Liseli Kızların Örtünmesini Kınayanlar Çok Ayıp Ediyor

Urfa’da bir okulun bazı kız öğrencileri başlarını örtmüşler, tesettüre girmişler, kapanmalarını kutlamak için de pastalı bir toplantı tertiplemişler. Bundan daha tabiî ne olabilir. Laik bir düzende yaşıyoruz. Açılan açılır, kapanan kapanır. CHP’li bir milletvekili bu kapanma partisini Millet Meclisine taşımış. Birtakım laikçi holiganlar ne oluyor diye homurdanıp yaygara kopartıyor. Başını örtmek, kapalı bir kıyafete bürünmek bir tercih meselesidir. Devlet buna karışamaz. Bendeniz bir Müslüman olarak Urfalı hanım kızları tebrik ediyorum. Kapansınlar, iffetli olsunlar, kültürlü olsunlar, ahlaklı ve faziletli olsunlar, hanımefendi olsunlar, örnek olsunlar… Kızlarımızın kapanma partisini kınayan holiganları, aşırı militanları, saldırganları, hoşgörüsüzleri kınıyor ve ayıplıyorum. Demokrasinin, hürriyetlerin, çeşitliliğin merkezi olan İngiltere’de böyle bir şey olsaydı çok tabiî, çok normal görülürdü.

Liseli kızların başlarını örtmelerine kızan, köpüren, meseleyi Meclis’e taşıyan bağnaz zihniyete sesleniyorum:

Türkiye Cumhuriyeti, kadınları seks kölesi, vesikalı fahişe olarak çalıştırmayacağına, KDV’li yasal genelevler açmayacağına dair, uluslararası kadın hakları sözleşmesine imza koymuştur. Buna rağmen ülkemizde yasal seks köleliği, fahişelik yapma resmî belgesi bulunmaktadır. Kapanma partisine karşı çıkanların öncelikle bu yasal seks köleliğine, resmî ”vesikaya”, KDV’li resmî fuhşa karşı çıkmaları gerekmez mi?.. Yakın tarihimizde devletimize kara süren utanç verici bir ödül verme töreni yapılmıştı. İstanbulda, genelevler imparatoriçesi süper zangin Madam’a resmî törenle, vergi rekortmenliği belgesi takdim edilmişti. Kızların başlarını örtmesini kınayanlar o zaman hangi sıçan deliğinde idiler? Bu kişiler, Paşa’nın annesi Zübeyde ile eşi Latife hanımların kapalı olduklarını bilmiyorlar mı? Yazıklar olsun!

Bu adamlar, çok yakın bir tarihte, karnı ağrıyor diye hastahaneye götürülen, ikisi de on beşer yaşındaki kızların hamile çıkmaları rezaletine niçin karşı çıkmıyorlar?

Bu adamlar, bazı küçük kız öğrencilerin bar karısı gibi giyinip açılmalarını niçin kınamıyorlar?

Bu adamlar, bundan birkaç sene önce dekolte kıyafetli bir öğrenci kızın geceleyin tek başına yabancı bir adamın evine gitmesi, orada öldürülmesi, cesedinin parçalara ayrılması faciasını niçin Meclis’e taşımamışlardır?

***

İran’da rejim aleyhtarı gösteriler yapılıyormuş… Bunun arkasında derin dış güçlerin olduğunda şüphe yoktur. Bizdeki GEZİ kalkışması da böyle olmuştu. GEZİ’ciler başarılı olup hükümeti devirmiş olsalardı, Türkiyemiz Ukrayna’ya dönecek, parçalanacaktı… İlk fırsatta ülkemizde de böyle sivil darbe denemeleri yapacaklardır. Liselerde, üniversitelerde yıllardan beri harıl harıl çalışıyor, teşkilatlanıyorlar. Bu seferki sivil darbe, Taksimdeki GEZİ’ye benzemeyecek, onun bin misli olacaktır. 15 Temmuz darbesinde istihbaratsız kalanların, gafil avlananların bu sefer haberli, uyanık ve tedbirli olmalarını temenni ederim. Demokrasi diye yırtınanların, demokrasilerde seçimle gelen bir iktidarın yine seçimle gideceğini ve değişeceğini iyi bilmeleri gerekir. 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1071, 12 Eylül 1980, 28 Şubat darbelerini görmüş bir vatandaş olarak, askerî ve sivil bütün darbelere karşıyım.

***

Bizde İngilterede, Norveçte, İsveçte, Kanadada, Yeni Zelandada ve onlara benzeyen medenî olduğu kadar demokrasi, hürriyet yok ama öncelikle din hürriyeti bakımından Cumhuriyet tarihinin en demokrat, en hür, en serbest günlerini yaşıyoruz. Vesayet sistemi taraftarı egemen faşist azınlıklar, Müslüman çoğunluğun biraz nefes almasına tahammül edemiyor ve yeniden o eski kanlı Vesayet “Altın Çağına” dönmek istiyorlar. Şapka giymekle uygar olunacağını sanan ve şapka devrimine itiraz eden masum vatandaşları vahşice idam eden zihniyet bu ülkeyi tekrar pençesine alırsa çok kara günler başlayacaktır. Bendeniz o zihniyetin, zavallı Adnan Menderes’i bin bir hakaret ve işkence altında nasıl idam ettiğini görmüş ve yaşamış bir kimseyim. Allah onlara fırsat vermesin.

***

Bilge, aydın, âqil geçinen o zata: Maalesef, saydığım o üç sıfata da sahip değilsiniz. Öyle olabilmek için bütün kötülüklere, çirkinliklere muhalif olmanız gerekir. Siyasî muhalefeti kasd etmiyorum. Sosyal ve kültürel muhalefetten bahs ediyorum.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmed Şevket Eygi - Mesaj Gönder



Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?