Hocam İzindeyiz

Yedi yıl önce bu mevsim her zamankinden soğuk, Şubatsa hiç olmadığı kadar uzun geçmişti. Yedi yıl önce bu tarihler hepimizin yüreğini delip geçmişti. Ölüm elbette haktı. Rahman verdiği emanetini elbet geri alacaktı. Liderimiz, bize davayı sevdiren, bizi dert sahibi eyleyen, derdimizi dermanımız belleten, Hakk ile batılın birbiri içine girdiği böylesi bir çağda bizi Hakk’a yönelten, İslam Birliği’ni ders ders bize öğreten Hocamız da elbette sonsuz hayatı için geçici olan bu dünyadan ayrılacaktı.

Biz, “Ama yeni bir dünya kuracaktık” şaşkınlığıyla bakarken yokluğuna, hâlâ bir yerlerden çıkıp gelecek ve sanki “Hepinizi ayağa davet ediyorum” deyip semaya kaldırdığımız başparmaklarımızla bizden söz alacak gibi hissederken, yıllar yılları kovaladı birbiri ardınca. Bir bir kopardık takvimlerini onsuzluğun.

Ve yıllar geçtikçe, gidişinin şaşkınlığı, yerini başka şaşkınlıklara bıraktı. Her şubatta düğüm düğüm olan boğazlarımızda biriken yutkunmalarımız, anladığımızı sanırken meğer onu hiç anlamamış olduğumuzu fark edince çoğaldı. “Kıymetini bilemediler” diye hayıflanmalarımız, “Ne olur beni Siyonizm’den önce bir kere de siz anlayın” derken, aslında sadece dışarıya değil bizim gözlerimizin de içine bakıyor olduğunu anlayınca çoğaldı. Oysa anlamamız lazımdı. Hayata bakışı, davayı omuzlayışı, Kur’an’ı kuşanışı ve İslam’a adanışından üzerimize paylar çıkarmamız gerektiğini anlamamız lazımdı. “Hocam izindeyiz” derken, körü körüne bir izindelik değil, onun da izinde olduğu manevi bağları, İslamî kuralları izleyip, yasak ve emirlere uymamız lazımdı.

Hâlâ nefes alıp verebiliyorsak vakit hiçbir zaman geç değildir. O halde dili geçmiş zamanı bırakıp şimdiki ana bakalım ve geniş zamana sığan cümleler kuralım. Onun gölgesine sığınmayı bırakıp biz de onun kuşandığı gibi Hakk’ı kuşanalım ve “Malıyla, canıyla cihad eden bir Müslüman” olarak anılmak için uğraşalım. “Hocam izindeyiz” demenin bir takım sorumlulukları olduğunu ve bize bazı mesuliyetler yüklediğini bilelim.

“Hocam izindeyiz” demek, sadece slogan atmamayı gerçekten izinde olmayı gerektirir. Tıpkı onun gibi her şeyden önce “Allah’a gönülden bağlı bir kul” denildiği zaman parmakla gösterilmeyi gerektirir. İbadetlerini asla aksatmamayı, programımız ne kadar yoğun olursa olsun namazlarının hakkını vermeyi çünkü onun, çok yoğun Ramazan organizelerinin sonunda kılınan teravih namazlarını dahi eksiksiz eda ettiğini, sünnetleri asla aksatmadığını, tesbihatları ve duaları da atlamayarak yorgun düşen gençlerin şaşırdığı bir titizlik gösterdiğini hatırlamayı gerektirir.

“Hocam izindeyiz” demek, bu dünyaya ne için geldiğimizi bilmeyi, eğlenceyle günleri geçirmek, sayısız nimetlerle mideyi doldurmak, evi mobilyalarla donatmak ve günün yarısını uyuyarak geçirmek için gelmediğimizin bilincinde olmayı gerekir. Çünkü onun hayatına baktığımız zaman, hayatta kalmasına yetecek kadar yediğini, ayakta kalmasına yetecek kadar uyuduğunu, gecelerinin yarısından çoğunu ibadete ayırdığını, evinde kullandığı eşyalarından giydiği kıyafetlere varana kadar hep sadelikten yana olduğunu görürüz.

