Gizle

Şehirlerin ruhu

Tarihe damga vurmuş şehirlerin her birisinin, kendisine ait bir ruhu, mimari yapıları, caddeleri sokakları, bir görüşte tanınan ve “işte o şehirdir” diye hatırlanan siluetleri vardır. Çünkü şehirler, tarihsel miraslarıyla ve maziden aldıkları canlılıklarıyla geleceğe yol alan, ruhları olan, içindeki insanların bu canlılıkları yaşattıkları, geliştirdikleri, büyüttükleri mekânlardır. Bir Aztek atasözünde söylendiği gibi, “Biz bu dünyayı atalarımızdan miras almadık, çocuklarımızdan ödünç aldık.” Şehirlerin o mekânlarda yaşayan insanların sırtlarına ve omuzlarına vurduğu sorumlulukları vardır. Bu sorumluluk, içindeki yaşadıkları zamanın şehirlere yansıyan ruhunu, oldukları gibi başka kuşaklara aktarma sorumluluğudur. Eğer insanlar, bu sorumluluğu unuturlarsa, şehirler yaşanacak mekânlar olmaktan çıkar. Şehirlerin yaşanacak mekânlar olmaktan çıkması ise yağma ve talan zihniyetinin oluşmasına, birer rant kapısı ve beton yığıntısı haline gelmesine yol açar.

Bu konuda defalarca yazı yazdık, ama önemine binaen yeniden kaleme alıyoruz… Bildiğiniz gibi, İstanbul’un kendisine has siluetine ve güzelliğine bir hançer gibi sokulan Zeytinburnu’ndaki 16/9 kulelerinin tıraşlanması ve şehrin yeniden kendi hüviyetine kavuşturulması gerektiğini gündeme getirmiştik. Fakat bu konuda ne yerel idare ne de iktidar gerekli adımları atmadı. Konuyla ilgili farklı mecralarda davalar devam ediyordu ve geçtiğimiz günlerde bu davalarda bir sonuca ulaşıldı.

Konuyla ilgili gazetelere yansıyan haber aynen şöyle: “İstanbul’un tarihi siluetini bozduğu için mahkemeden ‘tıraşlansın’ kararı çıkan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da eleştirdiği 16/9 gökdelenleri, 4. İdare Mahkemesi’nin verdiği hükümle yasallaştı. Gerekçe, davaya bakan hâkimlerin FETÖ mensubu olduğu iddiası.

İstanbul’un siluetini etkileyen Zeytinburnu’ndaki 16/9 kuleleri uzun süre Türkiye’nin gündeminden düşmedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Tıraşlayın dedim, yapmadılar, 5 yıldır konuşmuyorum’ diyerek eleştirdiği binanın imar planları ve yapı ruhsatları idari mahkeme tarafından iptal edilmiş, kulelerin siluete etki eden katlarının tıraşlanmasına karar verilmişti. Danıştay’da 2014’te bu kararı onamıştı. Daha sonra Zeytinburnu Belediyesi tarafından tıraşlanma ihalesi açılmış ancak ihaleye kimse girmediği için yıkım gerçekleşmemişti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı, 16/9 hakkında tıraşlama kararı veren hâkimler ile bilirkişilerin FETÖ’cü olduklarını ileri sürerek yeniden yargılama talebinde bulundu. İstanbul 4. İdare Mahkemesi 3 Ocak 2018 tarihli kararında İBB’nin yeniden yargılama talebinin kabulüne, davacının feragati nedeniyle de yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.”

Farklı hukuksal terimler ve ibarelerle kafanızın karışmasını elbette istemeyiz… Ama ortaya çıkan tablo aynen bu.

Sözün özü, İstanbul’un siluetine bir hançer gibi saplanan bu kulelerin aynen kalmasıyla ilgili bir karar alınmış.

Bundan sonrası için yeni bir yargılama süreci olur mu olmaz mı onu da bilmiyoruz!

Bu konuyla ilgili olarak en çok Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir adım atmasını bekliyorduk. Çünkü olay onun başbakanlığı döneminde vuku bulmuş ve İstanbul şehrinin ruhuna Fatiha okunacak bir durum meydana gelmişti.

Sorumluyuz, elbette biz de sorumluyuz… Şehri bir rant kapısı olarak gören ve talan eden zihniyete yol verdiğimiz, oy verdiğimiz ve iş başına getirdiğimiz için biz de sorumluyuz.

Öyle değil mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?