Gizle

İbadethane mi Mescid mi?

Cami ve mescitlerimiz bu ülkenin tapusu ve İslam’ın sembollerdirler. Minarelerinden günde beş kere göklere yükselen tekbirler ve kelime-i şehadetler bu milletin Tevhid ehli bir toplum olduğunu dost, düşman herkese haykırırlar. Bunun için İstiklal şairi: “Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli” diye dua etmiştir.

Allah Resulü’nün hicreti esnasında çok kısa bir süre kaldığı “Kuba” köyünde hemen bir mescid açması ve Medine’ye vardığında ilk iş olarak Mescid-i Nebevi’yi inşa etmeye başlaması mescidlerin Müslüman toplum için ne kadar vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Bunun için de ecdadımız fethettikleri her bölgeyi mescitlerle donatmışladır. Anadolu insanımız da Avrupa’ya, o gavur memleketlerine rızık temini için gitmiş mustazaflar olmalarına rağmen bulundukları her yerde lokmasından kısarak “Mescid” açmışlardır. Allah onlardan razı olsun.

Kur’an-ı Kerim’de bir çok ayet-i kerimede “mescid” ifadesi bizzat geçer. İşte onlardan birkaçı:

“ De ki: «Rabbim adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi doğru tutun ve O’na dininizde samimi olarak ibadet edin! ” (A’raf, 29)

“Ey Ademoğulları! Her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin.” (A’raf, 31)

“Allah’ın mescidlerini sadece, Allah’a ve ahiret gününe inanan, namaz kılan, zekât veren ve ancak Allah’tan korkan kimseler onarır. İşte onlar doğru yolda bulunanlardan olabilirler.” (Tevbe, 18)

“Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha lâyıktır.” (Tevbe, 108)

“Kulu Muhammed’i geceleyin, Mescid-i Haram’dan kendisine bazı ayetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O’dur.” (İsra, 108)

Temiz olan her yerde namaz kılmak mümkündür ama Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde geçtiği şekliyle “Mescid” ifadesi Müslümanların topluca namaz kıldıkları yerin özel adıdır. Yani buraların bu isimle “Mescid” veya ondan bedel büyük mescidler için kullanılan ”cami” ismiyle isimlendirilmeleri zorunludur. Bu böyledir ama son zamanlarda özellikle otogar ve AVM türü yerlerde mescid ifadesinin kaldırıldığını ve bunun yerine “ibadet yeri” veya “dua yeri” ifadelerinin kullanıldığını üzülerek görmekteyiz. Örneğin Bursa şehirlerarası otogarında olduğu gibi!

Bu mekânlarda niçin “mescid” ya da “cami” ifadesinin kullanılmadığını doğrusu merak ettim. Maalesef kanunda yer alan “cami” ibaresi, 15/7/2003 tarihli ve 4928 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, “ibadet yeri” olarak sessiz sedasız değiştirilmiş.

Bu değişiklik niçin? Bu ülkede azınlıkların %1 bile olmadığı, Müslümanlardan başka hiçbir kimsenin bu mekânlarda ibadet etmek için bir yer talebinde bulunmadığı bir gerçekken İslami terimleri kullanmaktan kaçınmak niye? Kim kime yaranmaya ve şirin görünmeye çalışıyor? Ezanı yuhalayan içimizdeki din düşmanlarına mı, yoksa geçmişteki haçlı zihniyetinden zerre kadar bir şey kaybetmemiş olan ve bugün her cephede bize karşı aleni bir şekilde savaşan soysuz batılılara mı?

Kapısına “ibadethane” yada “dua yeri” yazılan bu mekânlar; hahamlar, papazlar, Budist rahipler veya her hangi bir başka uydurma din mensubu olanlar da Müslümanlarla aynı yerde gelip ibadet edebilirler anlayışıyla ayrılmışsa biz bunda yokuz. Zaten onlar da fiilen yok. Bu mantık yani İslamiyet’i diğer muharref dinlerle aynı görme anlayışı diyalogcuların mantığıdır ve onların da ülkemizin başına nasıl çoraplar ördükleri ortadadır. Lütfen bu dinin kimyasıyla oynanmasın. Müslümanların namaz kılmaları için ayrılan mekânlarının adı ivedilikle “mescid” ifadeleriyle değiştirilsin.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Fazıl Demirkol - Sayın yazarın görüşüne tam anlamıyla katılıyorum.Gösterdikleri hassasiyet için,Allah (c.c.) razı olsun.

Yanıtla . 0Beğen 14 Şubat 17:40

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?