Maya gazete!

Yoğurt nasıl yapılır bilir misiniz? Kaç litre sütünüz olursa olsun ılıyıncaya kadar ısıtıp içine bir kaşık yoğurt koyarsınız ve biraz dinlendirmenin sonucunda sütünüzün miktarınca yoğurt elde edersiniz. Eğer elinizde mayalamak için bir kaşık bile olsa yoğurt yoksa tonlarca sütünüz olsa yine de yoğurt yapamazsınız. Keza, eğer mayanız bozuk ise yoğurt yapamayacağınız gibi bir de elinizdeki sütün tadını bozup yenmeyecek hale getirecektir. Yani tonlarca sütü mayalamak için tonlarca değil bir kaşık yoğurda ihtiyaç vardır. O bir kaşık yoğurt olmazsa süt de yapamazsınız. Yarım asra dayanan, litrelerce, tonlarca sütü yoğurt yapan maya olan Milli Gazetemiz gibi...

Evet, mayadır Milli Gazete. 1973’den beridir her gün bir nüsha çıkar. Fazla olmak ya da tirajı en yüksekler arasında yer almak gibi bir kaygısı yoktur. Çünkü seksen milyon insanı, bürokratları, ülkenin kaptan köşkünde oturanları ve tüm dünyanın insanlarını mayalamak için bir tanecik olmasının yeterli olacağını bilir. Sayı derdi yoktur. Yoğurt olmak isteyen herkesin zaten bu mayayı tutacağını bilir. Okurları da farkındadır bu durumun. Süt olarak kalıp da ekşimek istemeyen her okuru, her gün mutlaka bir Milli Gazete okuması gerektiğini bilir.

Ekşimemiş, kokmamış, zamana ve şartlara göre değişmemiş tek mayadır Milli Gazete. İlk çıktığı gün neydi ise bugün de aynıdır. İlk manşetinin şiddeti ne derece ise bugünkü de öyledir. İlk gayesi nasıl ise şimdiki gayesi de değişmemiştir. Başkalarına göre değiştirmemiştir kendini. Fırtınalarda savrulmamıştır. Değişen iktidarlara, değişen fikirlere ayak uydurmamıştır. Kendini bozmamış, onca kirliliğin arasında, onca olumsuzluğun içinde sağlam kalmayı başarabilmiştir. Çünkü kendisinin az da olsa bozulacağını, tadının azıcık da olsa değişeceğini bilse milyarlarca sütün de kendine göre şekil alıp bozulacağını, yoğurt olamadan atılacağını bilir.
Sadece manşetiyle bile kıvam verendir insanlığa Milli Gazete. Okuru kendini takip edip yönünü bulurken, icraat makamında olanlar da Milli Gazete’nin haberlerine, tepkilerine ve manşetlerine göre kendine çeki düzen verir. Kaç yolsuzluğu, kaç usulsüzlüğü, kaç ahlaksızlığı, kaç adaletsizliği gündem etmiş, hiçbir ajansın umursamadığı kaç masumun ah’ını kendine pusula etmiştir de o zulme engel olmuştur kim bilir.

Umursayan ve umursanandır Milli Gazete. Herkes “Salla başı al maaşı” modunda iken dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan zulme ve haksızlığa karşı kayıtsız kalmayıp mazlumların sesi olmuştur. Sağcı, solcu, dindar, muhafazakâr, sosyalist, liberal ayırmadan, “Adaletse, herkese!” düsturu ile hareket etmiş, mazlumların feryadını gündem etmiştir.
Düğmenin ilkini doğru ilikleyendir Milli Gazete. İlk yola çıktığı gün “Hak geldi batıl zail oldu” diyerek rotasını Hakk’a göre ayarlamıştır çünkü. Ve o günden bu yana yolunu değiştirmemiş, batılın her türlüsünü zelil etmeye adamıştır kendini.

Açıda sapma yapmayandır Milli Gazete. Menfaat uğruna çizgisini değiştirmeyen, herkesin sağa sola yalpa yaptığı, bir ay önceki söylediğiyle, bir hafta önceki çizdiğiyle şimdikinin uyuşmadığı, nerede menfaati daha fazla ise oraya kaydığı bu buzul çağında kaymadan yürüyebilendir.

Kişilerin değil, Hakk’ın davasıdır Milli Gazete. Herkesin kendine bir lider belirlediği ve onun her sözünü yanlış bile olsa doğru bildiği bir devirde, kitlelerin bir kişinin ardında uçuruma sürüklendiği bir çağda, kişiyi değil Allah’ın rızasını dava edinmiştir kendine. Nice âlimin, nice evliyanın duası ile çıktığı yolda bir kişiye saplanıp kalmamış, temel esaslarından taviz vermemiştir.

Cihad gazetesidir Milli Gazete. Gördüğü her türlü kötülüğe karşı kalben buğz edip diliyle düzeltmeye gayret eden ve hatta eliyle düzeltme makamına da baskı uygulayandır. Siyasette yanlış gidişatı, gün geçtikçe çöken ahlak ve maneviyatı, gençliğin içine düştüğü fuhuş ve uyuşturucu bataklığını, dünyada yaşanan zulüm ve katliamı, eşcinsellerin Nirvana’ya ulaşan hayasızlığını, “Rüşvet alan da veren de melundur” uyarısına rağmen kurumlarda yapılan yolsuzluğu, cadde ve sokaklara kadar inen zina belasını, bulaşmayanın kalmadığı faiz musibetini, maddeten ve manen yaşadığımız, yaşamaya mecbur bırakıldığımız her türlü kötülüğü ortadan kaldırmaya cehd eden, bu zamanın en büyük cihadlarından bir kapıyı istikrarla tutandır.

Hakk’tır ve bu yüzden de tesirlidir Milli Gazete. Attığı taş nice çirkefi ürkütmüş, nice zalimin tekerine çomak sokmuştur. Bu yüzdendir pek çoklarının okumaya ilk önce Milli Gazete’den başlaması. Bu yüzdendir Siyonizm’in kara defterinde adının olması…

“O söylüyorsa doğrudur” dediğimiz Efendimizi takip eden ve “O yazıyorsa doğrudur” denilen doğruluk gazetesidir Milli Gazete. Doğru sözlü olmaktan, doğru yerde, doğru zamanda, doğru şeyler söylemekten, yıllar içinde haklılığı defalarca kez teyit edilmekten hiç vazgeçmeyendir.

Evet, mayadır Milli Gazete. Bozulmadan, bozmadan nice yıllar ve nice insanları Hakk’ın mayası ile mayalamaya da devam edecektir biiznillah!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Meryem Nida - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Beylerbeyi - Seviyorum bu gazeteyi ...

Okuyasım geliyor her köşesini ...

Yanıtla . 0Beğen 12 Ocak 02:00

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?