Gizle

Yerseniz!

Ligin ilk yarısı bitti. Geride birçok anı bıraktı. Ancak ne var ki, tam biterken bıraktıkları geride kalanları solladı diyebilirim. O zaman sıralayalım mı?

Galatasaray yönetimi Tudor’u postaladıktan sonra malum adres Fatih Terim hocayı göreve getirdi. Hayırlı olsun! Bugünkü çıkmazdan ancak onunla kurtulabilirlerdi. Ancak yine ne var ki diyelim, Terim hocayla yapılan sözleşme sırasında inanılmaz bir komedi yaşandı. Ben anlatacağım, siz isterseniz komedi yerine başka bir yakıştırma yapabilirsiniz. Galatasaray yönetimi sözleşmeyi borsaya bildirirken detaylarını şöyle sıraladı: Sezon bitine kadar 500 bin avro, şampiyonluk halinde bir 500 bin avro daha... Önümüzdeki sezon için de 2 milyon avro... Fakat ne tuhaftır ki, bu bildirimden hemen kısa bir süre sonra hata yapıldığı açıklanarak yeni ve asıl bildiride şöyle yer aldı o madde: Bu sezon bitine kadar ayda 1905 Türk lirası, şampiyonluk halinde 500 bin avro... Önümüzdeki sezon için ise 3 milyon avro... İnanılır gibi değil... Ayda sadece 1905 Türk lirası... Bu gelişmenin üzerinde de pek kimse durmadı bu ülkede yorumcu, yazar olarak... Bence bu 1905 Türk lirasının arkasında Terim hocanın federasyona açtığı tazminat davasının düşmemesini sağlamak yatıyor. Yerseniz!

Devam edelim... Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman devre bittikten sonra görüşlerini sıralarken, ikinci yarının dördüncü haftasından sonra rakiplerini bükeceğini ve sonunda kıracağını söylemiş. Dayanak olarak da takımın rayına oturduğunu göstermiş. Olabilir... Peki, asıl dayanak o mu? 2011’i hatırlar mısınız? Aynı Aykut hoca koluna Rıdvan’ı da takarak üç günde bir acaba neden bu ülkenin en üstteki yöneticisini ziyaret edip durdu ki? Öyle ya, arkanda yamukluk yoksa aslanlar gibi sokakta dolaşırsın... Bitti mi? Hayır! Aynı Aykut hoca ne demişti o günlerde, kendi sesi ve kendi görüntüsünden, yani kulaktan dolma değil... Şunu demişti: “Bugüne kadar herkes hız yaptı, radara biz yakalandık...” Sizce bu ne demek, bana en uzun maili gönderen Zeki adlı okurum?

Beşiktaş başkanı Fikret Orman bir firmanın açtığı mağazada basına yakalanmış. Tabii ki mikrofonlar, kameralar açılışı bırakıp başkana yönelmişler. Beşiktaş başkanı da soruları yanıtlamaktan kaçınmadan konuştu da konuştu. Arda’yı çok sevdiğini ama gündemlerinde olmadığını ifade etti. Cenk’i lig bitine kadar satmayı düşünmediklerini açıkladı. Bence en çarpıcı sözleri bunlardı. Ben başkan Orman’ın yerinde olsaydım, yazacak, yorumlayacak malzemesi olmayan spor basınına yalanlar üretmesi için bu kadar cevap bile vermezdim. Örneğin orada rahmetli Süleyman Seba ağabeyin olsaydı, acaba bu medya mensupları o soruları sorabilirler miydi?

