Ümmetin İslam İşbirliği Teşkilatına çağrısı

Ey ümmetin yöneticileri! Size sesleniyorum tanıdınız mı beni? Hatırladınız mı? Ben Nur bacıyım Ebu Gureyp’te feryad eden… Ben Esma’yım Rabia meydanında şehit edilen. Ben Ahmet Yasin’im ümmetin suskunluğunu Allah’a şikâyet eden… Ben Muhammed Mursi’yim zindanlarda unutulan… Ben Şamil Baseyev’im mücadelesi yalnız bırakılan… Ben Abdulkadir Molla›yım darağaçlarında sallandırılan… Ben Mavi Marmara›yım davası düşürülen… Ben Aylan Bebeğim sahillerinize vuran… Ben Ümran Bebeğim yüzüm kanlar içinde…

Ben Srebrenitsa›yım katledilen, ben Doğu Türkistan’ım zulüm üstüne zulüm gören… Ben Arakan’ım diri diri yakılan… Ben Gazze›yim ambargoya tabi tutulan… Ben Kabil’im lime lime edilen, ben Bağdat’ım sabah ezanlarıyla bombalanan, Ben Şam’ım yakılıp yıkılan, ben Kahire’yim zalimlere terk edilen ve ben Kudüs’üm Siyonistlerin başkenti ilan edilen… Ben ümmetim… Ey ümmetin yöneticileri! Size sesleniyorum tanıdınız mı beni? Hatırladınız mı? Ben Bosna’yım ve Avrupa’nın ortasında katledilirken yine siz vardınız o koltuklarda. İffeti kirletilen kızlarımın feryadı göğe yükselirken, siz toplantı üstüne toplantı yapıyordunuz hatırladınız mı? Şimdi ben toplu mezarlardan ceset olup fışkıran evlatlarıma bakarken yine siz varsınız o koltuklarda…

Ben Irak’ım, sizin hava sahanızdan kalkan uçakların bombaları yağarken başıma yine siz vardınız o koltuklarda. Benim çocuklarım Bağdat sokaklarında köpeklere parçalatılırken, zalimlerin hapishanelerinde çırılçıplak üst üste dizilirken, kapılarım kırılırken, evlerim yağmalanırken, kâfirler kirli postallarıyla mescitlerime girerken sizin derin diplomasi çabalarınız ve kınamalarınız bir sonuç vermemişti hatırladınız mı?

Ben Suriye’yim hatırladınız mı? Benim çocuklarımın cesetleri Akdeniz sahillerine vururken yine siz vardınız o koltuklarda. Suriyeli kadınların iffetini kurtarmak için Iraklı kadınların iffetini kirletenleri yardıma çağırıyor, uluslararası topluma çağrı yapıyordunuz, zalimleri kutsal topraklarda kılıç danslarıyla ağırlıyor, milyarlarca dolarlık silah anlaşmaları yapıyordunuz hatırladınız mı? Ben Arakan’ım, benim evlatlarım, evlerim, ocaklarım yakılırken siz kurban kampanyası düzenliyor, gıda yardımları yolluyordunuz, hatırladınız mı?

Ey ümmetin yöneticileri! Size sesleniyorum tanıdınız mı beni? Hatırladınız mı? Kınamalarınızın, toplantılarınızın, telefon diplomasilerinizin, bağırıp çağırmalarınızın ne Mısır’da, ne Libya’da, ne Arakan’da, ne Irak’ta, ne de Suriye’de hiçbir işe yaramadığını siz de gördünüz.

Ey ümmetin yöneticileri gelin bu sefer ki İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısından bu zalimlerin belini kıracak, döktükleri her damla kanın hesabını soracak, onları Kudüs’ü başkent ilan etmelerine pişman edecek kararlar alın. İstanbul’da İslam ülkelerinin temsilcileriyle Sultanahmet’te kılınan bir sabah namazıyla başlayan İslam ülkeleri zirvesinin ardından Ayasofya’yı camii olarak açıp, kılınacak ilk Cuma namazında Ayasofya minberinden İSLAM BİRLİĞİ’nin kurulduğunu tüm dünyaya deklare edin…

Mescid-i Aksa’da kılınan bir Cuma namazıyla Kudüs fatihi Selahaddin’in minberinden İslam Birliği merkezinin ve Filistin devletinin başkentinin Kudüs olduğunu ilan edip, Şam, Bağdat, Kahire, Mekke, Tahran ve İstanbul’da İslam Birliği temsilcilikleri açın…

İslam ülkeleriyle birlikte Birleşmiş Milletlerden ayrıldıktan sonra İSLAM BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİNİ kurup, dünya beşten büyüktür ve bu dünya, ancak aziz İslam’la huzur bulacaktır diye ilan edin…

İncirliği, ABD ve NATO’nun tüm üslerini kapatıp, İSLAM NATO’SUNU ve İSLAM ORDU’SUNU kurun. İslam coğrafyasındaki tüm emperyalistleri tanklarıyla, toplarıyla, tüfekleriyle, üsleriyle birlikte topraklarımızdan kovun…

İSLAM BARIŞ GÜCÜNÜ kurup, başta Suriye ve Yemen’de olmak üzere coğrafyamızdaki tüm kargaşa ve savaşlara son verin..

Ümmet sizi Alnınızdan öpsün…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülaziz Kıranşal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Sebahattin Böyük - Üstadım öyle yazılar kaleme alıyorsunuz ki, "...ben bunu nasıl ifade edebilirim..." diye düşünürken, hah işte bu şekilde ifade edilir dedirten yazılar. Bir ümmetin kalbine, yüreğine, imanına seslenen yazılar. Allah razı olsun üstadım, Allah kaleminize kuvvet versin...

Yanıtla . 7Beğen 14 Aralık 10:58

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?