Gizle

Asgari ücret ve yemekteyiz

Asgari ücret geçtiğimiz günlerde açıklandı… İşverenler, hükümet ve işçi sendikaları temsilcilerinden oluşan heyet, günlerce yaptıkları pazarlıklar sonrasında asgari ücretin 1.603 lira olmasını kararlaştırdılar. Milyonları yakından ilgilendiren asgari ücret, elbette ki, hiç kimseyi memnun etmedi. Özellikle asgari ücretle bir ay boyunca geçinmek zorunda kalan, kirasını, gıdasını, ulaşımını bu ücretle gidermek zorunda kalan milyonlar, her zamanki gibi yine hayal kırıklığına uğradı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın muhalefette olduğu günlerde asgari ücretle ilgili olarak çay-simit hesabı yaptığını yakından bilen birisi olarak, asgari ücretin bu rakamlarda demirlemesi aslında birçok kişinin bizim gibi hafızalarını tazelemesine yol açtı.

Muhalefet, bu asgari ücretle bir kişinin geçinebilmesi çok zor açıklaması yapıyor… Kolay mı? Ne diyordu Orhan Veli, “Bu düzen böyle mi gidecek, pireler filleri yutacak, yedi nüfuslu haneye, üç buçuk tayın yetecek”.

Asgari ücretin bu rakamlarda gezindiği ülkemizde, insanın havsalasının almadığı başka işler de olmuyor değil.

Tamamen bir iktidar projesi ve magazin figürü olan, muhabirlikten televizyon kanalı sahipliğine iteklenen Acun Ilıcalı’nın TV8’inde hafta arasında Yemekteyiz diye bir program yayınlanıyor. Haftanın her günü bir yarışmacı, diğer yarışmacıları memnun edecek bir menü hazırlıyor ve bir sofrada bir araya gelen yarışmacılar, önlerine konulan yemekleri eleştiriyorlar. “Tadını beğenmedim, tuzunu beğenmedim, kıvamını beğenmedim, et sert olmuş, yumuşak olmuş, sosu şöyle olmuş, böyle olmuş” diyerek önlerine konulan nimeti puanlıyorlar.

Bu ne yaman çelişkidir?

Bir yanda 1.603 liraya geçinmeye çalışan, çoluğuna çocuğuna bir lokma daha fazla ne kadar yemek yedirebilirim diye çırpınan milyonlarca aile, bir yanda önlerine konulan yemekleri beğenmemeleri üzerine kurgulanan bir yarışma programı.

RTÜK üyelerinin bu programı izleyip izlemedikleri konusunda bilgi sahibi değilim.

Ama milyonlarca izleyici acaba magazin figürü Acun Ilıcalı’nın televizyon kanalındaki bu programı izlerken ne düşünüyorlardır?

Programın sunucusu göstermelik olarak, “Bu bir yarışma programı değildir. Biz nimeti oylamıyoruz” diyor ama, bu programda yapılan milyonlarca asgari ücretliye hakaretten başka bir şey değildir.

Yemekteyiz programına katılan yarışmacılar, şartlanmış olarak sofraya oturuyorlar ve önlerine ne gelirse gelsin, tatlısından tuzlusuna her şeyi kıyasıya eleştiriyorlar.

Daha önce hafta içi saat 13.00’ten 16.00’ya kadar ekrana gelen bu yarışma, öylesine çok izleyici tarafından izleniyor ki, kendisinden sonra gelen adli ve polisiye olaylarının ele alındığı programla geçtiğimiz haftalarda yer değiştirildi ve prime time kuşağının önüne konuldu.

Ne diyordu Üstad Necip Fazıl Kısakürek, “Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul, bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa, yaşasın kefenimin kefili karaborsa”

Halimiz, ahvalimiz budur dostlar…

RTÜK üyelerine duyurulur!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Ali - TürkiyedeTV'lerdeki dizi furyasına (dünyada ikinci olduğumuz, diğer islam ülkelerine de ihraç ettiğimiz) ne demeli? Lüks konutlar, lüks lokantalar, lüks mekanlar, lüks taşıtlar, hep aşk meşk peşinde koşmalar vs...

Yanıtla . 2Beğen 11 Ocak 10:13

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?