Müslüman kadın

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun.

Müslüman kadın tıpkı erkek gibi Allah ve Resulünün bütün emir ve yasaklarına uyan, İslam’a din ve düzen olarak teslim olmuş kimsedir. Müslüman kadın, Kur’an’ın kendisiyle ilgili verdiği bilgiye ve ahkâma uygun bir kimse olmak için çalışır. Bu bilgi ve ahkâm bilinip yaşanmadan Müslüman’ca bir ömür sürmek imkânı olmaz. ALİ İMRAN 14: “Kadınlara, oğullara, tonlarca altın ve gümüşe, salma güzel atlara, sığırlara, ekinlere duyulan tutkulu şehvet beslemek insanlara güzel gösterildi. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katındadır.” Rabbimizin güzel gösterdiği kadına, çoluk çocuğa, at, araba, ev, saray ve bahçeye mümin de, münkir de ilgi duyar. Önemli olanın bunlardan nasıl yararlanıldığıdır. Dünya nimetlerinin en hayırlısı ise hakikaten İslam’ı yaşayan ve yaratılışına rıza gösteren kadındır. Kadın böyle olursa kazanır. BAKARA 228: “...Erkeklerin kadınlar üzerindeki meşru hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde birtakım iyi davranışa dayalı hakları vardır. Fakat erkekler (aile reisliği ve sorumlulukları bakımından) kadınlara göre bir derece daha üstünlüğe sahiptir. Allah, mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.” İslam’da erkeğin kadın üzerindeki hakları kadar kadının da erkek üzerinde hakları vardır. Böyle bir şey, batı hukukunda yoktur. Bugünkü hukukta hâlâ kadın kocasının soyadını alır. İslam Hukukunda ise böyle bir şey yoktur. Kendini çağdaş zanneden bazı kadınlar, kocalarının soyadını istemiyorlar. Aslında bu kadınlar farkında olmadan İslam›ı istiyorlar. Çünkü İslam’da kadın kocasının evine soyunun ismini taşıyarak gelir. Kadının kocasının soyadını alması kanununu Milli Görüşçüler değil, batıcılar çıkardılar.

AİLE REİSLİĞİ

Erkeklerin, kadınlar üzerinde aile reisliği ve sorumlulukları bakımından bir derece fark vardır. Bu, günümüzde kadın hakları savunucularının algılamakta zorlandığı bir konudur. Bu yüzden erkeğin aile reisliğine itiraz ediyorlar. Hâlbuki bu üstünlük; yaratılış, yani bedeni güç ve otorite bakımından ele alınmalıdır. Aslında bu konuda İslam’ın kabul ettiği, yaymaya gayret ettiği sistem; kadın ve erkeği yarıştırmak değil, her iki cinsin kendi yaratılışları ile değerli olduğunu kabul etmek ve buna göre değerlendirmektir. İslam, kadın ve erkeği birbiri ile mukayese edip yarıştırmıyor. İki cinsi de kendi yaratılış özelliklerine göre değerlendiriyor ve değerli buluyor. Her iki cinse de yaratıldığı fıtrat doğrultuda görevler yüklüyor. Erkeklerin maddi ve manevi durumları ve özellikle ekonomik rolleri, onların aile reisi olmalarını doğal ve gerekli kılıyor. Aile küçük bir ümmettir, ümmet ise düzenle yaşar. Düzenin de bir reisi, bir idarecisi olur. İslâm’da devlet başkanından aile reisine kadar her idarecinin uyacağı kurallar bellidir. Devlet ve aile yönetiminde İslam’ın yönetim kurallarına uymak gerekir. Ümmet liderine, aile fertleri ise aile reisine itaat etmek zorundadırlar. Birçok Müslüman kadın, ilahi bir hüküm olarak erkeğin sırtına yüklenmiş bu aile reisliğini hafife almakta ve biz: “erkek egemen bir anlayışı kabul etmiyoruz, biz erkeğin kölesi değiliz” diyerek bilerek veya bilmeyerek ilahi hükme isyan etmektedirler. Bilinmelidir ki hiçbir isyan cezasız kalmaz. NİSA 34: “Allah’ın bir kısmınızı (imamlık gibi bazı işlerde) diğerlerinize üstün kılması, erkeklerin mallarından infak etmeleri sebebiyle erkekler kadınlar üzerinde kaim yani yönetici ve koruyucudurlar. Saliha kadınlar, itaat eden, Allah’ın koruduğu gibi (kocasının malını ve namusunu) yokluğunda koruyan kadınlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara nasihat edin, yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) hafifçe dövün. Eğer size itaat ederlerse aleyhlerinde başka yol aramayın. Muhakkak O çok yüce, çok büyüktür.” Ailede Allah’ın belirlediği hak ve sorumlulukları yürürlükte kılma görevi erkeğe aittir. Saliha kadınlar, Allah’a gönülden itaat eden, kocasının yokluğunda malını ve namusunu koruyan kadınlardır. Allah’ın aile saadeti için koyduğu hükümler bilinmeli ve uygulanmalıdır ki o ailede huzur olsun.

MÜSLÜMAN KADIN İTAATKÂRDIR

İtaat sıradan bir şey değildir. İtaat söz dinlemek ve boyun eğmektir. İtaat olmadan İslam yaşanmaz. Allah ve Resulune itaat etmek mutlak olarak farzdır. AHZAP 36: “Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, mümin bir erkeğe ve mümin bir kadına o işi kendi isteklerine göre seçme (kendi başlarına buyruk hareket etme) hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resûlü’ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.” Yani Allah ve Resulü, herhangi bir hüküm verdiğinde, hiçbir kimse ona muhalefet edemez. Hiçbir Müslüman İslam’ı kendisine uydurmaya çalımaz, ancak İslam’a uymaya çalışır. Kim, Allah ve Resulünün emrine aykırı davranırsa, doğru yoldan çıkmış, yalnış yola girmiş ve apaçık bir sapıklığa düşmüş olur. Müslüman bir kadının kocasına itaat etmesini Allah ve Resulü emretmiştir. Ebu Hurayra(r.a)anlatıyor: Sahabelerden biri Allah Resulünün yanına gelerek: “Kadınların en hayırlısı hangisidir” diye sorduğunda şöyle buyurmuştur:“Kocası kendisine baktığında onu sevindiren, emrettiğinde itaat eden, kocasının hoş görmediği hususlarda benliğinde ve malında ona muhalefet etmeyen kadındır.”(Nesei)Ümmü Seleme (r.a)’dan rivayet edildiğine göre Peygamberimizşöyle buyurmuştur: “Kocasını memnun ederek ölen kadın cennetliktir.” (Tirmiz) Cennet herkesin elde etmeyi istediği sonsuz saadet yuvasıdır. Bir kadın için bunun yolu, kocasıyla güzel ve tatlı bir hayat sürmeyi hedeflemek, böylece hem onu hem de kendini mutlu etmektir. Akıllı bir kadın, kocasının huylarını, alışkanlıklarını ve kendinden beklediği davranışları kısa zamanda öğrenir. Aşını, eşini, işini bilir. Kocanın hoşnutluğunu kazanmak, bir kadın için en büyük saadettir. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?