Reklamı Kapat

Birlik Farzdır

ELDE fırsat, imkân, hürriyet varken, birleşmek mümkün iken, Türkiye Müslümanlarının birleşmemeleri nedir?

İntihardır…

Hıyanettir, hainliktir…

Beyinsizliktir…

Nasıl birleşilebilir?

Önce birleşme, ittihad-ı İslam, tek bir Ümmet olma hâlis niyeti bulunacak.

Sonra bu niyet, âqil Müslümanlar tarafından, teoriden pratiğe geçirilecek.

Birleşmenin çareleri ve çözümleri araştırılacak.

Birleşme konusunda planlar, programlar, projeler yapılacak.

Bugünkü durum nedir?... Birbirinden kopuk irili ufaklı bin parçadan oluşan bir mozaik var. Her biri kendi başına buyruk. Tavaif-i müluk…

Ne yapılabilir?

İslamî sivil toplum kuruluşları (Cemaatler, tarikatlar, hizipler, fırkalar, parçalar…) bir Federasyon veya Konfederasyon çatısı altında birleşebilirler. Bunun hukukî yolları açıktır.

Siyasî iktidara zıt gitmezler, kapatılma tehlikesini en aza indirirler.

Bu birliğin büyük bir oy potansiyeli olacağı için, siyasî iktidar onları idare eder.

Federasyon (veya konfederasyon) aktif politika yapmaz. Siyasî muhalefet yapmaz. Dini politikanın dışında ve üstünde tutar.

Federasyon bütün din sömürücülerine, aktivistlere, arivistlere, ehliyetsizlere, geri zekalılara, münafıklara, yarı mühtedilere, bedevî zihniyetlilere, soytarılara, şarlatanlara, hokkabazlara kapalı olur.

Federasyonun bir etik nizamnamesi olur, İslam karşıtları bile takdir eder, saygı duyar.

Federasyon bünyesinde bir MECLİS-İ MEŞÂYİH olur, tarikatları kontrol eder. Sahte şeyhlere aman ve fırsat vermez.

Federasyon, tarikat perdesi altında din sömürüsü ve soygun yapılmasına karşı çıkar.

Bütün mü’minlerin tek bir Ümmet olmaları farzdır.

Bölünme, parçalanma, tefrika, çekişme, tepişme, mü’minlerin birbirlerine düşmanlık etmesi, birbirlerini düşman görmesi haramdır.

Bütün mü’minlerin râşid, âdil, ihlaslı, taqvalı, ehliyetli, liyakatli, dirayetli, kiyasetli, muslih, âbid, zâhid bir İmam-ı Kebir’e biat ve itaat etmeleri farz derecesinde bir vazifedir.

Müslümanlar, birleşme, tek bir Ümmet olma konusunu gündemlerine almıyor.

Bugünkü savrukluk ve başıboşluk içinde banka, holding, dev anonim şirket, finans kurumu haline gelmiş, milyarlarca dolarla oynayan birtakım dinî kuruluşlar vardır. Onlar bu saltanatlarından vaz geçmez.

Birliğe, ittihad-ı İslam’a, iman kardeşliğine, tesanüde çok dikkat eden büyük bir zatın izinden gittiklerini iddia eden bir grup, tam elli şubeye ayrılmış.

Nakşiler belki de yüz şubeye bölünmüş.

İslamî prensliklerin haddi hesabı yok.

Din sömürücüsü bazı eşkıya, haydutlar saf ve cahil Müslümanları tokatlıyor, kaz gibi yoluyor, inek gibi sağıyor.

Ortak bir “İman, İslam, Kur’an, Sünnet Hizmetleri Plan ve Programı” yok. Herkes kendi kafasına ve kapasitesine göre hizmet ediyor veya ettiğini sanıyor.

Din, Şeriat, ahlak elden gidiyor, birileri camilere kalorifer veya klima döşemeyi birinci iş yapmış.

Cemaatçilik, tarikatçılık, fırkacılık holiganlıkları, militanlıkları, fanatizmleri almış yürümüş.

Ümmet birliği elden gidince ne olur?.. Zillet gelir, esaret gelir, yenilgi gelir, güç ve kuvvet gider.

Suriye Müslümanları, halkın yüzde 75’ini oluşturuyorlardı ama birlik olmadıkları için, yüzde 12’lik bir azınlığın pençesine düştüler ve perişan oldular.

Endülüs Müslümanları, parçalandıkları için çöktüler, tarihten silindiler.

Resulullah Efendimiz (Salat ve selam olsun ona) “Birlik rahmet, parçalanma azaptır” buyurmuşlardır.

Allah bütün mü’minlerin birlik içinde tek bir Ümmet halinde olmalarını emr ediyor, istiyor.

Resulullah birlik istiyor.

Bütün din büyükleri birlik diyor.

Selim akıl bunu tavsiye ediyor.

Bugün bir kısım Müslümanlar inatla birleşmemekte ısrar ediyor.

Bendeniz, Fırka-i Nâciye dairesi içinde olmaları şartıyla, meşreplere karşı değilim. Meşreb çeşitliliği yine olsun ama onun üstünde birlik olsun.

Bugünkü bölünmüşlük, tefrika böyle devam ederse bunun sonu hiç iyi olmaz.

Diyanet, dolaylı şekilde de olsa, bugünkü tefrikanın, bölünmüşlüğün giderilmesi ve mü’minlerin tek bir Ümmet şemsiyesi altında toplanmaları için çalışıyor mu?

Ümmet olmazsak, râşid bir İmama biat ve itaat etmezsek perişan olacağımızı iyi bilmemiz ve harekete geçmemiz gerekiyor.

Çanlar bizim için çalıyor… Kulak zarlarını patlatırcasına ses veren çanları duymuyor muyuz?

16.12.2017

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmed Şevket Eygi



Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?