İran’a Dikkat!

Komşumuz İran’da, geçtiğimiz günlerde, bizdeki Gezi olaylarına benzer bir kalkışma yaşandı.

Anlaşılan o ki; İran’da ve diğer Müslüman coğrafyada, bu kaotik ortam artarak devam edecektir. Kaosa sebebiyet verenin her zaman olduğu gibi, gene, ABD olduğunu belirtmeliyiz.

Özellikle, ABD’de D’andrea’nın “İran Masası”na gelmesiyle sürecin fitili ateşlenmişti. Bu atamanın hemen akabinde, İran’da işler iyice karıştı. Bu, Suriye’den sonra, sıranın İran’a geldiği manasına gelebilir. Şimdi, Başkan Trump ve CİA Başkanı Pompeo başta olmak üzere, İran’daki rejimi değiştirmek için, önceden alındığı anlaşılan kararları uygulamak istediler.

Trump, 2017 senesinin Ocak ayında görevi devraldığında; hemen ilk iş olarak, Başkan Obama döneminde, İran’la ABD arasında yapılmış olan anlaşmayı yırtıp atacağını duyurmuştu. İran’daki kaos için, önceden düğmeye basıldığı söylenebilir. Ayrıca, göz önünde bulundurulması gereken bir hakikatte; dünyada hiçbir şey, kendiliğinden, rastgele meydana gelmediği gerçeğidir.

ABD’nin planı hazır; ancak, Müslümanlar bilir ki, her konuda olduğu gibi, Allah’ın da bir planı vardır. Tabii, burada en çok, dikkat edilmesi gereken şey, ilerleyen zamanda, planlanmış olan bir mezhep savaşının devreye sokulması. Bu, birçok ülkeyi içine alacak büyük bir yıkım demektir.

Yeryüzünde, kendi inanç sistemi içerisinde, bir tek hakiki manada, İslâm devleti vardı; şimdi, onu da yok etmeye çalışıyorlar. Son zamanlarda, neden Ehli Sünnet hassasiyeti(!) diriltilmeye çalışıldı, iyi anlamak lazımdır. Bu işte, bazı etkili zevatın kullanıldıklarını da bilmemiz gerekir. Biz, bunları ifade ederken, ehli bidatin tamamen masum olduğunu söylemiyoruz. Ancak, bu kabil meselelerin, aile içi konular olduğunu hatırlatmak isteriz.

İsrail’de, Mossad’ın başındaki zat, bir Sünni blok kurulmasının zaruretinden bahsetmekte; bu blokun başına geçirmeyi düşündükleri ülkenin Türkiye olduğunu açıkladılar. Yani, şimdi, bu Sünnilerin birleşmesine hayır diyen çıkmaz sanırız. Ama bundan İsrail’e ne? Meseleyi böyle düşününce, vakıa insanı çıldırtıyor adeta.

Hedef belli: Bir Şii-Sünni savaşı çıkartmak! Çünkü onların menfaatleri bunu gerektiriyor. Başımıza gelenlerin en azından bir kısmının, dâhili ve harici zevatın basiretsizliğinden kaynaklandığı unutulmamalıdır.

İran’da vuku bulan problemlerin, şimdilik durması, bir daha buna benzer hadiselerin olmayacağı anlamına gelmez. Olanlardan gerekli dersler çıkarılmazsa şayet, yaşananların gelecekte de tekrar edeceğinden korkarız.

Bir kez daha hatırlatmak isteriz: Geçtiğimiz günlerde, İran’da sahneye konulan hadiselere karşı son derece uyanık olunmalıdır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Sadrettin Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?