Trabzonspor’un son divan kurulu toplantısında yönetim ibra edilmiş. Yani mali portre onay almış diyelim daha doğrusu olarak... Trabzonspor’un 7 yüz küsur milyon lira borcu varmış... Yazık! Hemen 1976 ile 1983 yılları arasına götürdü beni hafızam... Transfer dönemlerinde ismi bile geçmeyen ama İstanbul’un üç büyükler saltanatına son veren Trabzonspor kendi ilinden veya yakın çevresinden takıma kazandırdığı bedava oyuncularla bu başarıyı elde ediyordu. Hatırlarsam, sadece Ahmet Ceylan, İskender flaş transferleriydi Bordo- mavililerin... Şimdilerde mi? Mal fazlası bile var...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

07

Harun Bölükbaş - Sondan önceki yazı... Yazıları alttan yukarıya doğru sıralı okuyun...

Cemaatin İstanbul Bölge İmamı sizin aspor’un kardeş kanalında “Deşifre” programında çok vahim şeyler itiraf ediyor: Fenerbahçe’yi Türkiye’nin en güçlü sivil toplum örgütü olarak görüyorduk. Ve çok daha geniş kitlelere hitap ettiği için seçtik. Bu yüzden 3 Temmuz kumpası kuruldu... Cemaat İmamı: Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım odak noktaydı. Toplantılarda Aziz Yıldırım ve FB vesayetin son kalesi olduğunu söylediler. Bu operasyona şike adı verildi... Cemaat İmamı: Aziz Yıldırım olayı aynı zamanda paralel yapıya biat etmeyenlere gövde gösterisiydi... Cemaat İmamı: Paralel yapının sukut-u hayale uğradığı tek operasyon A.Yıldırım ve FB operasyonudur... Bu Ülkede ne kadar korkunç şeyler olmuş-yaşanmış değil mi Kemal Bey? Bunların hepsi birer delil ve itiraftır. Siz hala şike diyerek, birkaç holiganı mutlu etmekten öteye gidemezsiniz. Fenerbahçe'nin davaları bir bir sonuçlansın, ben sizi çok fena sıkıştıracağım. Siz de hazırlıklı olun.

Peki bu açıklamadan sonra ne oldu? Liseli medya, Havuz medya ve havuz medyasında gizlenmiş Fetöcü medya elbirliği ile üstünü örttü. Çok merak ediyorum; FB söz konusu olduğunda medyadan hep beraber çullanan, Gs-Bjk-Ts söz konusu olduğunda hep beraber üstünü örtmek için aynı dili konuşturmayı sağlayan yada bütün spor programlarını bir araya getiren güç kimdir? Yoksa telkinciler spor programlarına da mı telkinle yönetiyor?

Yanıtla . 11Beğen 27 Aralık 23:02
06

Harun Bölükbaş - Sona doğru

Bu olayların içerisinde Fenerbahçe olsaydı ortalık yanardı. Ama yanmıyor. Neden? Çünkü TFF’si ile, MHK’si ile, Medyası ile bütün sistemi onlar (telkinciler ve ikna edilenler) kontrol ediyor. FB mi? Bu sistemi kamufle etmek için günah keçisi, kötü çocuk. Bir tek FB şike yapıyor, onlar pirüpak. Zihinlere şırınga edilen algı bu. Toplum; siyasette de, sporda da medyanın narkozu ile yönetiliyor/yönlendiriliyor. Telkinciler sağ olsun, yaşasın Türk futbolunuz.

Son soru

Bir gün Aspor’a bir gün TRT’ye çıkıp Fenerbahçe’ye sallıyorsunuz. Hem Aspor’da hem TRT’de yorumculuk yapmanızı sağlayan, Aykut Hoca için bahsettiğiniz “Ülkenin en üstteki yöneticisi” ile aynı kişi mi??? Aksi takdirde Havuz Medyasının en güçlü 2 kanalında aynı anda yorumculuk yapmanız imkânsız çünkü…

