Mustafa Ergin Kılıç Şiiri

Şiir gerçeklikten meydana gelir. Şairin duyuş, düşünüş ve algılayışıyla doğrudan gördüğü gerçeklikten. Gerçeklik, gerçekle şairin duyumsadığı arasındaki özgür durumdan şairin özgün bir şekilde yarattığı dünyadır. Şair yaşadığı ya da yaşananı kendi dünyasında tekrar yaşanabilecek somutlukta ortaya koyar. Şiirde gerçeklik, şairin yarattığı gerçekliktir. Şair dünya görgüsünü kendine özgü üst bir dille kendinden dışarıya doğru fakat içeriyle bağlamlı bir şekilde genelleştirerek verir. Soyut olanı somutlayıp tekrar soyuttan somuta çevirerek gerçekliğe varır. Şiir, üst gerçekliktir. Her şair kendine özgü şiir gerçekliği oluşturur. Türk şiirinde kendine özgü gerçek yaratmış şairler aynı zamanda kendine özgü ses yaratmış şairlerdir. Şiir bir ses meselesidir demiştim, tekrar ediyorum; şiir bir ses meselesidir. Şairin üslubu şiirinin sesiyle ortaya çıkar. Şair şiirinde kendine özgü ses yaratır. Şiirde üst gerçeklik ve ses şairin yarattığı üst dille meydana gelir. Şair şiirinde kendinden önceki ve kendi zamanındaki şairlerin diline benzemeyen yeni bir dil yaratır. Kendine özgü dil yaratamayanları şair saymıyorum. Kendi dili olmayanın kendi üslubu da olmaz. Verili dille şiir yazılamaz; kullanıla kullanıla eskimiş imge, simge ve kelimelerle özgün yeni bir şiir ortaya konulamaz. Şair şiirinde verili dilin dışında kendi diliyle konuşur. Şiirde dil, şiirin oluşum aşaması ve içeriğiyle oluşur; dil şairin kendine özgü dünyasıdır. Aynı zamanda şekil de dili meydana getirebilir. Şiirde biçimi biçem oluştururken biçemi biçim de oluşturabilir.

Türk şiiri, 2000 (İkibin) Kuşağı şairleriyle birlikte yeni bir ivme kazanmıştır. Kuşak şairlerinden her bir isim Türk şiirine yeni izlek ve imajlar getirmiş, şiirde gerçekliği yeniden kendilerince ortaya koymuşlardır. Şiirinde gerçeğin dinamik görüntüsünü kendine özgü bir atmosferle oluşturan bir isimden söz etmek istiyorum; Mustafa Ergin Kılıç, 2000 Kuşağı’nın verimli isimlerinden biridir. Bugüne kadar dokuz şiir kitabı yayımlandı. Şiir kitabı sayısı bakımından bizim kuşağın en verimli şairidir. İlk şiir kitabı Lâlfabe ve ikinci şiir kitabı Beş Duyum 2006 yılında yayımlanmıştı. Kılıç’ın ilk iki kitabı aynı yıl yayımlanmakla kalmadı; son iki şiir kitabı da aynı yılda (Nisan 2017-Komşu Yayınları) yayımlandı; Avuç İçi Kalbin Kalbime ile Kaydettiğim ve Kaybettiğim Şeyler.

Mustafa Ergin Kılıç şiirinde göze ilk çarpan kendine ait bir sesinin olmasıdır. Ben bir şiirde ilk önce, şair kendine ait bir ses yaratmış mı ona bakarım. Çünkü şiirde üslup ses ile olur. Kılıç, kendi sesini yaratmış bir şairdir. Aynı zamanda kendi gerçekliğini de. Şiirde gerçeklik imgeyle verilebileceği gibi sesle de verilebilir. Her iki durum aynı anda da tahakkuk edebilir; şiirdeki gerçeklik hem imge ve hem de ses üzerinden verilmiş olabilir. Kılıç, gerçekliği ses üzerinden veriyor. Örneğin; “içinden geçiyor bir taş / taşa taşa aklından” ve “sonra oturup her şeyden yağmur umdum / duma duma dum”.

Kılıç şiirinin karakteristik özelliklerinden biri sadeliktir. Şair bu sadeliği, yaşamın ve insanın insani yanlarından yonttuğu naif havayla oluşturuyor. Sade bir atmosferden şaşırtıcı ve güçlü imge meydana getiriyor; “bir dağın oğlaksızlığı”, “dün kader geldi yanıma / ör dedi ağlarını” ve “kendine yer bulamıyor bir kuş / gökyüzünde” dizelerinde görüldüğü gibi.

Şiirde ironi, şiirin atardamarlarındandır. İroni, bir şiirde eleştiri unsuru olarak yer alıyorsa benim gözümde daha bir değerlidir. Yaşanan hayata eleştirel gözle bakılması gerekir. Kılıç şiirinde ironi hayatın aksayan yanlarını görmekten kaynaklanan bir yapıdadır. Örneğin; “bu yusyuvarlak dünya için / çok mu düzüz yoksa”.

Mustafa Ergin Kılıç, kendi şiirini kurmuş bir şair. Şiirinin müziği enerjik yapıdadır. Dünyaya sosyalist bir gözle bakıyor. Sosyal adaletten yana.

Türk şiirinde Mustafa Ergin Kılıç’tan daha çok söz edilecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?