“Hocam izindeyiz” demek okumayı gerektirir. Hem yüce Kitabımızı hem de dünyevi ve uhrevi ilimlerimizi artıracak, Hakk davada bizi donanım sahibi kılacak kaynakları okumayı, okumayı vazgeçilmez bir hayat standardımız halin getirmeyi gerektirir. Çünkü onun konuşmalarına baktığımız zaman hem fen ilimlerine vakıf olduğunu hem de vahyî gerçekleri bilerek her konuşmasına, her nasihatine ustaca ayet ve hadisleri yerleştirdiğini görürüz.

“Hocam izindeyiz” demek, gençliğini, zamanını, sağlığını, malını, enerjisini yani sahip olduğu, elinde olan her şeyi Allah yolunda kullanmak ve kullandırmak demektir. Hayatımızın her döneminde, baharlarında da kışlarında da, gençlimizde de ihtiyarlığımızda da adanmış olmayı gerektirir. Çünkü o, daha küçük yaşta arkadaşlarıyla oyun oynarken bile hep farklı olmuş, bir asra yakın hepimizi şahit tuttuğu hayatının her kademesinde, başı dimdik, ayakta olduğu ve koştuğu zamanda da olsa, beli bükülmüş, yürüdüğü zamanda da olsa hep adanmışlığını bize göstermiştir.

“Hocam izindeyiz” demek, talebe olmayı gerektirir. Her zaman ve her şartta öğrenmeyi, eğitirken bile eğitilmeyi, insan denen varlığın asla “Tamam oldum” diyemeyeceğini bilmeyi gerektirir. Çünkü o ömrünün baharını, öğrencilik yıllarını, alimlerin karşısında dizlerini kırarak, saatlerce çivileri dışında tahtalar üzerinde oturarak geçirmiş, manevi heybesini doldurdukça boynunu buğday başları gibi öne eğmiştir.

“Hocam izindeyiz” demek, hedefi yüksek tutmayı gerektirir. Günlük, haftalık, aylık değil ömürlük plan yapmayı ve hedefinin zirvesine yeni bir dünyayı koymayı gerektirir.

“Hocam izindeyiz” demek, onun yanan tek bir ışık kalmayana dek yürüttüğü mücadelesine ve davasına sahip çıkmak, sadece klavye başında değil sahada da mücahitlik yapmayı gerektirir. Konuşurken, yürürken, yazarken, çizerken, uyurken, uyanıkken, attığımız her adımımızda cihad ederek bir insanın hidayetine vesile olmayı güneşin üzerine doğduğu her şeyden daha hayırlı bilmeyi gerektirir.

“Hocam izindeyiz” demek, sünnetlerin unutulduğu ya da gereken ehemmiyetin gösterilmediği çağımızda sünnetlere dört elle sarılmayı gerektirir.

“Hocam izindeyiz” demek, ayetleri cuma mesajlarımızdan ya da sosyal medya paylaşımlarımızdan çıkarıp hayatımıza indirmeyi gerektirir.

Zordur “Hocam izindeyiz” demek. Şuur gerektirir, yürek gerektirir, umut gerektirir, gayret gerektirir. Her şeyden önce izini sürdüğümüz insanı anlamayı gerektirir...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Meryem Nida - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

04

TS-61 - Erbakan Hocamızı Rahmetle Minnetle anıyoruz.. Rabbimiz, Cennetiyle Cemaliyle Müşerref kılsın.. (Amin)

Yanıtla . 0Beğen 24 Şubat 00:39
03

Cihan - Yedi sene olmus, zaman geciyor. Benim gibi bircok kisi kiymetini cok gec anladi.

Yanıtla . 0Beğen 23 Şubat 12:16
02

Abdurrahman Sedar - Mobilya ... deyince hatırıma geldi. Ev halkı, gereksiz, fantazi birşeyler isteyince, " onun bedelince de bir hayır harcaması yapmamız gerekir,ha" dermiş. Yani maliyeti 2 misline çıkarmış.

Yanıtla . 4Beğen 22 Şubat 12:17
01

Kafkas Kartalı - hayatını dünya islam birliği için feda etmiş erbakan hocamızı rahmetle anıyorumgeniş ufkuyula bizlere rehberlik etmiş ve siyonizm i ve köle düzenini bizlere anlatarak ufkumuzu açan hocamızla cennette cemalullahta bir olmak dileğiyle bacım eline diline sağlık

Yanıtla . 6Beğen 22 Şubat 10:32

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?