Reklamı Kapat

Kavramlarımız ve Allah

Bir okurumuzun dikkat ve duyarlığı üzerine Allah veya Tanrı kavramı üzerine düşünüşümüz ve yaklaşımımız için bazı durumları anlatmamız gerekmektedir. Bir Müslüman’ın hayata bakışı ve anlayışı temel olarak niyete bağlıdır. Arapça olarak “inne men a’malu binniyat” yani, “Ameller niyetlere göredir”. Biz neye niyet emişsek, neyi murat etmişsek amacımız da odur. Pagan bir zihniyet içinde olmadığımız için tanımlamaları kimi zaman Arapça özgün hâliyle ifade ettiğimiz gibi, halkların kendi dilleriyle de ifade edilir. Allah diyorsak Allah’ı kastediyoruz, Tanrı derken de Allah’ı kastediyoruz. Süleyman Çelebi diğer bir adıyla Süleyman Dede mevlevidir. Mevlid-i Şerif’i değerlidir bizim için. Onun mevlidinde “Allah adın zikredelüm evvela” diye başlar ilerleyen bölümlerde de Tanrı ifadesini de kullanır, onun muradı ve amacı da Allah’tır.

Ana dilim Kürtçedir. Yakın zamana kadar Türkçe bilmeyen, zor anlayan, konuşurken bile zorlanan yaşlılar vardı. Doğal olarak Müslüman Kürtler de kendi dilleriyle Allah dedikleri gibi, Hadé ya da Xadé derler. Yakın zamanda Türkler gibi Kürtler de Latin alfabesinin geçişindedirler. Türkler nasıl İslâm alfabesinden kaçtılarsa onlar da İslâm alfabesinden vazgeçtiler. Batıcı Kürtlerin genel tavrıdır bu da. Üstelik Kürtlerin kendi dilleriyle konuşmaları yakın zamana kadar yasaktı. Kuzey Irak Kürtleri de bir ara Latin alfabesine geçişe niyet ettiler tepkiler üzerine vazgeçtiler. Onlar da mevcut yaşayışlarıyla hızla hem sekülerleşmekte hem de kapitalist bir hayat anlayışını tercih etmektedirler.

İran’da Allah ve Hüda eşdeğerdir. Burada asıl amaç ve niyet insanların inançları gereği olan bağlılık ve niyetleridir. Müslüman olan diğer halkların da keza benzer bir şekilde hem Kur’an’a göre hem de kendi dillerine göre tanımlamaktadırlar.

Arapçaya dolaylı yoldan İslâm’a karşı olanların niyetleri de kendilerine göredir. Bir milleti asıl dininden uzaklaştırmak ya İslâm öncesi pagan kültürün diline geçerek o tanrılarını ihya etmek ya da Batıcı bir zihniyet ile materyalizmin gereği inanışlara götürmek. Onlar da tanrısı para olan, madde olan materyalist bir anlayışa sahiptirler. Diğer yandan Tanrı yerine insanı tanrılaştırmak, kendilerine göre bir din anlayışı ihdas etme çabasında olmuşlardır. Bunların etkisi bugün de devam etmektedir.

İnsanların anlayabilecekleri, inançlarını güçlendirebilecekleri bir dil gerekliliği vardır. Bazı kavramları ele geçirmek, anlamlarını kendine göre değerlendirmek de hayırlı sonuçlar getirir. Hatta İslâm inanç ve düşüncesini sulandırmak adına yapılan kimi çevirilerde bilerek ve kasıtlı olarak Tanrı kavramını çoğullaştırırlar. Hatta Allahlar diye de çevirilerde bulundular.

İslâm düşüncesi içinde olanların niyeti ve amacı tektir o da bizim inandığımız amel ile bağlandığımız Hâlik, yani yaratıcıdır. O’nun elbette birçok sıfatı vardır. Bunlar ile Allah anılır. Doksan dokuz ismin her biri farklı karşılıklar ile Allah anlatılır. Anlamaya çalışılır.

Hıristiyanlarda Allah üçlenir, yani insanileştirilir, yani kişiselleştirilir. Teslis bunun bir sonucudur. Tanrı, Tanrıoğlu ve Ruhulkudüs. Bunun üzerine zaman zaman yazdık ve üzerinde düşündük. Tanrı’nın baba yerine konulması, bir oğlunun olması gibi. Batılı düşünler için de bu akıl almaz tartışılır ya da tevil yoluyla anlatılmaya çalışılır.

Yahudilerin Tanrısı bir ırkın tanrısıdır. Yarüşşalim veya Kitab-ı Mukaddes’te Yahudilerin Tanrısı Rab diye de tanımlanır.

Bazı kavramları yerli yerine oturtmak bazı zorunluluklar gerektirir.

Cuma hutbeleri de halklara göre sunulur. Arapça ve Türkçe. Avrupa’da ise hangi ülkede bulunuluyorsa orada bulunan halkın diliyle de anlatılır. Avusturya’da, Almanya’da Arapça, Türkçe ve Almanca, başka yerlerde İngilizce, Peştuca, Farsça da okunur.

Irkçıların amacı ise Arapçayı tamamen ortadan kaldırmak kendi dilleriyle okumak. Bunun amacı da insanları Arapçadan bir yandan uzaklaştırmayı amaçlarken İslâm’dan da uzaklaştırmak düşüncesindedirler. Bizim mücadelemiz tebliğdir, anlatmadır ve çok yönlüdür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?