Vekillere Takrir-i Sükûn!

Meclis, Salı günleri çok hareketli olur. İktidarın pek tanınmayan bir vekiline sordum. Kulislerde, partide ne var ne yok? Siyaset nasıl gidiyor?

Cevap manidar: “Biz de Takriri Sükûn Kanunları var!”

***

Huzurun Sağlanması demek, Takrir-i Sükûn! 3 Mart 1925’te TBMM’de Başbakan İnönü tarafından çıkarıldı. Hükümete olağanüstü yetkiler verdi. Sonrasında İstiklal Mahkemeleri kuruldu.

ALAMETLER ÇOĞALDI!

Geçin siz PiVayDi’yi (PYD), VayPiCi’yi (YPG). PKK’yı. Hatta FETÖ’yü! Türkiye, taşeronlar üzerinden aslında derin Amerika, Arz-ı Mev’ud’a savaşıyor.

Devlet, siyaset, partiler, medya ve millet de Afrin operasyonunda yekvücut. İnşallah bu savaşta kazanan Türkiye olacaktır.

***

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bir yandan Afrin üzerinden Amerika’ya “vururken”; öte yanda il il mitingler, kongreler yapıyor. Meydanlarda gençler, “Biz de Afrin’e gidelim!” diye slogan atıyor.

Bu durum; Ankara kulislerinin nabzını tutanlarca erken seçimin çoğalan alametlerinden sayılıyor. Hatırlayın. Taşerona kadro. Cam filmi yasağı iptali, ÖTV indirimi, kamuya yüz 20 bin personel alımı ise ilk beliren alametlerdendi.

Türkiye’nin Kudüs tavrı… BM’de ABD’yi yalnızlığa itmesi… Vize’de geri adım ve Afrin başarısı… Bir iktidar için bütün bunlar seçimlerde biçilmiş kaftan olmaz mı?

***

Haydi bir tanesini de biz ekleyelim. Bu sene 15 Temmuz. Pazar’a geliyor. Önceki iki yılda 15 Temmuz ve sonrasına yayılırdı kutlamalar. Bu yıl ise hükümet, bir hafta öncesinden kutlamaları planlamış. Hazırlıklar ona göre yapılmış. MHP/AK Parti İttifakı da tamam. Bakalım, bunca alamet, tahmin ve spekülasyon 15 Temmuz’da seçimi getirecek mi?

İŞTE GERÇEK TÜRKİYE!

Borsa 120 bini gördü. Tarihinin rekorunu kırdı. Ancak bakanların genelde yaşadıkları manzara böyle söylemiyor!

Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, hafta sonu memleketindeydi. Bakanlığına bağlı TKDK’nın tanıtım toplantısını bitirip aracına yöneldi. Bakan çok seviliyor tabi. Tam bir saatte aracına gidebildi.

***

Genci, yaşlısı, kadını, erkeği, engellisi… En az 500 kişi ile tokalaştı, görüştü. Bunların istisnasız 300’ü iş istedi. Ne ki, şanlı medyamız tabandaki bu insanların çaresizliğine tercüman olamıyor artık, o başka!

DEĞİŞEN DÖNÜŞEN MHP

Son zamanlardaki politikaları ile Türkiye’nin en çok tartışılan, eleştirilen partisi MHP ne yapmaya çalışıyor? Çok tartışıldı, daha da tartışılacaktır. O halde bir mercek tutalım mı?

***

Merhum Alparslan Türkeş döneminde Milliyetçi Hareket Partisi gündelik siyaset yapmadı. Örneğin ekmeğe, benzine zammı hiçbir zaman eleştirmedi. Ya ne yaptı? “Ülkenin bekası, kırmızıçizgileri” söz konusu olduğunda Türkeş, en ağır tonla tepkisini ortaya koymasıyla bilindi. Asla iktidara oynamadı. İktidarı yöneten olmak istedi. Bakanlıkları değil, müsteşarlıkları aldı. Bazen de, “Kendileri hapiste, fikirleri iktidarda!” oldu.

***

1990’ların başına gelince MHP içerisinde, İslamcılarla sayıca az da olsa Kemalistler ayrıştı. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun BBP’si, MHP’nin İslamcı kanadıyla ortaya çıktı.

***

1997’de, hareketin başbuğu, kurucu lideri Türkeş’ten sonra, Dr. Devlet Bahçeli’nin genel başkanlığında MHP’de bir değişim başladı. Bu değişimle birlikte MHP iktidar oluyor, yıllarca kavga verdiği insanlarla ortaklık kuruyordu.

MHP’de Türk-İslam sentezinin yanı sıra, Kemalist CHP zihniyeti de öne çıkıyordu. Sosyalizmi içine sindiremeyen Kemalistler, “Ülkücü” olarak MHP’ye yön vermek istiyordu.

***

2010’lardan sonra ise MHP içerisinde halen süren Türk-İslamcı kanat ile etnik Kemalistler arasında bir ayrışma başladı. Bu ayrışma, yeni bir bölünmeye meydan vermeden sıkıntılı uzuvların kesilip atılmasıyla sonuçlandı.

***

MHP, şimdi rahmetli Türkeş dönemindeki yapısına geri dönüyor. Salt bir siyasi parti olmak yerine yeniden “dava partisi” olmaya yöneliyor. Devlet Bahçeli de gündelik siyaset gütmüyor. “Ülkenin bekasını ilgilendiren konularda” devletle birlikte hareket ediyor.

***

Kimilerine göre bu bir “bitiş”. Kimilerine göre ise ittifakla aslında 2019 ve sonrasını da garantiye alıyor. Herkes koalisyon ortağı olmasını beklerken, MHP iktidara oynamıyor. Keskin ve net kararlar alıyor. Sizce bugün, baraj civarındaki sayısal gücüne rağmen iktidara kim yön veriyor?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ahmet Yavuz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Emre - Iyi parti var artik mhp bitti niye gormuyosunuz ortakliga giden parti Baraj korkusundan gider niye tek girmiyor secime.

Yanıtla . 0Beğen 30 Ocak 11:05

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?