Gizle

Terör Batı’nın bir ideolojisidir

Batı ruhu peş peşe ideolojiler üretiyor. Bunların kimi kiliseye karşı kendi insanını tatmin içindir. Çünkü kilise ile gerçekler örtüşmüyor. Çünkü kilisenin değişkenliği ve sürekli farklı tutumlara bürünmesi, güvenirliğini yitirmesine neden. Ahlâkî sorunlar konusunda bile direnemeyen bir kilise var. Üstelik kendisi de böylesi bir bataklığın içinde. İnsan olma fıtratına aykırılık hiçbir yerde tutunamaz.

Batı, izmler üretiyor. En yumuşağından en sertine kadar tümünü denedi. İslâm karşısında sürekli yenik durumda. Teknolojik üstünlükler, ekonomik güçlerin hiç biri düşünceyi tanımlamıyor. İnsanî olan ve insanı ilgilendiren metafiziksizlik Batı’nın başlıca sorunu. İslâm’ın bir tek kitabı var Kur’an. Özü ve ruhuyla dipdiri. İnsanlık için süreklilik sağlayan biricik yol ve istikamet ve hakikat ruhu. Bu, Batı’yı öteden beri tedirgin ediyor.

Müslümanları ve İslâm’ı olumsuzlayacak her davranış ve girişim Batı’dan kaynaklı. Batı mafya ruhludur. Bütün terör örgütleri onların tetikçileri ve taşeronlarıdır.

Müslümanların başına belâ edilen hemen bütün terör örgütleri bu kapsamdadır. Terörizm, Batı’nın silâhlı ve kanlı yüzüdür.

Terörizm, Batı’nın emperyal oryantalizmidir. Terörizm, Batı’nın güce dayalı ürkütücü ve sindirici yanıdır.

Terörizm, Batı’nın kanlı mezhebidir.

Terörizm, Batı’nın Haçlı kılıcıdır.

Terörizm, Batı’nın inançta ve metafizikteki yenik ruhudur.

Müslümanların başına belâ edilen bütün terör örgütleri onların birer kolu ve tetikçisidir. Bu, hiçbir zaman bitmeyecek. Ve sürekli beslenecekler.

Türkiye özelinden baktığımızdan beri İttihat ve Terakki ile başlayan süreçte halkına karşı kullanıldı. Devlet gücüyle millet bastırıldı. Yetmişli yıllarda sağ ve sol çatışmaları ve terörizm aynı güçten beslendi. Binlerce genç beyin öldü. Enerjileri tüketildi. 1980’den beri PKK, PYD, DHKP-C veya diğerleri benzer durumda. Buna koşut El-Kaide, Boko Haram, DEAŞ ya da Daiş veya diğerleri. Bu örgütlerin kanlı eylemleri bu halklara hiçbir yarar sağlamadığı gibi sürekli Müslümanların kanlarının ve enerjilerinin tükenmesine neden.

El-Kaide diye bir örgüt bir zamanlar bölgemizi kasıp kavurdu. İşi bitti. Mafya örgütlerinde olduğu gibi bu tetikçilerin işi bitince yerine yenileri oluşturuldu. DEAŞ da bunlardan biri. Artık onun da miadı doldu gibi. Bundan sonra bir mafya örgütü olan Batı emperyalizmini bir yenisini mutlaka oluşturacak. Kaçınılmaz bir durumdur bu.

Devlet yönetimlerindeki uygulamalar bunlardan hiç de farklı değil. İslâm coğrafyasındaki uygulamalar birbirinin benzeridir. Müslümanların yaşamakta olduğu bölgelerde değişmeyen bir kuraldır bu. En somut örneği Mısır ve diğerleri. Yemen’de yaşanan insanlık dramı.

Terör örgütlerinin hiçbirinin dini yoktur. Çünkü silâh insanı öldüren ve tüketen bir nesne.

Emperyalizmin tek derdi var, kazanmak. Çök yönlü. Bir yandan bir sektör olarak silâh tüketimi sağlanıyor ve büyük çıkar alanı. Bir yandan da kendisine hasım ve düşman bildiklerini bu yolla ortadan kaldırıyor. Her halükarda kazanan emperyalizm oluyor. Yani mafya ruhlu Batı kazanıyor. Emperyalizmin dini paradır, sömürüdür. Terör örgütlerinin tamam onların tetikçileridir. Bir süre kullanılırlar, işleri bitince ya itlaf edilirler ya da devre dışı bırakılırlar. Türkiye’de 70 ila 80’li yılların örgütlerinin yerinde yeller esiyor.

Terör en çok da İslâm coğrafyasında etkili. İslâm coğrafyası ise kan gölü.

İradesi ve gücü olmayan ülke yöneticileri ise bu karanlık oyunun birer parçası konuma düşüyorlar.

Milletine düşman kesilen bu örgüt ve yöneticilerin birbirlerinden farkları yoktur.

İslâm insanı koruyan kollayan bir din, bir kültür. Ne yazık ki Müslüman görünümlü bütün örgütlerin zararı İslâm’a ve Müslümanlara. Yöneticilerin uygulamaları ise onlardan farksız.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?