Hayatın akışı içinde kaybolan edepler

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun. Edep, söz dinlemek, haddini bilmek demektir. Yunus Emre: “İlim meclislerinde aradım, kıldım talep, ilim geride kaldı ille edep ille edep” demiştir. Allah Teâlâ’ya edep, bütün emirlerini yerine getirmek, yasaklarından sakınmak, Kitabına uymaktır. Peygambere edep, Sünnetine sarılmaktır. Hocaya edep, ilmine hürmettir. Anne babaya edep,ne olurlarsa olsunlar, onlar öf bile dememektir. Hanıma edep,haklarını gözetmektir. Kocaya edep; reislik hakkını gözetip meşru isteklerini yerine getirmektir. Evlada karşı edep; adını güzel koymak, edep ve terbiyesini iyi yapmak ve evermektir. Arkadaşa edep; hakkına riayet etmek, sırrını saklamak, ayıplarını örtmek, iyiliğini unutmamak, kırıcı davranmamak, arkadaşlığından şüphe duymamaktır. Emir sahibine edep; kendisine marufta itaat etmektir. Komşuya edep; iyilikte bulunmaktır.

AİLEVİ EDEPLER

NİSA 35: “Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. Eğer aralarını sulh etmeyi isterlerse Allah onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.” Karı-Koca arasında uyum ve hoşgörü esastır. Ancak ikisi de insan olması nedeniyle aralarında bazı tatsızlıklar olabilir. İslam’da bu meselenin de çözümü vardır. Bu ayette eşler arasında ayrılığa götüren bir geçimsizlik baş gösterirse, hâkim erkek ve kadın tarafından iki hakem tayin ederek aralarının bulunmasını ister. 1400 sene önce nazil olan bu ayet, İsviçre’den ithal edilen medeni hukukla ortadan kaldırıldı. Uzlaşmak ailevi edeplerdendir. NİSA 128: “Eğer bir kadın, kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında, onlara günah yoktur. Uzlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara elverişli kılınmıştır. Eğer iyilik eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” Her insanın mayasında cimrilik vardır. Fakat eğitimle bu cömertliğe dönüştürülür. İnsanın mayasında korku vardır. Evlenme korkusu, fakir olma korkusu asrın bir hastalığıdır. Evlenmek ailevi edeplerdendir. Boşanmak ise Allah’ın kullanılmasını istemediği bir helaldir. NİSA 130: “Eğer karı koca birbirinden boşanıp ayrılacak olurlarsa, Allah geniş nimeti ile her birini diğerine muhtaç kılmaz. Allah her şeyi kuşatandır, hüküm ve hikmet sahibidir.” Allah bütün kullarının rızkına kefildir. Boşanmamak, sabırlı olmak ailevi edeplerdendir. ARAF 189: “Sizi bir nefisten (Âdem’den) yaratan ve bu nefisten de, gönlü kendisine meyledip rahat etsin diye eşini (Havva’yı) yaratan Allah’tır. Âdem, eşiyle münasebette bulununca, zevcesi hafif bir yük yüklendi (hâmile oldu). Bir müddet bu hafiflikle geçti. Nihayet gebeliği ağırlaşınca, her ikisi Rableri Allah’a; “Eğer bize salih bir çocuk verirsen yemin ederiz ki, şükreden kimselerden olacağız, diye dua ettiler.” Yaratılışımızın seyri bellidir. Rahimlerde oluşan çocuğun kaderini, nefesini, ömrünü bilemiyoruz. Ellerimizi Allah’a kaldırıp, hayırlı evlatlar vermesi için dua etmek, evliliğin edeplerindendir.

İftira,

İftira, bir kişiye yapmadığı halde suç isnat etmektir. Yalan söylemek, uydurmak ve asılsız konular üzerinde başkasını suçlayarak onu zan altında bırakmaktır. NUR 23-24: “Namus sahibi, bir şeyden habersiz, mümin kadınlara (zina suçu) atanlar, dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap vardır. O gün, kendi dilleri, elleri ve ayakları aleyhlerinde yaptıklarına dair şahitlikte bulunacaklardır.” Efendimiz: “Helak eden yedi şeyden sakının” dedi. Sahabeler de, ey Allah’ın Resulü onlar nelerdir? Diye sordular. Efendimiz: “Allah’a ortak koşmak, sihir, haksız yere adam öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, harpten kaçmak ve her şeyden habersiz mümin kadınlara zina iftirasında bulunmak” buyurdular. (Buhari) İffetli insanlara iftira atanlar cezalarını çekeceklerdir. Yaptıklarına elleri, dilleri, ayakları şahitlik yapacaktır. Elinin, ayağının, dilinin yanmasını istemeyenler, insanları incitecek sözleri söylemekten sakınsınlar. NUR 4: “Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte onlar fasıkların ta kendisidir.” İftiradan kaçınmak en büyük edeplerdendir. NUR 26: “Kötü kadınlar, kötü erkeklere, kötü erkekler de kötü kadınlara, temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara lâyıktır. O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır.” İffetli insanlara kara çalmak isteyenler kendilerine yazık ederler. Kızlarımızı ve oğlanlarımızı şirkten, isyandan, günahlardan uzak olarak yetiştirmeliyiz. Kendimizi, eşimizi, çocuklarımızı ve insanlık ailesini seviyorsak, Kur›an›a uymalıyız. ZUHRUF 16-19: Yoksa Allah, yarattıklarından kendisine kızlar edindi de, oğulları size mi seçip ayırdı? Onlardan biri, Rahman’a isnat ettiği kız çocuğu ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir. Süs içinde yetiştirilen ve tartışmada (delilini erkekler gibi) açıklayamayanı mı Allah’a isnat ediyorlar? Onlar, Rahman’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların bu yalan şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.” Ayetlerde cahiliye dönemi insanları anlatılıyor. Aynı zamanda çağdaş batı cahiliyeti de anlatmaktadır. Bunlar Allah’ı zannettikleri gibi tanıyan kimseler olarak O’na evlat isnat ediyorlar. Bu Allah’a büyük bir iftiradır. Allah’ı O’nun kendisini bildirdiği gibi tanımak en büyük edeplerdendir.

Firavun

ZUHRUF 51-52: “Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim, Mısır’ın iktidarı benim elimde değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akmıyor mu? Hâlâ görmüyor musunuz? Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan (Musa’dan) daha hayırlı değil miyim?” Bu asrın Musa’sı Milli Görüş’tür, asası ise Saadet Partisi’dir. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mehmetcan - İsmail bey, ben pek siyasete bulaşmayı sevmeyen bir insanım, şu partili bu partili değilim, yanlış anlaşılmayayım diye öncelikle bunu belirtmek isterim...Lütfen son cümlenizi tekrar tekrar okuyunuz.Ümid ederim ki vehameti görüp hatayı düzeltirsiniz.Saygılarımla...

Yanıtla . 2Beğen 28 Aralık 12:20

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?