Mahzun Kudüs

11 Eylül terörist saldırılarının ardından dünyaya nizamat vermek için yola çıkan Siyonizm’in kuklası ABD; ilk önce İslam coğrafyasının kalbi niteliğindeki Irak topraklarını işgal etme kararı vermişti. Irak topraklarının işgali için ortaya konan neden Saddam’ın ülkesinde kimyasal silahlar bulundurmasıydı. Oysa bu katmerli bir yalandı… Büyük Ortadoğu Projesi’nin, özelde ise Büyük İsrail Projesi’nin hayata geçirilmesi için ortaya konulan katmerli bir yalan.

Kudüs’ü tek taraflı olarak Siyonizm’in ve Ortadoğu’daki en büyük terörist İsrail’in başkenti ilan eden ABD, aslında Büyük İsrail Projesi’nin gereklerini adım adım yerine getiriyor. Dünyanın jandarması ABD, Siyonist İsrail’in kuklasıdır, “hınk” deyicisidir. Bunu aslında herkes biliyor.

Yapılması gereken nedir?

İsrail güçten anlar… İsrail, Arz-ı Mev’ud hesaplarını ortaya koymak için türlü alavereler dalavereler yapmaktan çekinmez. Yapılması gereken ABD’nin tek taraflı olarak Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesine karşılık olarak, sembolik kınama mesajlarının ötesinde işler yapabilmektir.

“Ben güçlüyüm, o zaman benim dediğim olur” zihniyetiyle dünyaya nizamat vermek için yola çıkan ABD’nin ve Siyonist İsrail’in bir şekilde hizaya getirilmesi gerekiyor. Yaşananlar karşısında İslam dünyasının tepkileri yerinde, ama yeterli değil. İktidara gelir gelmez D-8 idealini ortaya koyan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın bu idealini hayata geçirmek için işte size bir neden…

Sadece telefon trafiğiyle olacak iş değil bu. Siyonizm’in Arz-ı Mev’ud hesaplarını hayata geçirmeye çalıştığı, bunun için her şeyi yapmayı göze aldığı bu başkent tafralarını ortadan kaldırmak için çok daha aktif bir politika yapılması gerekiyor.

Önümüzdeki günlerde Kudüs’ün Osmanlı’nın elinden çıkışının yıl dönümü geliyor. Kudüs’ün Osmanlı topraklarından çıkışının yüzyıllık dönüm tarihi 17 Aralık 2017 tarihine denk geliyor. Kudüs’ün elimizden çıkışı tarihin akışını nerdeyse tersyüz etmiştir. Tarihin en önemli olaylarından biri olan Türklerin Kudüs’ten çekilişi destan gibidir. Osmanlı’nın kahraman Türk askerinin Filistin’den gidişi, hiç dinmeyecek savaşların, kan, gözyaşı ve kargaşanın da başlangıcıydı aslında.

Zira Kudüs ve Filistin toprakları İsrail’in ülke kurması için bu vatansızlara İngilizler tarafından ileriki dönemde peşkeş çekilecekti.

Tarihçi yazar Talha Uğurluel, “Kudüs İslam topluluklarının anahtarıdır. Kim Kudüs’e sahip çıkarsa İslam dünyasında söz sahibi olur, izzet sahibi olur. Bütün İslam dünyasının çok sevdiği iki kişi vardır, birisi Kudüs’ü almış, birisi vermemiştir. Alan Selahaddin Eyyübi, vermeyen ise Abdülhamit handır. Bugün Kudüs’e sahip çıkacak dört başı mamur tek ülke vardır. O da Türkiye’dir. Osmanlı’nın miras bırakmış olduğu Kudüs anahtarını Türkiye taşımak ve sahip çıkmak zorundadır” diye konuşuyor.

Ve işte, altın vuruş… Kudüs’ün ABD tarafından başkent ilan edilmesi Siyonizm’in amaçlarına bir adım daha yaklaştığı anlamına geliyor.

İslam dünyasının bu yaşananlar karşısında sessiz kalmaması, daha aktif olması ve Siyonizm’in emellerine hizmet eden ABD’ye bir şekilde ders vermesi, masaya yumruk vurmasını bekliyoruz.

Başkanlığa gelmeden önce emlakçılık yapan Donald Trump, Kudüs’ü tek taraflı İsrail’in başkenti ilan ederek, büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağını söyleyerek emlakçılığa devam ettiğini zannediyor galiba.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?