Hafızlar İslam'ın Sancaktarlarıdır

Ebu Umame El Bahili Hazretleri (R.A.) tarafından aktarılan bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyuruyor: “Hamil-ül Kur’an olan kimse, İslam’ın bayrağını taşıyan insandır.” İslam’ın ana hükümlerini bildiren Kur’an-ı Azimüşşandır. İslam’ın bize ne olduğunu, Müslüman’ın nasıl hareket etmesi gerektiğini anlatan ve açıklayan, insanların iki cihan saadetini kazanmaları için yol gösteren Kur’an-ı Kerim’dir. Müslüman nasıl olur sorusunun cevabını beyan eden, açıklayan Allah kelamıdır. Hamil-ül Kur’an, Allah kelamı olan Kur’an-ı Kerim’i, hafızasında tamamen mahfuz eden kişi demektir. Aynı zamanda bu kişiler Kur’an-ı Kerim’in okunmasını kendisine şiar edinerek gece gündüz Kur’an-ı Kerim okurlar. Efendimiz bu hadis-i şerifinde Kur’an-ı Kerim’i unutmayıp, devamlı okudukları için bu kimseleri İslam bayrağını taşıyan bayraktarı, sancaktarı olarak bizlere anlatıyor. Nasıl ki, iki grup asker birbirleriyle savaşırken her birinin nasıl sancağını, bayrağını taşıyan bayraktarları oluyorsa, Kur’an-ı Kerim’i hıfz eden kimse de aynen bu şekilde İslam’ın sancağını taşımaktadır. Öyleyse bu kimseleri asla hafife almamalı, onları asla küçümsememelidir. Kur’an-ı Kerim’in hatırı için onlara saygı duyulmalıdır. İslam’ın, imanın sancağını yükseltmek için onlara değer verilmelidir.

KUR’AN HAFIZLARIN KALBİNDEDİR

Efendimiz hadisin devamında; “Kim bu kimselere ikram ederse, değer verirse, saygı duyarsa, Allah’a ikram etmiş olur” buyuruyor. Hafızların kalbindeki, gönlündeki saklı olan Kur’an-ı Azimüşşan, Allah’ın kelamıdır. Ona saygı duyan Allah’a ikram etmiş olur. Efendimiz, hafızlara saygı göstermeyen kimseler için de şöyle buyuruyor: “Kim ona ihanet ederse, onu değersiz kılarsa Aziz ve Celil olan Allah’ın laneti tepesine yağsın.” Yani Efendimiz Allah onu rahmetinden uzaklaştırsın buyuruyor. Güzel Peygamberimiz kolay kolay beddua etmez. Çok nadir durumlarda beddua eder. Efendimiz, kesinlikle beddua etmememizi, bedduacı olmamamızı emrediyor. Ama Kur’an-ı Kerim İslam’ın özüdür. İslam’ın esaslarını içeriyor. Kur’an, Allah kelamıdır. Bunu hıfz eden insanlar da İslam’ın sancağını taşıyan insanlardır. Onlara ihanet edenlere, saygısızlık yapanlara Efendimiz, lanet ediyor. Burada şöyle bir husus var. Hafızlar hem Kur’an-ı Kerim’i okuyacak hem de onunla amel edecek. Dinin farzlarını insanlara öğretecek. Davranışlarıyla Kur’an-ı Kerim’i yaşayacak. Bu davranışlarıyla, ahlâklarıyla İslam’ın güzelliklerini saçacak. Böyle kimseleri küçümsersek, saygısızlık edersek Resulü Ekrem Efendimizin lanetine muhatap oluruz.

KUR’AN-I KERİM’İ HATİM ETMEK

Kur’an-ı Azimüşşan, Allah kelamıdır. Onu sürekli okumanın faydaları çoktur. Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde; “Kur’an-ı Kerim’i hıfz eden kimse, her Kur’an-ı hatmettiğinde, Allah’ın kelamını okuduğu için kabul olunmuş bir dua hakkı vardır” buyuruyor. Bu bakımdan elhamdülillah ülkemizde hatim duası meşhurdur. Kur’an-ı Kerim hatim edilince bir hatim duası yapılır. Kur’an’ı hatmeden kimsenin Kur’an hatim ettiği zaman kabul olunacak bir dua hakkı vardır buyuruyor Peygamberimiz. Bu duayı da hem kendisi için hem de ümmet-i Muhammet için etmelidir. Efendimiz hadisin devamında; “Cennette de bu sebeple bir ağaç dikilir” buyuruyor. Yani bu kimse cennete gider. Onun için Kur’an-ı Kerim’i devamlı okumak, hükümlerini bellemek, ayrılmamak, gece gündüz hemhal olmak gerekir.

