Bu kadar ısrarcı olursanız!

Bizimkiler Avrupa Birliği’ne bir an önce katılma konusunda bu kadar hevesli ve ısrarlı olunca adamlar kendilerini daha bir naza çekiyor ve Türkiye’yi aralarında görmek istemediklerini dile getiriyorlar.

Son olarak Belçika Başbakanı Charles Michel Moskova Ekonomi Yüksek Okulu’ndaki “Avrupa’nın geleceği” konferansında yaptığı konuşmada, “Türkiye AB üyesi olmamalı” dedikten sonra, “Ancak stratejik ortaklık geliştirilebilir” demiş. Belçika Başbakanı’nın bu sözleri üzerine bizimkiler “hop oturup hop kalkarak” açıklamayı “skandal” olarak tanımladılar. Açıklama gerçekten de skandal! Türkiye ne böyle refüze edilecek bir ülke ne de Avrupa Birliği kapısında bekletilecek bir ülke. Ama üzülerek ifade edelim ki bu duruma düşürülüyor olmamız da en büyük sorumluluk yine bizlerin üzerinde.

Avrupa Birliği sanki çok matah bir birlikmiş gibi aralarına katılmakta bu kadar hevesli ve ısrarcı olmamız adamların kendilerini naza çekmelerine yol açıyor. Siz “üye olamazsınız”, olsa olsa “stratejik ortak” olursunuz diye hava basmaları da bu yüzden. Hele bu aşırı hevesli ve ısrarcı politikadan vazgeçilsin.

“Ne haliniz varsa görün” denilip AB kapısı yüzlerine bir vurulsun siz o zaman görün onlardaki telaşı! Şimdi, “Nasıl olsa kapımızda bekleşip duruyorlar, başka bir adım atamazlar” diye kendilerinde keramet arıyorlar. Kapı yüzlerine vurulup İslam ülkelerine doğru yelken açıldığı zaman bugünün “mağrur ve kibir abidesi” halindeki AB üyesi ülkesi yöneticilerin yerini süklüm püklüm yöneticilerin alacağından hiç şüpheniz olmasın.

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin bu nadan tavrının arkasında hep bizim aşırı hevesli ve ısrarcı görünmemiz yatıyor.

Yani onlara bu gücü farkında olmadan biz veriyoruz. Sonra da onlar ileri geri konuşunca üzülüyoruz. Hele bu gücü bir vermeyelim, hele bir ne haliniz varsa görün diyelim. Bakalım o zaman bu mağrur edadan eser kalır mı?

Evet, AB üyesi ülke yöneticilerini şımartan ve kendilerini olduklarından daha güçlü ve büyük olarak görmelerine sebep olan bizim bu konudaki zaafımız!

Avrupa Birliği değerlerini kendi değerlerimizin önüne geçirip onlara sarılırsak her şey güllük gülistanlık olacak sanılıyor. Her geçen gün biraz daha çöken ve her geçen gün biraz daha dağılmaya yüz tutan Avrupa Birliği’ne yapılabilecek en güzel hareket onlara dirsek çevirmekten başka bir şey değil ki!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?