Kudüs bir bütündür!. Bölünemez..

Bismillahirrahmanirrahim;

HADDİNİ aşan Trump’ın Kudüs kararına tepki gösteren 200 civarındaki sivil toplum kuruluşu Yenikapı’da toplandılar. Yağışlı, soğuk havaya rağmen yüz binlerce Kudüs sevdalısı kararı protesto etti. “Yok hükmünde” olduğunu ilan ettiler. ABD’ye, İsrail’e “yaptırım” uygulanmasını istediler. 3 gün sonra yapılan İslam İşbirliği Toplantısı’na (İİT) mesajlarını ilettiler.

Bu seferki tavır Kudüs’ü yok etmeyi amaçlıyordu. Kınamakla, bildiri okumakla geçiştirilemezdi. Yenikapı’dan yükselen ses zalimlere karşı “net tavır alınması”; “yaptırım uygulanması” mesajını verdi.

Kudüs sevdalıları, konuşmacılar aracılığıyla Yenikapı’dan, İİT’ye şu mesajları ilettiler:

* Kudüs, Müslümanların elinde huzur ve barış diyarı olmuş; gayrı müslimlerin elinde savaş ve çatışma alanına dönüşmüştür.

* Kudüs İslam’ındır; İslam’ın kalmaya devam edecektir.

* Kudüs bütün dünyaya karşı Filistin’in başkenti olarak tanınmalıdır.

* Filistinli kardeşlerimizin dayanılmaz acılarını sona erdirecek tedbirler alınmalıdır.

* Değil Kudüs’ün; Tel Aviv’in bile İsrail’e başkent olmasını istemiyoruz.

* Mavi Marmara Anlaşması geçersiz sayılmalıdır.

* İslam ülkeleri İsrail’le her türlü ilişkiyi kesmelidir.

* Tüm bölge ülkeleri hava sahalarını İsrail’e kapatmalıdır.

* ABD İncirlik’ten çıkarılmalıdır.

* Trump’ı devlet başkanı olarak tanımıyoruz.

* ABD ve İsrail malları boykot edilmelidir.

* ABD ile bir olarak Kudüs’ü kurtaramayız.

* Trump İsrail’i çok seviyorsa; onlara ABD’de yer vermelidir.

* İslam ülkeleri arasında Savunma Anlaşması yapılmalıdır

* İslam Birleşmiş Milletleri kurulmalı; ticari sahada işbirliğine gidilmelidir. Ortak para birimi oluşturulmalıdır.

KUDÜS BÖLÜNEMEZ

YENİKAPI Mitingi’nden 3 gün sonra İstanbul’da İslam İşbirliği Toplantısı (İİT) yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Kudüs Filistin’in başkenti olarak tanınmalıdır” sözü hepimizin yüreğine su serpti. Bu talep sonuç bildirgesine farklı yansıdı. İİT’nin sonuç bildirgesi özetle şöyleydi:

* Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak tanıyoruz.

* Bütün ülkeleri de tanımaya çağırıyoruz.

* ABD’nin Kudüs kararını kınıyoruz.

* ABD’nin Kudüs kararı Filistin halkının haklarına saldırıdır.

* ABD barış sürecindeki rolünden çekilmelidir.

* ABD geri adım atmazsa tüm sonuçlarından sorumludur.

Kudüs’ün Doğu’su, Batı’sı şeklinde ayrılması Müslümanları endişelendirdi. Çünkü bu ayrıma göre Kudüs’ün yüzde 16’sı Filistin’den; yüzde 84’ü İsrail’den oluşuyordu. Filistinli kardeşlerimiz nasıl olur da ezici Siyonist çoğunluğun arasına bırakılabilirdi?

Karara ilk tepki Hamas Lideri İsmail Heniye’den geldi: “Kudüs’ün Doğu’su da bizim, Batı’sı da. Kudüs tektir; bölünmez.” Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da, “Kudüs konusu oldu-bittiye getirilemez” açıklamasını yaptı.

Trump, kararında ısrar ederken; İsrail Başbakanı Netenyahu, “Bu açıklamalar bizi etkileyemedi. Gerçek kazanacak” ifadesini kullandı. İsrail Savunma Bakanı Liberman ise, Mahmut Abbas’ı tehdit etti.

ABD’nin BM Elçisi Nikki Haley’in açıklaması tahrik ediciydi: “Trump’ın Kudüs kararıyla dünyanın başımıza yıkılacağını düşündük ama, bir şey olmadı.”

Gelişmeler, planın devamı olduğunu gösteriyor. Müslümanların sabrı test ediliyor. ABD ve İsrail’e taviz verilirse, yeni adımlar atacaklarından şüphe yok.

KUDÜS SEVDALI NESİL

LÜBNANLI Güvenlik Uzmanı ve Analist Emin Hutayt İİT’nin Doğu Kudüs kararı, Kudüs’ü bölme, İsrail’in işgalini tanıma anlamına geldiğinden, “Trump’un kararından daha tehlikeli” değerlendirmesini yaptı. (Milli Gazete, 17. 12. 2017) ABD ve İsrail alıştıra alıştıra Kudüs-ü Şerif’imizi elimizden almak istiyor. Kudüs’ten sonra sıranın Mekke ve Medine’ye geleceğinden şüpheniz olmasın. Kutsallarını savunamayanlar kendi ülkelerini savunabilir mi?

2 milyarlık ümmetiz. Zalimler gözümüzü korkutamaz. Trump’ın ABD’deki meşruiyeti tartışılıyor. Huzuru bozulan halk “Trump ABD’nin mi, İsrail’in mi başkanı?” sorgulamasını yapmaya başladı. Netenyahu ise, İsrail’de yolsuzluklarıyla anılıyor. Müslümanların net duruşları ikisini de bitirecek.

Zalimler Müslümanların dağınıklığından faydalanıyor. Yenikapı’da görüldüğü üzere Kudüs olayı ümmeti birleştirdi. Karamollaoğlu’nun ifadesiyle, “Gün, farklılıkları konuşma zamanı değil; ittifak ettiğimiz konuları öne çıkarma zamanı.”

Müslümanların temsilcileri görevlerini bilmeli. Kudüs’le sağlanan birliktelik artarak devam etmeli. “Yürekler toplu vurmalı” ki, bizi top sindiremesin.

Türkiye’nin en büyük gençlik teşkilatı olan AGD’liler müjdeliyor: “Kudüs sevdalı bir gençlik yetişiyor.” Milli Gençlik, imtihanını her zaman yüz akıyla verdi. Zulme karşı durdu. Huzur ve barışın teminatı oldu.

Kudüs ve değerlerimiz konusunda tavizsizliğimizi sürdürmeliyiz. O zaman şüphesiz, Allah içimizden Ömerleri, Selâhattinleri’ni çıkaracak. Daha da sıkışırsak ebabillerini! Sonuç, imtihanımızı yüz akıyla verebilmemize bağlı.

Öyleyse, Kudüs kan ağlarken Ömer, Selahattin olmaktan mı vazgeçeceğiz? Allah için yola çıkanların yolda kaldığı görülmemiştir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?