.

Bu arada Erbakan Hocanın, dönemin Azerbaycan Başbakanı Hüseyinof görüşmesinde geçen renkli konuşmanın ayrıntılarına burada yer vermek istiyorum;

Erbakan: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyın artık!

Hüseyinof: Biz Kıbrıs’ı tanıyoruz ama bunu demiyoruz. (Açıklamıyoruz.)

Erbakan: Zulüm artıyor. Siyonizm Müslümanları yok etmek istiyor. Bunun ortası yoktur, ortada duran Siyonizm’e hizmet ediyor demektir. Kapitalist nizam, sömürü nizamı demektir.

Hüseyinof: Benim siyasetle bir ilgim yoktur.

Erbakan: Şimdi Süleyman Demirel de geldi onunla da konuştunuz.

Hüseyinof: O parti lideri olarak gelmiyor, Başbakan olarak geliyor.

Erbakan: O Başbakan olarak gelir, parti lideri gibi konuşur. Biz kendi Birleşmiş Milletlerimizi kurmalıyız. Butros Gali (dönemin BM Genel Sekreteri) Rumlar için çalışıyor, Ermeniler için çalışıyor. O Azerilerle çalışmaz. İslam Dinarını getirmemiz lazım. Kültürümüzü geliştirip kendi UNESCO’muzu kurmalıyız. İslam ülkelerinin Azerbaycan’a yatırım yapmaları gerekir. Sizden teşvik bekliyoruz. Asya Kalkınma Fonu ile Asya Sosyal Kalkınma Fonu’nu oluşturmak istiyoruz. Sizin IMF’ye teslim olmanızı istemiyoruz.

Hüseyinof: Biz bütün ülkelerle iyi münasebetler geliştirmek istiyoruz. Bu gelmenize çok razıyım. Biz bu işleri yavaş yavaş öğreniyoruz. Başka ülkeler tarafından aldatılmak istemiyoruz.

Erbakan: Biz bugüne kadar çok aldatıldık.

Hüseyinof: Erdal Bey (İnönü) geçen geldiği zaman ona da söyledim. Biz Türkiye ile anlaşmıştık. Karşılıklı mal alıp verecektik. Ancak biz 56 milyon dolarlık mal verdiğimiz halde bugüne kadar 11 milyon dolarlık karşılığını aldık. İnönü’ye, “Bizi aldattınız” dedim.

***

Erbakan aynı akşam Maliye Bakanı Salih Mehmedov ile Savunma Bakanı Rahim Gazi ile de bir araya geldi.

Erbakan Hoca, Memedov’a İslam Kalkınma Bankası’nın daha da büyütülmesi gerektiğini bildirdi ve Asya Kalkınma Fonu ile Asya Sosyal Kalkınma Fonu’nun mutlaka kurulması gerektiği üzerindeki görüşlerini yineledi.

Rahim Gazi’nin görüşme sırasında ilginç bir mesajı da oldu; “Türk televizyonları çok müstehcen. Bunu mutlaka düzetmelisiniz!”

***

Erbakan Hoca, bıkmadan, usanmadan hak ve doğruları, demir perde cenderesinden yeni çıkmış olan Türk Cumhuriyetleri liderlerine anlattı da anlattı...

Bu da hiç kuşkusuz önemli “liderlik” vasıflarından biri idi… (Devam edecek.)

MESAJ PANOSU

Esselâmü Aleyküm Adnan Bey, gayretlerinizden dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yazılarınızı ve dolayısıyla Milli Gazete’yi ilgiyle takip ettiğimi ifade etmek istiyorum. Ayrıca TV5 ekranlarındaki büyük değişimi de sevinçle karşıladım. TV5 konusunda da emeklerinizin olduğunu tahmin etmek zor değil.

Yine Kupür Haber programı öğle yemeklerinin vazgeçilmez programı oldu.

İş yoğunluğunda gündemi en kısa ve en güvenilir yoldan takip etme fırsatı veriyorsunuz. Her türlü bilgi enformasyonunun içinde, doğru bilgiye ulaşma ihtiyacı hayati bir öneme sahip duruma gelmiştir. İşte tam da bu ortamda bizlere alternatif sunduğunuz için sizlerin şahsında Milli Gazete’ye ve TV5’e şükranlarımı arz ederim.

Rabbim muvaffakiyetler versin. (Muhammed Uzun)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?