Ben Yazarım!

Rahmetli dedem benim yazarlığıma kafayı takmıştı. Üniversiteyi bitirmiştim. Öğretmen olabilirdim, ya da o diploma ile başka işler yapabilirdim, ama ben gazeteciliği ve yazarlığı seçmiştim. Dedem ise yazarlığı bir meslek olarak görmüyordu. “Oğlum, yazarlık karın doyurmaz. Hem tehlikeli meslek. Başın derde girer.” Diyordu. Oysa ben aklım yetti yeteli yazar olmayı kafaya koymuştum. Ülkemde çok mühim gelişmeler olmuştu. İnsanlık tarihinin en dikkat çekici hâdiseleri burada cereyan etmişti. Muhteşem tarihimiz ve kültürümüz yağmalanmak, yâd hale getirilmek istenmişti. Şuûrlu bir şekilde tercihimi yapmıştım: Okuyacak, öğrenecek ve yazacaktım. Üniversite için hedefimi de tayin etmiştim. Ana dilim olan Türkçeyi mükemmelen öğrenecektim. Bunun için en iyi okulda okumalıydım. Araştırmıştım, bu işin en iyi okulu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü idi. Üniversite imtihanında tercihimi burası için yaptım ve Rabbim lütfetti, bu bölümü kazandım. Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Prof. Dr. Abdulkadir Karahan, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Sadettin Buluç, Prof. Dr. Ali Alparslan, Prof. Dr. Mehmet Çavuşoğlu, Pof. Dr. Ömer Faruk Akün başta olmak üzere pek çok değerli hocalarımdan ders aldım. Osmanlıcayı önceden öğrenmiştim, ancak fakültede bilgilerimizi pekiştirdik ve geliştirdik. Göktürk ve Uygur Alfabelerini öğrendik. Eski Türk Dili ve Edebiyatı, Yeni Türk Dili ve Edebiyatı, Türkçenin bütün lehçelerini ders olarak gördük.

Yazarlık benim için bir hobi, ikinci, üçüncü derecede bir “uğraş” değil, bir dâvânın temel vasıtası idi. Rabbim rızkımızı da bu meslek üzerine tayin etmişti. Bunu da tahdis-i nimet olarak belirtirim ve mâişetimizin bu meslekten temin edilmesine burun kıvıranlara da iyi gözle bakmam. Şimdiye kadar hiçbir resmî kuruluşta, belediyelerde vazife yapmadım, yazarlıktan başka işten ücret almadım. Yazdığım müesseselerin bütünüyle “yerli” olduğuna ve “helal kazanca” dikkat ettiğine emindim. Bu helal kazancın da her zaman bereketini gördüm.

Kulağımıza çokça geldi. “Şu kadar kitabı var, köşeyi dönmüştür!” diye. Elhamdülillah, Rabbim yüzsuyu döktürmedi. Sevad-ı âzamnisbetinde kazancımız oldu. Kitaplarımı neşreden yayınevlerinden bir kısmı çok kıt imkânlarla çalışmaktaydı. İki yayınevinden 9’şar kitabım çıktı ve tek kuruş telif alamadım. Üstelik bunlardan biri benden karz-ı hasen almıştı, o da gitti. İlk on beş kitabımın yayınlandığı yayınevinden de telif almadım. 12 ciltlik koca ansiklopedi hazırladık, bundan da tek kuruş telif almadım. Bunlara bütün haklarımı helal ettim.

Bu yazarlık uğruna çektiğimiz çileleri söylemiyorum. Helali hoş olsun. İnşeAllah günahlarımıza keffâret olur ve Haşir Meydanında hasenat hanemize yazılır.

Ben yazarım. Ancak “şarkı sözü” veya “reklam” yazarı değilim. Bir gâyem, bir ideâlim var. Fatih ceddim nasıl İ’lâ-yıKelimetullah için gece gündüz uğraşmışsa, ben de aynı gâye uğruna saçımı, sakalımı ağartmışım. Gasbedilmiş değerlerimiz var, onları tekrar geri alıncaya, mevki-i muâllasına koyuncaya kadar cehd edeceğim. Osmanlı Devletinden daha muhteşem bir İslâm devletinin hayal olmadığını bilenlerdenim. İttihad-ı İslâmın gerçekleştiğini ve Kur’ân’ın yeryüzünde hâkim olduğunu, zulmün sona erdiğini, zâlimlerin diz çöktüğünü görmeyi Rabbimden niyaz ediyorum.

Ben yazarım. Bütünüyle yerli, kazancı helal müesseselerde yazarım. Yüzde yüz yerliyim. İşte hayatım, işte gelirim, işte günlük hayatım, işte dostlarım, işte kitaplarım… Elhamdülillah alnımız açık, başımız dik… Böyle şeffaf, yerli ve güzel bir dâvâsı olan bir müessesede bulunmaktan da bahtiyarım.

İnanıyorum, dedemle Berzah Âleminde buluştuğumuzda bana, “İyi ki yazar olmuşsun evladım, Allah senden râzı olsun!” diyecektir.

Evet, dünyanın en zorlu mesleğini seçtiğimi biliyorum. Ama ben çok memnunum. Elhamdülillah, ben yazarım, bu ümmete, bu Cennet vatana kurulan tuzakları Allah’ın izniyle bozarım…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Yusuf Diyin - Allah razı olsun ...

Yanıtla . 1Beğen 19 Ocak 17:54

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?