Yanıtla . 10Beğen 27 Aralık 21:59
05

Harun Bölükbaş - Gs Başkan Yardımcısı Nasuhi Sezgin: “Bilerek maç verdik, başka taraflardan gelen telkinlerle bilerek maç verdik" Bu, Türk Futbolunda bugüne kadar yapılmış en büyük itiraftır. Ancak söyleyen kişi Fenerbahçeli olmadığı için bunu da elbirliği ile örtbas edip, adamı akladınız. "Sağdan soldan karışan olmasaydı, Gs küme düşecekti" sözü ne kadar konuşulduysa, bu da o kadar konuşuldu. Üstelik burada tape yok direk itiraf var. Oysa burada da sorulması gereken şuydu: Galatasaray maç kaybetsin diye kim telkinde bulundu? Gs'ın hangi maçlarında bu telkinler oldu? Gs hangi maçlarda bilerek puan kaybetti? Bu maç kayıplarından ligde hangi takımlar etkilendi? Sadece Gs mi telkinle maç kaybetti? Gs telkinle maç kaybedebiliyorsa, diğer takımlar neler yapıyordur? Geçen sene, ondan önceki seneler kim nasıl maçlar kaybetti? Bu sezon da telkinle maçlar kaybedilip kazanılıyor mu? Gs'ın bilerek kaybettiği maçlar üzerinden ne türde bahisler oynanmıştır? Bu açıklamanın karşılığı 6222 Sayılı yasada tarif ediliyor. Peki yanlış anlaşıldı! Bu ülkede zaten sadece Fenerbahçeli yöneticilerin sözleri doğru anlaşılıyor, dava konusu ediliyor. Diğerleri ya şaka yapıyor yada millet aptal yada aptal yerine koyuluyor. Yönetici istifasını verdi, orada bitti değil mi? Yanlış anladıysak ne demek istedi? Bunun bir soruşturma konusu yapılması gerekmez mi? Etik Kurulu ne için kuruldu? Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne gitmesini engellemek, UEFA'dan ceza almasını sağlamak için mi? Medyaya bakıyoruz; kuzuların sessizliği, Konuşulacak bir şey yok. Kemal bey gibi konuşanlar da ya üstünü örtmek için yada avukatlık yapmak için konuşuyor. Siz sormuyor ve üstünü örtüyorsunuz, biz de sormayalım mı?

Yanıtla . 10Beğen 27 Aralık 21:59
04

Harun Bölükbaş - Aynı şeyi Aziz Yıldırım'ın “şike yaptıysam FB için yapmışımdır” sözünün başını ve sonunu keserek şike itirafında bulunmuş gibi gösterip hemen hemen her yazınızın arasına serpiştirdiniz. Oysa “kulüpler ve şahıslar ayrılsın” diyen dönemin başbakanına ve bu yönde algı oluşturanlara; (tam metni de budur) “Şahısları ve kulüpleri ayıramazsınız, ben eğer yaptıysam kendim için şike yapmadım Fenerbahçe için yapmışımdır” diyerek cevap veriyor. O konuşmanın başını ve sonunu izleyen bir çocuğun bile ne anlatmak istediğini çok kolay anlayabileceği bu sözü, tıpkı Fetö örgütü polis ve savcıları gibi konuşmanın başını ve sonunu kesip servis ederek, çarpıtarak, ters algı yaparak, neyi amaçlıyorsunuz? Belki yaşlılıktan kaynaklanan intibak sorununuz vardır, bilemiyorum ama eğer, gerek Aykut Hocanın gerekse Aziz Yıldırım’ın bu konuşmalarında anlatmak istediklerini anlamadıysanız çok yazık. Eğer anlayıp da kötüye kullanıyorsanız daha da yazık.

Siz, hala Fenerbahçe üzerinden şike göndermesi yapmaya devam edin, ben size 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türk Futbolunun kirli çamaşırlarının nasıl çarşaf çarşaf ortaya döküldü/dökülüyor kısaca değineyim.

