ABD’nin derdi petrol, insan hayatı değil

Suriye’deki gelişmeleri geçmişi ile birlikte değerlendirdiğimizde oynanan oyun bütün çıplaklığı ile görülebiliyor. Hatırlanacağı gibi 7 yıl evvel Suriye’de iç karışıklıklar başladığı/başlatıldığı günlerde hedefin bu ülkede kısa sürede bir yönetim değişikliği olduğu ilan edilmiş, buna da ne gariptir ki, Türkiye gibi pek çok ülke inanmış/inandırılmıştı. Aradan geçen 7 yıla rağmen Suriye’de bir rejim ve yönetim değişikliği olmadığı gibi milyonlarca sivil hayatını kaybetti, milyonlarcası da ülkelerini terk ederek komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldılar. Pek çoğu da Avrupa ülkelerine gidebilmek için bindikleri bot ve sandallarla açıldıkları Akdeniz’in serin sularında hayatlarını kaybettiler. Özetle Suriye’de insan hakları ve özgürlüğün esas alındığı bir yönetim oluşturmak iddiaları bir kenara atılarak adeta ABD başta olmak üzere Haçlı-Siyonist ittifakı uygulanmakta olan Müslüman soykırımını ya sadistçe seyrettiler ya da fiilen destek verdiler. Netice itibariyle bugün açıkça görülüyor ki, ABD ve müttefikleri ile Rusya’yı bu ülke halkının insanca bir yaşama kavuşması hiç ilgilendirmedi, ilgilendirmiyor. Onların tek hedefi Suriye’de petrol bölgelerini ele geçirmek, var olan üslerini artırmak ve genişletmek suretiyle bölgedeki gelişmeleri belirleyici konumlarını pekiştirerek devam ettirmek.

Bu tespiti yaptıktan sonra özellikle Haçlı ittifakının Suriye’de dökülen kanın artarak devamı korusunda birbirlerine destek veriyor oluşlarını da unutmamak gerekiyor. Bilindiği gibi Suriye’de en çok kan döken Esad yönetimi oldu. Hâlâ da bu kan dökücülüğünü devam ettiriyor. Buna karşılık ne ABD ve müttefikleri ne de Rusya bir yaptırım uygulamıyor. Ya doğrudan destek veriyorlar ya da sessiz kalarak Esad’ın cinayetlerine onay vermiş oluyorlar. Aylardan beri rejim güçleri Doğu Guta’yı bombalıyor, her gün yüzlerce sivil hayatını kaybediyor. ABD ve Rusya isteselerdi Esad’ı şimdiye kadar yüzlerce defa etkisiz hale getiremez, işlediği cinayetleri engelleyemezler miydi? Engellememeyi tercih ettiler/ediyorlar. Yani, Esad yönetiminin sivillere yönelik saldırı ve katliamlarından zevk alıyor olacaklar ki seyirci kalmayı tercih ediyorlar.

Buna karılık Suriye rejimi sivillere değil de bazı terör örgütlerine yönelik harekete geçerse hemen başta ABD olmak üzere sömürgeci güçler harekete geçiyor, teröristleri Esad yönetimine karşı koruma altına alıyorlar. Diyebiliriz ki, Suriye’de Haçlı-Siyonist ittifakını sivil halkın durumu hiç ilgilendirmiyor. Onların tüm bağı ve sorumluluğu teröristlerle ve onlara karşı. Bu hususu gözler önüne sermek için önceki gün yaşanan ve dün medyaya haber olarak yansıyan iki haberden kısa alıntı yapmakla yetinmek istiyorum.

İlk haber, “Rejim, Doğu Guta’yı yine bombaladı, 75 sivil öldü” başlığı altında verildi. İkinci haber ise, “ABD teröristlere yine kalkan oldu. Suriye’nin petrol zengini Deyr ez Zor bölgesinde Şam rejiminin desteklediği grup, ABD’nin kontrolündeki PYD/PKK üssüne saldırdı. ABD’den, ‘Hava operasyonu ile saldırı püskürtüldü’ açıklaması geldi” şeklindeydi. Yani milyonlarca sivilin öldürülmesinde hiçbir sakınca görmeyen ABD, yandaşları teröristlere yönelik bir saldırıya anında karşılık veriyor. Sözün kısası terörist sevici ABD ile yola çıkanların hayal kırıklığı yaşamalarına şaşmamak gerekiyor. Bugün hayal kırıklığı yaşamak istemeyenlerin 7 yıl önce ABD’nin kendilerine söylediklerine inanmamaları gerekiyordu.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?