Komutanlarımızın İşi Zor

Günümüzün savaşları, tarihteki savaşlardan çok farklı. Eskiden dünya havadan gözetlenmiyordu. Haberleşme vasıtası bu kadar gelişmemişti. Sosyal medya yoktu. Akıllı telefon yoktu. Şimdi en ufak hareket ânında bütün dünyanın gözü önüne serilivermekte. Ülkelerin haber almak için “casus” göndermesine gerek yok! Sosyal medya fenomenleri, ya da amatörleri tâkip edilse kâfi!..

Askerî birliklerimiz yola mı çıktı, ânında sosyal medyada resimli olarak paylaşılıyor. Ayrıntılı rapor bile yayınlanıyor. “Şu kadar tank, şu kadar top sevk edildi” diye. “…Buradan bomba yağacak. İşte o mevziler” deniliyor ve konuşlanmış topların olduğu mevziin fotoğrafı yayınlanıyor.

Elin ağzı torba değil ki büzesin. Yüz binlerce “sosyal medya çılgını” ve aklını akıllı telefonların içine koymuş yüz binleri nasıl kontrol edecek, nasıl dizginleyeceksiniz? “Yahu zaten adamlar her bir şeyi biliyor” deyip işi pişkinliğe vuranlara deriz ki: Bilmedikleri olabilir. Sizin bildirmeniz şart mı? Ordumuzun durumuyla ilgili bilgiyi paylaşınca elinize ne geçecek? Bunun ülkemize ne faydası olacak?..

Mevcut tablo karşısında ordumuzun, komutanlarımızın işinin çok zor olduğunu düşünmekteyim. Başımızın üzerinde fır dolanan düzinelerle uydu var. Haberleşme vasıtalarının rahatça dinlenebildiği bir teknoloji var. Böyle bir realite karşısında plan yapmanın, strateji üretmenin güçlüğü ortada. Üstelik ülkemiz ajan kaynamakta. Yıllar önce Olağanüstü Hal Bölge Valisi merhum Hayri Kozakçıoğlu, “Bölge ajan kaynıyor!” demişti. O tarihten sonra, hele de Körfez Savaşları ve Suriye’deki iç savaştan sonra bu tehlike ve tehdit çok daha arttı.

Ülkemiz uzun zamandan beri adı konulmamış örtülü bir savaş hali yaşıyor. İşi, “Şu, bu terör örgütü değil mi! Niçin olayı büyütüyorsunuz?” diye hafife alanlara bir çift laf edelim: “Arkadaş, yanıldığınız nokta şu: Askerlerimiz ve emniyet teşkilatımız sadece “şu, bu terör örgütü” ile savaşmıyor. O örgütlerin arkasındaki yedi düvel değil, yetmiş iki buçuk düvelle de savaşıyor. Yani yapılan mücâdeleyi “terörle mücadele” deyip geçiştirmemek ve hafife almamak lazım. Bu bir… İkincisi, işin içinde, sözde ve resmiyette “dost” özde ve gerçekte “düşman” olanlar var. Bu dost görünümlü düşmanların yaptıkları ortada. En son 15 Temmuz darbe girişimdeki rolleri meydanda. Üstelik kurt gövdenin içine girmiş durumda… Böyle bir tablo karşısında da yine “kumandanlarımızın ve düşmanla mücadele veren bütün vazifelilerin işi zor” demekten kendimizi alamıyoruz.

Sınırlarımızda, sınır ötemizde ve muhtelif bölgelerde bu vatanı müdafaa etmek için hayatını ortaya koyan askerlerimize, polislerimize ve bütün güvenlik kuvvetlerine müteşekkiriz. Onların verdiği mücadeleye nasıl katkıda bulunabiliriz? Evvela dilimize, gözümüze mukayyet olarak… Her gördüğümüzü, her işittiğimizi sosyal medyada paylaşmak mecburiyetinde değiliz. Herkes düşmanı sevindirecek sözler sarf etmekten, hareketler sergilemekten kaçınmalıdır.

Mevcut tablo gözler önünde. Bu durumda hepimiz kardeş olduğumuzu hatırlamalı ve birbirimize kenetlenmeliyiz. Daha önceleri de dile getirdiğimiz gibi, bu ülke halkına, “Millî müdafaa eğitimi” verilmelidir. Teferruata girmek istemiyorum, ancak, askerlerimizin ve emniyet mensuplarımızın nezareti altında, insanlarımıza mutlaka ülkeyi müdafaa etme eğitimi verilmelidir. Yani cihadın farz-ı ayn olduğu duruma göre hazırlık yapılmalıdır. Ta ki ülkemize göz dikmiş olan gözü çıkasıcalar; hem taşeronları, hem de kendileri tabutlarını veya ceset torbalarını da yanlarında bulundurarak hesap yapsınlar.

Mevcut duruma bakarak, kısaca bu değerlendirmede bulunuyor ve ülke müdafaasında bulunanların işinin zor olduğunu görerek, “Allah yardımcıları olsun” diyoruz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Bilal B. - 'cihadın farz-ı ayn olması' için önce ülkemizde ki kerhaneleri kapatmamız lazım hocam, içki fabrikaları, kumarhaneler, tefeci faiz bankaları açık iken yüce İslam'ın cihad kavramını dile getiren yöneticiler %100 istismar amaçlı dile getirmiş demektir.

Yanıtla . 1Beğen 22 Ocak 17:48

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?