Reklamı Kapat

ABD’nin İslam topraklarında işi ne?

Bismillahirrahmanirrahim;

ÇILGINLIK ve dengesizliğiyle tanınan Trump 6 Aralık 2017’de “Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını” açıkladı. Kudüs’ün dini, tarihi statüsünü; uluslararası anlaşmaları; BM kararlarını yok saydı. Hukuk tanımazlığının sebebi nedir dersiniz?: Trump başkan seçildiği günden beri sürekli itibar kaybediyor. Çılgınca, hukuksuz uygulamaları kamuoyunu endişelendiriyor. Böyle yaparak, itibarını yeniden kazanmak, ülkesinde “kahraman” olmak istediği akla geliyor.

ABD ve Batı’daki pek çok lider, “İsrail’in güvenliğini sağlayacağını” vaad ederek seçim kazandı. Obama 2014’te, “Kudüs İsrail’in ebedi ve bölünmez başkenti olacaktır” sözünü etti. İsrail’e destek ve himaye, ABD dış politikasının temelini oluşturuyor.

Osmanlı döneminde 400 sene Kudüs ve Filistin’e huzur ve barış hâkimdi. 11 Aralık 1917’de İngiltere bölgeyi işgal etti. İşgal komutanı Allenby, “Haçlı seferleri sona erdi” ifadesini kullandı.

Bölge 1947’de BM kararıyla ikiye ayrıldı. BM planına göre bölgenin yüzde 55’i Yahudilere, yüzde 45’i Filistinlilere verildi. Bölgeyi 2 toplum birlikte idare edecekti. Fakat ateş ve barutun yan yana durması eşyanın tabiatına aykırıydı. Çok geçmeden bölgede terör örgütleri oluştu. Arap-İsrail savaşı başladı. Savaş sonunda Filistin’in yüzde 78’i İsrail’e, yüzde 22’si Filistinlilere geçti.

1967’de yaşanan 6 gün savaşlarında İsrail, Filistinlilerin yüzde 22 toprağını da işgal etti. Filistinlilere vatandaşlık hakkı vermedi. Yalnız oturma izni tanıdı. Filistinlilere ait topraklar uluslararası entrikalarla ellerinden alındı.

TRUMP’IN KUDÜS VAADİ

DÜNYANIN gözü önünde, bir toplum 1917’den beri işgal ve soykırıma uğruyordu. İsrail sürekli yakıyor, yıkıyor, saldırıyordu. Uzun süren Gazze saldırıları sonunda şehir yaşanmaz hale geldi. Açlık, hastalık yaygınlaştı. İnsani Yardım Vakfı (İHH) gemilerle Gazze’ye gıda, giyecek, sağlık malzemeleri ulaştırmaya çalıştı. 37 ülkeden 750 barış ve yardım gönüllüsünün de bulunduğu 6 bin tonluk Mavi Marmara Gemisi İsrail’in saldırısına uğradı. 10 vatandaşımız hayatını kaybetti.

Uzun süren hukuk mücadelesinden sonra Türkiye Hükümet’i İsrail’le anlaşma yaptı. Anlaşmanın sonunda şöyle deniyordu: “Bu anlaşma Ankara ve Kudüs adına 28 Haziran 2016’da her biri eşit şekilde geçerli Türkçe, İngilizce ve İbranice dillerde ikişer nüsha halinde akdedilmiştir.”

Anlaşma hem İsrail’in suçunu örtüyor; hem de zımnen Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak kabul ediyordu. Anlaşma Siyonistleri sevindirdi. Netanyahu, “Gazze ablukası sürecek” derken; Hamas, “Anlaşmaya onay vermedik” diyordu. Temel Karamollaoğlu, “Anlaşmayı tasvip edemeyiz. İlişkileri yumuşatma zulme ortaklıktır” değerlendirmesini yaptı.

Halkımız, ülkemizin bekası için, İsrail’le anlaşma gibi Hükümet’in riskli icraatlarına tepki göstermeli. Değilse, yapılan anlaşma Kudüs konusunda Trump’ı bile cesaretlendirebiliyor.

Trump’ın, “Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapma” kararını, Çin, Rusya ve bütün dünya tepki gösterdi. Açıklamalar, gösteriler yapıldı. Dünya ayağa kalktı. “Güçlüyüm, istediğimi yaparım” kovboyluğunu, “Dur bakalım. Dünya Amerika’dan büyük” duyarlılığıyla tepki gösterdi. BM Trump’ın kararını reddetti.

KUDÜS ORTAK DEĞERİMİZ

TÜRKİYE, Kudüs-ü Şerif’imize yapılan ihanet karşısında tarihi görevini yapıyor. Saadet Partisi’nin 2 günde siyasi ve sivil kuruluşları organize ederek yaptığı miting büyük takdir gördü.

Kudüs; Süleyman, Davut, Yakup peygamberlerden beri kutsal bir şehir! Efendimiz’in (sav) Miraç öncesi Mescid-i Aksa’da peygamberlere namaz kıldırması bu değeri artırıyor. Miraç şehrimiz… Mübarek kılınan belde!

Kudüs’ün fethinde şehrin rahipleri adaleti sebebiyle Hz. Ömer’i (ra) davet ederek şehrin altın anahtarlarını teslim ettiler. Din özgürlüğü ideal olarak yaşanmaya başladı. Kudüs’ün tapusu hâlâ Türkiye’nin elinde! Oralara sahip çıkmak en başta Türkiye’ye düşer. Kudüs belgelerle tam bir İslam şehridir.

Amerika’nın İslam beldelerine, Afrika’ya sömürgecilik anlayışıyla yaklaşması aklıselim insanları düşündürmeli. ABD dünyayı sömürme hakkını nereden alıyor? Dünyanın her yerinde askeri üsler bulundurması sorgulanmalıdır.

Dünya sahipsiz olamaz. ABD’nin terörü organize edip teröristlere silah vererek mazlum toplumların üzerine salması, dünya barışına vurulmuş en büyük darbedir. Bu uygulamaları, ABD’nin devlet olduğunu tartışmalı hale getirir.

ABD ve Batılı ülkelerden cesaret alan İsrail sorgulanmalıdır. Entrikalarla ellerinden alınan Filistin toprakları asıl sahiplerine verilmelidir.

Kudüs, Müslümanları birbirine bağlayan ortak noktadır. “Kudüs’e özgürlük borcumuz var.” (Nuri Pakdil) Müslümanlar lehine gelişen Kudüs olayı bizi gevşetmemeli. Kardeşler olarak sorunlarımızı birlikte çözme şuuruna ulaşmalıyız. Zalimler sözden değil, güçten anlar. “İslam Birliği”ni kurarak zalimlerin karşısına 2 milyarlık bir güç halinde çıkmak zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?