Gizle

İFK siyaseti ve algı sihirbazları

Bismillahirrahmanirrahim;

Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

İfk; yalan, büyük yalan, namuslu, suçsuz bir kimseye iftira etmektir. İftira, işbirlikçi münafıkların metodudur. İslam tarihinde ilk ifk olayı, Resulûllahın (S.A.V.) eşi ve müminlerin annesi Hz. Aişe hakkında münafıklar tarafından uydurulan iftiradır. Olayın gerçek yüzü, Medine’de Adil Bir Düzen kuran İslam toplumunu parçalamak, ümmetin lideri olan Peygamberimizi tartışılır hale getirmek için, dönemin münafık unsurları tarafından üretilmiş bir algı çalışmasıdır. Onlar bu iftira ile Peygamberimizin en yakın arkadaşları ile arasını açmayı, İslam’ı yok edip emellerine kısa yoldan ulaşmayı hedeflediler. Ama bu hedeflerine ulaşamadılar. NUR 11: “Şüphesiz (Hz Aişe’ye) bu ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir guruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın, aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan her bir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı ceza) vardır. Onlardan (elebaşlık yapıp) bu günahın büyüklüğünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azap vardır.”İslam Birliği hareketini mücadele meydanlarında yenmeye güç yetiremeyen işbirlikçi münafıklar, bir karalama ve iftira kampanyası başlatıp Hz. Aişe validemize bu iftirayı attılar. Bu iftiranın çalkantısı bir ay sürdü. Ve bu ayet nazil oldu ve Hz. Aişe validemize atılan bu iftirayı etkisiz kıldı. Bu tür iftiraların görünüşte ümmete zarar vereceği zannedilir ama neticede hep yapanlara zarar vermiştir. Bu tür iftiralar karşısında müminlerin takınması gereken tavır şudur. NUR 12: “Bu iftirayı işittiğinizde erkek ve kadın müminlerin, kendi vicdanları ile hüsnü zanda bulunup; bu, apaçık bir iftiradır, demeleri gerekmez miydi?” Herhangi bir konuda algıcıların yaymaya çalıştıkları asılsız haberleri, “bu apaçık bir iftiradır” diyerek reddetmek inancın gereğidir. Buna dışarıdan etkilenmemek denir.

DIŞARIDAN ETKİLENMEMEK

Milli Görüşçülerin-Saadet Partililerin, mücadelede hedefe kilitlenmesi, gayeyi gözeterek çalışması, algıcıların ürettikleri algılara aldırmadan işlerini yapması inançlarının emridir. “Siz emredilen işinizi yapar ve istikametinizi muhafaza ederseniz, hak yoldan sapanlar size zarar veremezler” esası gereği böyle olmak gerekir. Her siyasi hareketin karşısında, o siyasi hareketi olumsuz etkilemeye çalışan, muhalif siyasi güçler ile çeşitli odaklar ve kesimlerin varlığı bilinen bir durumdur. Siyasi rakiplerimiz çalışmalarımızı yavaşlatmak veya tamamen durdurmak için belli bir gündem dâhilinde çeşitli vasıtaları kullanarak kapsamlı bir gayretin içerisinde olurlar. Birlik ve beraberliğimizi bozmak ve bizi başarısız kılmak için her türlü algıyı, yalan haberi üretirler. Bunu yaparken de her türlü değeri ayaklarının altına alıp çiğnemekten çekinmezler. Bunun için Milli Görüşçüler; a. Siyasi rakiplerin özellikle AK Partili trollerin algı operasyonlarından etkilenmemek, b. Üretilen bu algıların yayılmasına katkı sağlamamak gibi asil bir duruş sahibi olmak zorundadırlar.

İŞİMİZİ YAPMAK

Milli Görüşçüler, inanışlarının temel düşünce ve uygulama esaslarına hem şeklen hem de ruhen uymaya çalışan şuurlu bir topluluktur. Fert ve toplumun Milli Görüş’e dönmesi ve ırkçı emperyalizm tarafından yürütülen ifsad ve zulüm düzeninin engellenmesi ve bunun yerine Yeni Bir Saadet Dünyasının kurulması ancak, Saadet Partililerin yapacağı çalışmalara bağlıdır. Çalışmaların belirlenmiş gündem çerçevesinde yürütülmesi esastır. Hayırcıların ve fanatik AK Partili trollerin ürettikleri suni gündemlerin aleti ve esiri olamamak, bizi zafere taşıyacaktır. Saadet Partisi önümüzde yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine Allah’ın inayeti ile kendi adayı ile girecek ve göstereceği bu adayın seçilmesi için gereken her türlü çalışmayı yapmaktan geri durmayacaktır. Çünkü Milli Görüşçüler, ülkenin ve milletin kurtuluşunu Saadet Partisi’nin göstereceği cumhurbaşkanı adayının seçimi kazanmasında görmektedir. Bunun için her kesim ile sıcak temas halindedir. Bunda şaşılacak ve kınanacak bir durum yoktur. Haram olan görüşmeler bellidir, Saadet Partisi’nin ise haram olan görüşmeler ile işi olmaz. Milli Görüşçüler inanç ve azimle görevlerini yapmaya devam edeceklerdir.

ALGI SİHİRBAZLARI

Siyonizm, inanışı eşit haklar, adil düzen ve birlikte barış içerisinde yaşamayı kabul etmez. Bunun için çatışmacıdır. Irkçı emperyalizm, 16. asırda Hıristiyanlık dinini değiştirip faizi helal sayan Protestanlık Mezhebi’ni kurmuş, ürettiği “faizci kapitalist düzen” vasıtasıyla bütün insanlığı sömürerek “para gücü”nü ele geçirmiştir. Diğer yandan, 1 dolar üzerindeki piramit ile sembolize edilen dünya organizasyonu vasıtasıyla Beni İsrail ırkından olmayanları da ırkçı emperyalizmin hedeflerine hizmet ettirmek için takriben üç asırdan beri “yeryüzünün insan gücünü ve kontrolünü” ele geçirmiştir. Bu işbirlikçiler teşkilatı vasıtasıyla bütün devletlerin yönetimlerini algılar ile etkilemeyi, ele geçirmeyi ve kontrolü altına almayı başarmıştır ve tarih boyunca bu başarısını kullandığı işbirlikçilere borçludur. Bu işbirlikçilerin kimler olduğunu bize Kur’an haber vermektedir. HAŞR 11: “Münafıkların, kitap ehli kâfir kardeşlerine: Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız, biz de sizinle beraber çıkarız, sizin aleyhinizde ebediyen kimseye itaat etmeyiz, eğer savaşa tutuşursanız size elbette yardım ederiz, dediklerini görmedin mi? Allah, onların yalancı olduklarına şahitlik eder.” Bu münafık işbirlikçiler, tıpkı müttefikleri gibi ifsat için çalışmayı gaye edinmişlerdir. TEVBE 67: “Münafık erkeklerle, münafık kadınlar birbirlerindendirler. Kötülüğü emreder, iyiliği yasaklarlar ve ellerini kapatırlar (cimrilik yaparlar). Onlar, Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu! (unutmuş muamelesi yaptı). Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.” İşte insanlığın üç asırdan beri barışa, adil bir düzene ve huzura hasret kalmasının temelinde yatan ana sebep Irkçı emperyalizm ve işbirlikçileridir. Bunlar algı sihirbazlarıdır. Tavrımız belledir. AHZAP 48: “Kâfirlere ve münafıklara itaat etme ve onların eziyetine aldırma. Allah›a güven, vekil olarak Allah yeter.” Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?