Güvenlik sorunları

Türkiye’nin öncelikli güvenlik sorunları şunlardır:

1. Sayıları bir milyondan az olmayan GY’lerin durumu

2. Yine sayıları bir milyondan az olmayan GH’ların veya GE’lerin durumu.

3. Pakraduniler.

4. M. Kemal’in kapattırdığı Mason locaları.

5. Ukrayna’daki Maidan’a benzeyecek yeni GEZİ’lere harıl harıl hazırlanan sivil darbeciler. Bir kısım lise gençlerini teşkilatlandırıyorlar.

6. Sahte tarikatlar. (Başlarında icazetli şeyhlerin bulunduğu gerçek tarikatlardan bir zarar gelmez, aksine yarar gelir.)

7. Zahirde dinî görünen bazı sivil toplum kuruluşlarının devlet içinde devlet olarak milyarlarca dolara sahip olmaları.

8. Bazı büyük gazeteler ve tv’ler.

9. Dini imanı para, rant olan çeteler.

10. Çin hesabına çalışanlar.

11. Türkiye’yi, şapka yüzünden vatandaşların asıldığı, Stalin’inkinden fazla din düşmanlığı yapıldığı 1930’ların karanlık günlerine geri götürmeye çalışan faşistler.

12. Para, ün, makam mevki, yükselmek için her alçaklığı yapmaya hazır arivistler, alçak sürüngenler.

13. Din sömürücüsü münafıklar. (İslam’a Allah rızası için ihlasla ve akl-ı selimin ve yüksek kültürün ışığında hizmet edenlerden zarar gelmez.)

14. Geri zekalılığın ve beyinsizliğin yaygın hale gelmesi.

15. Yeterli miktarda ekmeklik buğday üretememiz.

16. Eğitimin seviyesinin son derece düşük olması.

17. Medenî Kanunun aileyi çökertmesi.

18. Ceza Kanunun toplumu çökertmesi.

19. Akla, sağduyuya, İslama aykırı Feminizm ideolojisinin güçlenmesi, Müslüman Feministler…

20. Okullara kadar giren uyuşturucu.

21. Sosyal barışın ve mutabakatın berhava edilmiş, halkın birbirine düşman kamplara ayrılmış olması.

22. Diyanetin Müslüman halkı uyarmak, aydınlatmak, bilgilendirmek, irşad etmek, doğru yola rehberlik etmek vazifelerini ve hizmetlerini yapamaması.

23. Yargının vahim durumu.

24. Türkiye’nin, uluslararası şeffaflık ve temizlik notunun 100 üzerinden 41 olması.

25. Üretime ve ihracata yönelik sanayie yatırılması gereken trilyonlarca dolar sermayenin inşaata, meskene, lükse, israfa gömülmesi.

26. Uluslararası PISA eğitim yarışmasında Türkiyenin liste dibine düşmesi.

27. Sağlık sisteminin ilaç sanayiinin ve tıp endüstrisinin pençesine düşmüş olması.

**

MANEVÎ ALAKALARIMI KESTİKLERİM

Aşağıda sayacağım kimselerle mânevî alakalarımı kesmiş bulunuyorum ve onları desteklemiyorum.

1. Geceleyin teheccüde kalktıklarını söyleyenler.

2. Nafile oruç tuttuklarını söyleyenler.

3. Açıkta, reklam ederek, davul çalarak sadaka verenler.

4. Ramazanda iftar çadırının kapısına ismini yazdıranlar.

5. Devamlı gıybet edenler, etme denilince “Ben gıybet etmiyorum, doğruları söylüyorum” diyenler.

6. İçkili fuhuşlu lüks otellerde konaklayanlar.

7. İçkili lüks restoranlarda statü yemek yiyenler.

8. Sakalları ile gurura ve kibre kapılanlar. (Sakalları yüzünden gurur ve kibre kapılmayanların ellerinden öperim.)

9. Kutsal dini benliğine, ticarete alet edenler.

10. Bilcümle cemaat, tarikat, grup holiganları ve militanları.

11. Ehliyetleri, liyakatleri, yeterli kültürleri, icazetleri olmadığı halde akıllarınca din hizmeti yaptıklarını sanan, aslında kutsalları mıncıklayıp hezimet üretenler.

12. Zavallı sokak köpeklerini merhametsizce, gaddarca, vahşice, cellatça zehirleyip öldürenler.

13. Sahte mücahidler.

Cenab-ı Hak onları, cümle Müslümanları, bütün halkı, bütün insanlığı ıslah buyursun.

**

GERİ ZEKALILIK

BATI dünyasında insanlar daha akıllı, daha zeki mi oluyor; yoksa tam aksine geri zekalı, şaşkın, sersem hale mi geliyor? Bu konuda yazılar okudum, maalesef Batı insanı akılsızlaşıyor, salaklaşıyor, aptallaşıyormuş.

İnsanların uslu akıllı bilge firasetli olması için okullar yeterli değildir. Önemli olan medeniyettir, kültürdür, dünya nizamıdır, varoluş felsefesidir. Batı medeniyeti, yığınları aptallaştırıyor, insanlıktan çıkartıyor; robot, zombi, canlı cenaze, uyurgezer haline getiriyor. İstisnalar olabilir ama onlar kuralı bozmaz.

Büyük İspanyol düşünürü Ortega Y Gasset, Kütlelerin İsyanı adlı kitabında bugünleri görmüştü.

Batılılaşan Türkiye de, aklın gerilemesi konusunda payını almaktadır.

İnsan düşünen mahluktur ama iyi ve uygun eğitim görmezse doğru dürüst düşünemiyor.

Toplumsal akla en büyük zarar ve ziyanı, okutulmaması gerekenlere ite kaka lise ve üniversite tahsili yaptırılması veriyor. Seviye düştükçe düşüyor.

İlköğretimden sonra, sıkı testler ve sınavlar yaparak okuyabileceklerle okuyamayacakları ayırmayan bir toplum ve devlet intihar etmiş olur.

Herkes okusun, eğitim kolaylaşsın, lise bitirme imtihanları ve bakalorya imtihanları kaldırılsın, sınıfta kalma olmasın, herkese diploma verilsin… Bu zihniyet yükseltmez, batırır.

Almanyada da gerileme var ama bizdeki kadar değil. Onlar paraşütle düşüyor, biz paraşütsüz.

Lisansız eğitim ve akıl olmaz. Bir toplum zengin edebî dilini yitirince akılsızlaşır, kültürsüzleşir, geriler.

Alfabe ve lisan devrimi Türkiyenin belini kırmıştır.

Japonlar, bizim gibi yapmış, kendi yazılarını yasaklayıp Latin alfabesini almış, zengin Japoncayı sade arı kuş dili Japoncasına çevirmiş olsaydılar bizim durumumuza düşerlerdi.

Akıl gidince din de gider.

İslam dini akıllı, kültürlü, alim, arif, fazıl Müslümanlarla yükselir, güçlenir; Müslümanların aklı ve kültürü gerileyince İslam darbeler alır.

19.01.2018

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmed Şevket Eygi - Mesaj Gönder



Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?