Fetö: “himmetle Gs’yı ayağa kaldırmak lazım” Bu arada bu sözleri söylerken Gs'ın en az 11 futbolcusu Fetö'nün etrafında toplanmış durumda. Hani Fenerbahçe ile ilgili hep bir şeyler arıyorsunuz ya, burada da sorulması gereken şuydu: Fetö, himmetle Gs’ı ayağa kaldırmış olabilir mi? Her deliğe sızıp bütün kurumları ele geçiren Fetö, ele geçirdiği kurumları Gs için devreye sokmuş mudur? Buyrun, bu itirafta da hem Fetö’nün hem de Gs’ın avukatlığını yapın. Futbolda Himmet nedir bir açıklayın bakalım? Bu arada Ts kulübü de şike kumpası döneminde kendilerini savunan Fetöcü avukatlara himmet vermekten yargılanıyor. Buyrun bunu da açıklayın, en azından fikrinizi söyleyin.

Yanıtla . 10Beğen 27 Aralık 21:58
03

Harun Bölükbaş - FB söz konusu olduğunda çarpıtmakta, Gs söz konusu olduğunda ise avukatlığını yapmakta üstünüze yok.

Aykut Kocaman: “…60.dakikadan itibaren rakiplerimizi bükmeye başladığımızı gördünüz. 2 ay sonra bunu çok daha iyi yapacak duruma geleceğiz ve 60’dan sonra rakibi büken bir takım olacağız. Doldur-boşalt yapmıyoruz, pozisyon üretirken son top, son paslara kadar bakın…” diyor. Bunda ne var? İlla eleştirmek için şike göndermesi mi yapmanız gerekiyor? Oysa, “hayır kardeşim, sen şampiyon olamazsın, orta sahan yetersiz, stoper ve sol bek mevkilerinde eksiklerin var veya kadron yeterli değil” diyerek, futbol dili ile eleştirebilirdiniz. Böyle yapsaydınız, biz de size saygı duyardık. Ama siz, Aykut Hocanın her açıklamasından sonra mutlaka bir şike göndermesi yapıyorsunuz. Yani size göre Fenerbahçe şampiyon olamaz, olursa şike ile şampiyon olur. Resmen bunu söylemiş oluyorsunuz. Açık olun, ne anlatmaya çalışıyorsunuz? Nedir derdiniz? Bakın! Fenerbahçe’ye sürekli şike göndermesi yaparsanız benim gibilere toslarsınız. Geçmişte cemaatle ilgili söz ve yazılarınızı, daha iddianame bile yazılmadan hiç kimsenin göremediği kumpas tapeleri elaltından size nasıl ulaştırıldığını önünüze koyarın, üstelik sizin kendi ağzınızla söyledikleriniz.

Peki, sürekli çarpıttığınız sözler neymiş bir bakalım mı?

Aykut Hoca, 3 Temmuz sürecinde "Şikeyle beslenen insanlar değiliz. Yoksa, suç yaratmaya çalışmanın anlamı yok. Şike sahada olur, sahaya bakılsın. Türk futbolunda hız sınırı aşılmış ama radar bir takıma tutulmuş, asıl dert orada." Aykut Kocaman, aslında ligin kirli olduğunu ama olayların tamamen Fenerbahçe'nin üzerine kurgulandığını ve sahaya bakılırsa kimin şike yaptığı ortaya çıkacağını anlatmaya çalışmış.

Yanıtla . 9Beğen 27 Aralık 21:57
02

Ömer Faruk Öztürk - Teşekkürler Kemal Belgin. 3 Temmuz şike olayında 3 maymunu oynayan Türk spor basınına karşı dik durup Fener bahçenin şampiyonluğunun şaibeli olduğunu aradan 6 yıl geçmesine rağmen söyleyebilen yazıp çizebilen tek adam olduğun için.

Yanıtla . 2Beğen 27 Aralık 13:49
01

Yakup Okumuş - kemal bey Aziz yıldırım düşmanlığı yüzünden azılı Fb düşmanı oldunuz,iki yazınızdan birinde radar deyip duruyorsunuz.

Yanıtla . 3Beğen 27 Aralık 10:59

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?