Akrabasıyla ilişkisini kesen cennete giremez

Şuurlu Müslüman aileler, Efendimiz’in (s.a.s) “Akrabalık bağını koparıp, akrabasıyla ilişkisini kesen cennete giremez.” (Buhari) uyarısı gereği, akrabalık bağının cennete giden yolda en büyük barajlardan biri olduğunu bilirler ve akrabalarıyla ilişkilerini buna göre düzenlerler. Onların namazlarına, oruçlarına, tesettürlerine bakan Allah’ın, kaynana ve kayınbabalarıyla, gelinleri ve damatlarıyla, anne-babaları ve akrabalarıyla ilişkilerine de bakacağını unutmazlar. Onlara namazı ve orucu emreden Allah’ın akrabayla güzel geçinmeyi de emrettiğini bilirler.

Şuurlu Müslüman aileler, Efendimiz’in (s.a.s) “İçlerinde akrabalık bağını koparan birinin bulunduğu bir topluluğa rahmet inmez” (Buhari, Edebü’l-Müfred) uyarısı gereği, evlerinin, yuvalarının Allah’ın rahmetinden mahrum kalmaması için aile fertleri içerisinde akrabasıyla küs olanlar varsa derhal onları barıştırmak için gayret ederler. Akrabayla küslüğün Allah’ın rahmetinden uzak olmayla aynı şey olduğunu bilirler.

Şuurlu Müslüman aileler, Efendimiz’in (s.a.s) en yakın sahabelerinden Abdullah b. Mesud’un (r.a) bir sabah namazı sonrasında dua ve zikir için toplanmış insanlarla beraberken “İçinizde akrabalık bağlarını koparmış birisi varsa kalksın ve buradan ayrılsın. Çünkü biz Allah’a dua etmek istiyoruz. Semanın kapıları ise akrabalık bağlarını koparanlara kapalıdır.” (Beyhaki) şeklindeki insanı dehşete düşüren uyarısı gereği, akrabayla ilişkilerin dualarına kadar bile etki edeceğini bilir ve ona göre hareket ederler.

Şuurlu Müslüman aileler, Efendimiz’in (s.a.s) en yakın dostlarından Ebu Hureyre’nin (r.a) bir Cuma akşamı ibadet için toplanmış insanlarla beraberken, üç kez üst üste ısrarla “İçinizde akrabalık bağını koparan birisi varsa buradan ayrılsın, çünkü ben Efendimizden (s.a.s) işittim, her Cuma akşamı ameller Allah’a arz edilir. Akrabasıyla bağlarını koparmış olanların amelleri kabul edilmez.” (Buhari, Edebü’l-Müfred) şeklindeki uyarısı gereği akrabayla ilişkilerin amellerimize dahi etki edeceğinin farkındadırlar.

Şuurlu Müslüman aileler, Efendimiz’in (s.a.s) “Ahirette cezasını ayrıca vermekle beraber, dünyada Allah’ın çabucak cezalandırmasını en fazla hak eden günahlar, zulüm ve akrabasını ihmal etmektir” (Tirmizi) uyarısı gereği, akrabayı ihmal etmenin, onunla bütün ilişkileri kesmenin ahirette başlarına büyük belalar açacağını bildikleri gibi, daha dünyadayken de bu ihmalin ciddi sonuçlar doğurabileceğinden korkarlar ve ona göre hareket ederler.

Şuurlu Müslüman aileler, Efendimiz’in (s.a.s) “Asıl iyilik seninle ilişkisini kesmiş akrabaya yapılan iyiliktir” (Buhari) hadisi gereği kendileriyle bağlarını koparmış akrabalarına karşı da iyilikte bulunmaya gayret ederler. Bir adam “Ya Rasulallah! Benim akrabalarım var. Ben kendilerini ziyaret ediyorum, onlar bana gelip gitmiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar. Ben onlara anlayışlı davranıyorum, onlarsa bana kaba davranıyorlar” dedi. Efendimiz (s.a.s) “Eğer dediğin gibi isen, onlara sıcak kül yutturmuş oluyorsun. Sen böyle davrandıkça, Allah’ın yardımı seninledir.” (Müslim) hadisi gereği, akrabalarından sürekli kötülük görseler dahi onlarla bağlarını koparmazlar.

Ancak akrabaları yoğun bir şuursuzluk virüsü, ciddi, bulaşıcı ve tedavi edilmesi güç bir ahlaksızlık mikrobu taşıyorlarsa bu hastalıkların kendi ailelerine, eşlerine ve çocuklarına da bulaşmaması için onlarla ilişkilerine de muhakkak bir düzenleme getirirler. Bağları tamamen koparmadan “Akrabalarınıza bir selamla dahi olsa iyilik ediniz” hadisi gereği hiç olmazsa selam alıp verecek düzeyde ilişkilerini devam ettirirler.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülaziz Kıranşal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?