Gizle

İçimizdeki hitler canavarına dur diyelim

Irkçılık, insanlık tarihi boyunca gündemde olan ve de hiç düşmeyen patolojik bir zihni durumun toplumsal yansımasıdır. Allah (C.C.) yüce kitabımız Kur’an’da insanlığın varoluş sahnesinin bir bölümünü anlatırken orada İblis’in nasıl bir ruh ve davranış hali içerisinde olduğunu da gözler önüne sermiştir. Nitekim birçok müfessire göre ilk olarak İblis’in Hz. Âdem’e secde etmeyerek sergilediği ırkçılık düşüncesi tarihsel süreç içerisinde faşizm, asabiyet, kavmiyetçilik, holiganizm, mikro milliyetçilik vb. değişik isimler alarak ve değişik formlara bürünerek günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle küreselleşme ve bilgi çağının ortaya çıkardığı veya yeniden yorumlanmasını sağladığı ırkçılık gerek İslam âleminin gerek devletlerin gerekse de tüm insanlığın toplumsal huzur ve barışını tehdit edecek nitelikte bir olgudur.

İlkel bir kabile fikri içerisinde var olması gerektiğini düşündüğümüz bu fikrin modern dünyada da hâlihazırda gündemde olması ne kadar trajiktir. Kendilerini insanlığın demokrasi ve medeniyet ışığı gören başta ABD ve Avrupa ülkelerindeki kötü örnekleri saymakla bitiremeyiz. Kibirle beslenen kendini dünyanın efendisi zanneden beyaz adamın koyu renkli hemcinsini düşürdüğü aşağılayıcı durumlar halen tazeliğini korumaktadır.

Nazizmin (Alman ırkının üstünlüğünü) lanetinin 2. Dünya Savaşı’nda yüzbinlerce insanın ölümüne neden sonuçları insanlık için ibret alınması gereken önemli bir sahnedir. Siyonizm’in (İsrailoğullarının üstünlüğü) Filistinli Müslüman kardeşlerimiz üzerindeki tahakkümü halen devam etmektedir. Amerika ve Güney Afrika’da yakın zamana kadar var olan otobüslere ve restoranlara, “Siyahlar ve köpekler giremez!” ibarelerinin günümüzde yaşadığımız ırkçı, faşist-milliyetçilik düşüncelerinden farkı olmadığı iyi bilinmelidir.

***

Irkçılık insan aklının geldiği en ilkel seviyedir. Farklı dil ve renklerde yaratılmışlığın üstünlük yarışına dönüştürülmesi insanlığın fıtratına isyanıdır. Peygamberimiz (S.A.V.) Veda Hutbesi’nde, “Ey insanlar! Arap’ın Arap olmayana Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır” buyurarak biz Müslümanlara bu konuda nasıl bir tavır takınmamız gerektiğini açık bir şekilde bildirmiştir.

Hz. Ebu Zer bir tartışma sırasında, Hz. Bilal’e, “Siyah kadının oğlu” diye seslenmiş ve annesinin zenci/siyah tenli oluşunu, sanki onun için bir noksanlık ve ayıpmış gibi ifade etmişti. Bunun üzerine Peygamberimiz ona, “Demek sende hâlâ İslamiyet’ten önceki kötü adetler var” şeklindeki sert uyarısı karşısında yaptığından pişman olmuştur. Bu İslam tarihi vesikası, Müslüman’ın insanlık ahlakı olmalıdır.

***

Yıllarca ülkemizde birçok acının ve dramın yaşanmasına neden olan PKK terör örgütünün Kürtçülük üzerinden siyaset yürüttüğü bilinen bir gerçektir. Bunun çözümü, “Tanrı Türk’ü korusun” hamaseti olamaz. Aynı dinin mensupları olarak Allah’ın kitabında ve Peygamberin sünnetinde birleşmemiz gerektiğini hatırlamak ve hatırlatmak zorundayız. Kimi İslami görüntülü yapıların Türklük söylemini dinin içerisinde bir olgu olarak kabul ettirmesi ve ülkemizi getirdiği çapraşık durum ortadadır. Bir ırktan olmak; Müslümanlığın sanki temel şartıymış gibi, bu ülkenin, bu toprakların yegâne sahibi olmanın temel ölçüsüymüş gibi, cennete girmenin garantisiymiş gibi, yeryüzündeki Müslümanların tek hamisiymiş gibi söylemler bir hastalığa kapılmaktır ırkçılık.

Bu kadar şaşaalı proje dizileri izleyen bir toplumdan da bundan fazlasını beklemek gerçeklerden uzak bir iyimserlik olur. Temenni ederiz ki yara daha fazla derinleşmeden, dış güçlerin içimize dayattığı bu oyuna düşmeden, kendimize gelir, özümüze döner ve bu hastalıktan kurtuluruz. Ortadoğu’daki mezhep ve ırk savaşları emperyalizmin bize dayattığı ve sadece Nil’den Fırat’a kadar olan coğrafyalarda bu savaşların yaşandığı, neticede bu gelişmelerin İsrail’e yaradığı apaçık görülüyor Ne güzel demiş milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy:

Hani milliyetin İslam idi… Kavmiyet ne! Küfr olur, başka değil, kavmini sürmek ileri! Arap’ın Türk’e; Laz’ın Çerkez’e yahut Kürt’e; Acem’in Çinliye rüçhanı/üstünlüğü mü varmış? Nerde! Müslümanlıkta anasır mı olurmuş? Ne gezer! Fikr-i kavmiyeti, tel’in/lanet ediyor Peygamber. En büyük düşmanıdır ruh-i Nebi tefrikanın; adı batsın onu İslam’a sokan kaltabanın/namussuzun!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Cihan - Irkcilik, kavmiyetcilik cok buyuk bela. Bu konu devamli gundemde tutulmali, cunku bu mikrop toplumumuzun tum kesimlerinde, ne yazik ki buna Islami hassasiyeti yuksek kesimler de dahil da dahil, mevcut.

Yanıtla . 0Beğen 26 Ocak 12:14

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?