OSMAN GAZİ’NİN KUR’AN-I KERİM’E SAYGISI

Kur’an’a saygı Allah’ı sevindirir. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi, Şeyh Edebali’yi ziyarete gittiğinde, rafta Kur’an-ı Kerim olduğunu görmüş. Osman Gazi, “Kur’an-ı Kerim’in olduğu yerde uzanılmaz, yatıp uyunmaz, bu edebe aykırıdır” diye sabaha kadar uzanmamış, yatmamış, ayakta beklemiştir. Osman Gazi, göstermiş olduğu bu saygı neticesinde dünyanın en uzun ömürlü devletinin kurucusu olmuştur. Kur’an’a saygı insanı dünyada da ahirette de aziz eder. Peygamberimiz, “Hamil-ül Kur’an olan, Kur’an ile içli dışlı olan, onu unutmayan, terk etmeyen kimseye Allah-u Zülcelâl Hazretleri ‘Oku’ diyecek. Hafız her ayeti okuduğunda bir rütbe verilecek. ‘Minelcinnetivennâs’ diyerek son ayeti okuduğunda cennetin en üst mertebesine çıkacak” diyor. Onun için Kur’an’ı öğreniniz. Öğrendikten sonra da gece gündüz okuyunuz. Evinize bereket, nur yağar, bolluk genişlik olur. Bu aziz milleti, bütün müminleri Allah Kur’an’dan ayırmasın. Allah, Kur’an sevgisini gönlümüze nakşetsin inşallah. Mutlaka yaşınız kaç olursa olsun bir hocaya gidin Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenin. Hocam bu yaştan sonra olur mu? Çok daha güzel olur. Besmele çekmeyi öğrenen bir çocuktan dolayı o memleketin kabristanlarında yatan kim varsa günahlarının af olunduğuna dair kayıtlar var. Bir de Kur’an okursa neler olur. Siz düşünün.

AMENE’R RESULÜ’NÜN FAZİLETLERİ

Aziz atalarımız Kur’an Azimüşşana her zaman saygı göstermişler, onu hıfz edene hürmet etmişler. Allah-u Teala’nın ayetlerine Peygamber Efendimizin sünnetlerine her zaman riayet etmişler. Aziz milletimiz de böyledir. Peygamber Efendimizin sünneti gereği elhamdülillah her yatsı namazından sonra Bakara Suresi’nin son kısmını, Amene’r-Resulü’yü okuyoruz. Amene’r-Resulü’yü okuyup yatan kimse, o gece ölürse günahları affedilmiş olur. Ayrıca sabaha kadar da nur yağar. Bir sahabe Amene’r-Resulü’yi okuyarak yatmış. Diğer sahabeler o gece sabaha kadar o sahabenin evine nur yağdığını görmüşler. Sahabeler bu durumu ertesi gün Peygamber Efendimize sormuşlar. Sahabeler; “Ya Resullûllah. Şu arkadaşımızın evine sabaha kadar nur yağdığını gördük” deyince Efendimiz evine nur yağan o sahabeyi yanına çağırmış. Efendimiz sahabeye ne yaptığını sormuş. Sahabe; “Bakara Suresi’ni okudum ya Resullûllah” demiş. Evet, bu olay bilimsel kaynaklarda da kaydedilmiştir. Bakara Suresi ‘Elif lam mim’den başlar. Amene’r-Resulü de son ayetleridir. Bilenler için bunlarda büyük faziletler vardır.

