Gizle

Canilere yaşama hakkı, mazlumlara ölüm!..

“Tek tek öldürdük, bir traktör odunla yaktık.” Bu cümle aynen bir gazete haberinin başlığı. Tahmin edilebileceği gibi bir cinayet haberi ile ilgili. 5 kişilik bir aileyi öldürüp yakanların duruşmasında katillere 5’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmiş. 5 kişilik bir aileyi öldürüp yakanlara 5 değil 10 kerede ağırlaştırılmış müebbet hapis istense hatta verilse bile böylesine bir vahşeti sergileyen caniler yaşamaya devam edecekler ama masum insanlar geri gelmeyecek. Bu yaklaşım bana bu ülkede idam cezasının kaldırılması ile canilerin yaşama hakkına saygı duyduğunu ama masumlara bu hakkın çok görüldüğünü düşündürüyor.

Yine dünkü gazetelerde yer alan bir başka haberde ise Suriyeli hamile kadına tecavüz edip 10 aylık bebeği ile birlikte öldüren 2 sanığa ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 72’şer yıl hapis cezası verildiği belirtiliyor. Bu arada, ufak çocuğa tecavüz edip öldürülenler, ya da kendine karşılık vermediği için yolcusunu öldürüp bir kenara atanlarla ilgili haberlere sıkça rastlar olduk. Kısacası, katiller kaç yıl olursa olsun ağır hapis cezasına çarptırılıyor ama yaşamlarını sürdürüyorlar. Çünkü ülkemizde ağırlaştırılmış müebbedin ötesinde bir ceza yok. Kısacası, idam cezasının kaldırılması ile ortaya masumların değil canilerin can güvenliği korunur oldu. Böyle bir görüntü ortaya çıktı.

Mevcut durumun adil olduğunu, verilen cezalarla adaletin yerini bulduğunu söylemek bana göre mümkün değil. Hemen belirteyim ki, her cinayet işleyen asılsın gibi bir düşüncenin sahibi değilim. İdam edilecekleri seyretmekte zevk de almam. Hatta eksik bilgiler ve yalancı şahitler sebebiyle verilmiş yanlış kararlar ile belki idam edilecek insanlar bile olabilir. Ancak, idam cezasının kaldırılması doğru olmamış, adeta caniler ve ruh hastaları ödüllendirilir bir durum ortaya çıkmıştır. Bu bakımdan kişilere yönelik cinayetlerde idam cezasının kaldırılması yanlış olmuştur. Kaldı ki, idam cezasının kaldırılması ile suçlarda af yetkisi olmamalıdır. Ancak, devlete karşı işlenen suçlarda devlet yetkisini kullanarak suçluları affedebilir. Çünkü seçilmişlerin sadece mağdurlara ait haklarını ellerinden alma hakkı ve yetkisi yoktur.

Şahıslara yönelik saldırı ve öldürme olaylarında af yetkisi sadece maktulün yakınlarına ait olmalıdır. Aksi halde, cinayet işlemiş olanların suçu net bir şekilde belirlendiği takdirde ve maktulün yakınları da kısas istiyorsa bunu yerine getirmek devletin görevidir ve adaletin gereği de budur. Ne yazık ki geçmiş uygulamalarda devlet kendisine yönelik suçlarda af yetkisini kullanmaktan uzak dururken sık sık çıkartılan af yasaları ile toplumun adalete güveni de büyük ölçüde sarsılmıştı.

İdam cezasının niçin ve kimlerin ya da hangi ülkelerin isteği ile kaldırıldığı üzerinde duracak değilim. Her ne sebeple olursa olsun toplumda telafisi mümkün olmayan yaralar açmaktadır. Bu bakımdan idam, verilen cezanın ibret vesilesi ve caydırıcı olması için vahşice işlenen cinayetlerin sanıkları da suçsuz yere birini öldürdüğü takdirde kendisinin de öldürüleceğini bilmesi sanıyorum caydırıcı olabilecektir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?