Gizle

İstismara alet olmayalım…

Emin ÇÖLAŞAN’ı bilmeyeniniz yoktur. 20.12.2017 tarihinde bir fetö tutuklusunun mektubunu köşesinden yayınladı. O mektupta fetö tutuklusu, görme engelli olduğu için yardım almadan yürüyemediğini, yemek yiyemediğini, tuvaletine gidemediğini, banyo yapamadığını söylüyordu. Tabi bir de doğuştan görme engelli olduğunu, Anadolu Fen Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü mezunu olduğunu söylüyordu.

Bu konuda bana da görme engelli kardeşlerimden ulaşanlar oldu. “Emin ÇÖLAŞAN’a ne yaparsak yapalım ulaşamıyoruz” diyorlar. Bana da tam aksi yönde mektuplar geliyor ve fetö tutuklusunun duygu sömürüsü yapmak için söylediği yalanların, Emin ÇÖLAŞAN’ın sırf muhalefet uğruna değerine bakmaksızın her malzemeyi kullanmak için yaptığı yanlışın gözler önüne serilmesi gerekiyor. Günlerdir Sayın ÇÖLAŞAN’dan bir düzeltme gelmedi. Hâlbuki kendisine sosyal medyadan, telefonla, e-postayla, onlarca kişi işin doğrusunu uzun uzun anlattı. Engelli kardeşlerimiz aciz zavallı görünmek, toplum içinde bir işe yaramaz, muhtaç bilinmek istemiyorlar. Şimdi ben de Emin bey gibi yapacağım ve kendisi de görme engelli olan Mustafa DOĞAN kardeşimin mektubunu yayınlayacağım.

Mektup aynen şöyle; İsrafil bey. Emin beyin 20 Aralık Çarşamba günü yazdığı köşe yazısındaki mektubu biliyorsunuzdur tekrar tekrar üzerinde durmaya gerek yok. Ben ve birçok arkadaş, Emin beye facebook, twitter, e-posta ve telefonla ulaşmaya çalıştık ama tabiri caizse bütün kapılar duvar. Bizi anlasa anlasa İsrafil bey anlar dedim ve size yazıyorum. İki sorum olacak onları sorup cevaplarını da yine kendim vereceğim.

1.Görme engelli bir kişi, sayısal bölüm olan fizik bölümünü nasıl bitirir?

  1. %71 oranındaki rapor, kişinin yürüyemeyecek düzeyde aciz olduğunu gösterir mi?

Şimdi cevapları yazalım.

  1. Fizik bölümü sayısaldır ve ders kitaplarının tamamı şekil, çizim ile doludur ve bunların öğrenilmesi için görmek şarttır. Görme engelliler küçük sınavlarda dahi çizim ve şekilli sorulardan muaf tutuluyorken, bir görme engellinin, hem de yardım almadan yürüyemeyecek kadar kötü durumdaki bir görme engellinin, fizik bölümünü hem de başarıyla bitirdiğini beyan etmesi tuhaftır.
  2. Fetö tutuklusu 2010 yılında verilmiş %71 raporu olduğunu söylüyor. 2010 yılında, tamamen görmeyenlere %85 rapor veriliyordu. Buda demek oluyor ki beyefendi biraz da olsa görebiliyor.

İsrafil bey. Görme engelliler, özel durumları nedeniyle eğitim hayatlarının tamamını yatılı okul ve yurtlarda geçirirler. Oradaki çocuklar, daha 7 yaşında ranzayla tanışır, karavanadan yemek yer, yürür, tuvalete gider, 12 yaşından sonra banyolarını kendileri yaparlar. Acıdır ki fetö tutuklusu ağabeyleri gibi mızmızlanmazlar.

Ben kamuda bilgiişlem sorumlusu olarak görev yaptım ve emekli oldum. Kurumun bilgisayarları benden sorulurdu. Eşim de ben de görme engelliyiz. Eşimin rapor oranı %90, benim rapor oranım %76. Ellerinizden öperler, Biri 17, diğeri 12 yaşında iki çocuğumuzu kimsenin yardımını istemeden büyüttük. Evlendik evleneli çekirdek aile olarak yaşadık ve hâlâ da öyle yaşıyoruz.

Köşenizde bu mektubu cevap niteliğinde yayınlarsanız sevinirim.

Mustafa DOĞAN

Bize göre Emin Çölaşan muhalefet duygusu ve tutkusuyla hareket ederek iyi bir malzeme buldum bunu değerlendireyim diyerek; görme engelli tutuklunun istismarına alet olmuştur. Bunu da bilerek ve isteyerek yapmıştır. Gerçekten gülesim geldi ya Emin Bey siz engellilerin sıkıntılarıyla, problemleriyle ne zamandır ilgilenir oldunuz. Madem bu kadar hassastınız da bir görme engelli derneğini ya da federasyonunu arayarak bu tutuklunun söylediklerinin gerçeklik payını neden araştırmadınız.

Vaktiyle zamanın Cumhurbaşkanı Sayın Demirel yine böyle terör suçuyla hüküm giymiş bir görme engelliyi affetmişti. Gazeteciler bize bu husustaki görüşümüzü sormuşlardı. Bizim cevabımız aynen şöyle idi; bir kişinin görme engeli suç işlemesine engel olmamış ise affedilmesine de sebep olmamalıdır. Hâlbuki onların bizden beklediği cevap ise Cumhurbaşkanına teşekkür etmemiz idi. Biz esasında hayatı onurlu, gururlu ve haysiyetli yaşamak isteyen insanlarız. Hiçbir şekilde kimsenin acıma hislerini, duygularını sömürmeyiz birilerinin de bizi istismar etmesini asla istemeyiz. Çünkü bizler kaderine razı olan ona iman eden inançlı ve ihlaslı insanlarız. Biz bağışlanmayı, affedilmeyi ancak ve ancak Allah’tan dileriz. Birilerinin himayesinden, gölgesinden asla medet ummayız. Kaldı ki engellilerin bunca devasa sorunları varken bu tür basit konularla gündemi meşgul etmek bize göre abesle iştigaldir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?