DUANIN ÖNÜNDE VE ARKASINDA SALÂVAT ÇEKMEK

Ayet’elKürsi de Bakara Suresi’nin içindedir. Namazların arkasından önce salâvat çekiyoruz. Namazın ardından salâvat çekmemizin sebebi nedir hocam? Çünkü Allah’a dua edeceğiz. Efendimiz, “Önünde, arkasında salâvat getirilmeyen dua kanatsız kuşa benzer” hadis-i şerifi ile bizi uyarıyor. Duanın önünde, arkasında salâvat getirirsen dua kanatlı kuş gibi hedefine uçar. Bu nedenle önce salâvat çekiyoruz. Ardından da, “Subhanallahivelhamdulillahi ve la ilahe illellahuvallahuekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahilaliyyil azim” diyoruz. Bu kelime Allah’ın en sevdiği kelimelerden birisidir. Efendimiz, “İhlâs ile kalpten söyleyen kimse için cennette bir ağaç dikilir” buyuruyor. Arkasından da Ayet’elKürsi okuyoruz. Bunun nedenini ise Efendimiz; “Ayet’elKürsi’yi içten, samimi duygularla Allah’tan ecrini bekleyerek okuyan kimsenin evi o gece yanmaz, yıkılmaz. Şeytan o evden kovulur. Güzel okursa o mahalleden, daha güzel okursa o memleketten kovulur” buyuruyor. Elhamdülillah aziz milletimiz bu âdeti yerine getiriyor. Ardından da 33 defa Subhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allah-u Ekber diyerek her namazın arkasından tesbihat çekiyoruz. Her namazın arkasından çekilen tesbihat ile Efendimiz, “Deniz köpüğü kadar da olsa günahları silinir” buyuruyor. Bunlar Buhari-Müslim hadisidir. Sabah ve akşam namazlarının ardından ‘Hüvallahüllezi’yi okuyoruz. Hepsi ayetlere, hadislere dayanır. Güzel adetlerdir bunlar ve devam etmek gerekir. Efendimiz, “Allah CelleCelallühü o memlekete rahmet, bereket yağdırır. Kötülükleri de defeder” buyuruyor. Bunu da görüyoruz. İslam âlemine bir bakın. Bu dediklerimi yapan yalnız Türkiye. Diğer İslam ülkelerinde tespih çekilmiyor. Bunlar okunmuyor. Biz elbette bunlara kötü demeyiz. Ama rahmetini bereketini kaçırıyorlar. İşte bakın hallerine ne kadar karışıklıklar, ne kadar kötü hadiseler var. Ama bu aziz milletle dünya uğraşıyor. Ama Cenab-ı Hak elimizden tutup kaldırıyor. Çünkü bu aziz millet Peygamberin sünnetlerine gönülden bağlıdır. Peygamberi seveni de Allah aziz eder, sahabeleri aziz ettiği gibi. Allah bizi davasından ayırmasın, Resulünün izinden ayırmasın. Âmin.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

04

Esma - Elinize, ağzınıza sağlık hocam. Allah bu milleti şaşırtmasın.

Yanıtla . 1Beğen 15 Şubat 20:23
03

Doğrudan - öncelikle hocama saygılarımı sunarım.bahsettiği hafızlar her halde 40-50 sene öncekiler olsa gerek.özellikle son 15 yılda hafızlar maaşallah iktidarın sancağını taşıyor.(istisnalar hariç) .

Yanıtla . 0Beğen 15 Şubat 18:15
02

Abdurrahman Serdar - Hafız-ı Kur'an olan kimselere hürmet etmek Müslümanın elbette vazifesidir. Fakat, hafızlar da, Kur'an ne diyor ? Manasını da anlar olmalı, islamı YAŞAMALI, ahlakını Üzerinde göstermeli. Hele bir de fıkhına Yönelirse, aliyyül ala olur.

Fakat Kur'an yarışmalarına katılan bazı hafızların, daha hıfzettiği kelimeleri (in manasını) ayırd etmesini bile bilmediği ve yarışmalarda sık sık ikaz aldığına şahit oluyoruz.

Hafız olacak kişiler basit de olsa asgari bir Sanat-MESLEK sahibi edindirilmelidir ki, uğruna Kurban olduğumuz O Kur'an'ın ayetlerini geçim sıkıntısı uğruna UCUZA SATMASIN. Bir de KANAAT sahibi olmak öğretilmelidir.

FIKIH adına ahkam kesmeğe cür'et edenler ise, Arabcayı, kendi LİSANINI mükemmel bir şekilde bellemeli ve Hadis-i Şerif ve Kur'an hafızı sıfatlarını mümkün mertebe İHRAZ etmelidir ki, yanılmasın ve etrafındakileri de yanıltmasın. Keskin bir zekaya, fetanete, temyiz ve mantık gücüne sahib olmıyan kimseler ise, İSLAM FIKHTnın alimi olmıya yeltenmemelidir.

Bugün uygulanan BATI kaynaklı Hukukta da ADALET bir nebze olsa sağlanamıyorsa EHİL HUKUKCULARA (hakim ve avukatlar) a sahip olunamayışının büyük payı mevcuttur. İstisnalar dışında puan alamıyan öğrenccilerin sığındığı limanlardan biri de Hukuk Fakülteleri olmaktadır.,

Yanıtla . 0Beğen 15 Şubat 16:32
01

Kafkas Kartalı - hocam eline diline sağlık inanın yazdıklarınızı okudukça içimiz açılıyorALLAH SİZDEN RAZIOLSUN söylediklerinizi aynen uygulayacağım.

Yanıtla . 1Beğen 15 Şubat 12:15

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?