Reklamı Kapat

Kudüs’te bıçak kemiğe dayanırsa!.    

Bismillahirrahmanirrahim

KUDÜS Müslümanların Miraç şehridir. Oradaki Mescid-i Aksa ilk kıblemiz… Efendimiz (sav) oradan Mirac’a yükseldi. Rabbimiz Mescid-i Aksa için “Etrafını mübarek kıldık” buyurur. Müslümanların 2. derecede önemli mescididir. Kutsal topraklar arasındadır.

Kudüs insanlık tarihinin imtihan alanı oldu. Kutsal şehre isabet eden 2 büyük tehlike, Hz. Ömer (ra) ve Selahaddini Eyyubi tarafından püskürtüldü. Onlar insanlığın onurunu korudular; ümmetin kalbinde taht kurdular.

Osmanlı sultanlarının Filistin topraklarına ilgisi farklıydı. Hele 2. Abdülhamit Han’ın! Siyonistlere, “Kanla alınan toprak parayla satılmaz” diyerek gösterdiği kararlılık Kudüs ve Filistin mücadelesinin simgesi oldu.

Abdülhamit sonrası 1917’de Filistin bölgesi Osmanlı’nın elinden çıktı. Filistinliler, topraklarını canları, kanları pahasına savunarak destanlık mücadele verdiler. 1947’den sonra bölgede acı, kan, gözyaşı dinmek bilmedi.

1969’da başlayan Erbakan öncülüğündeki Milli Görüş hareketi Kudüs ve Filistin mücadelesini yaygınlaştırdı. Konuyu ümmetin ortak meselesi olarak gördü. Siyonistlerin himayecisi Batılılara karşı, ümmet birliğini savundu. İslam Birliği’nin “zaruret” olduğunu hatırlattı. Siyonistlerin sinsi planlarını deşifre etti. Onlar 1997’de Arz-ı Mev’ud’a ulaşmayı planlamışlardı. Hain tuzaklarını bozdu.

Siyonistler Filistinlileri topraklarından çıkarmak için ellerinden geleni yaptılar. Mescid-i Aksa’yı yıkmaya çalıştılar. Altında tüneller açtılar. Kudüs’ün altını oydular. Siyonistlerin sayısını artırmak için “işgal konutları” oluşturdular. ABD öncülüğündeki Batılılar Siyonistlere cesaret verdi.

SABIR YOKLUK DEĞİLDİR

ABD Başkanı Trump Siyonistlerin çıkarlarını önceledi. Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapmaya girişti. İslam dünyasını yanına almaya çalıştı. Riyad’da “Zirve” yaptı. Son haftalarda mücadeleyi artırdı.

Şimdi Kudüs kurtlar sofrasında. Trump; Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn’le Kudüs’ün yeni statüsünü görüştü. Ekim ayında Trump’ın damadıyla Danışmanı Kurshner’in Riyad’da gizli görüşmeler yaptığı ortaya çıktı. Ortadoğulu liderler Beyazsaray’a çağrıldı. Silah, helikopter vb. anlaşmalar yapıldı.

Trump, “Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdıklarını” açıkladı. İsrailli Bakan Gamlie “Filistinlilerin Sina Yarımadası’nda devlet kurmasını” söyleme küstahlığında bulundu.

İşgalci zalimler bilsin ki, Erbakan’ın İslam dünyasına kazandırdığı “şuur” artarak keskinleşmektedir. Müslümanlar Filistin’de delik deşik edilen 6 aylık bebeği, Lema’yı, yakılarak şehit edilen 16 yaşındaki Muhammed’i unutmamıştır. Şeyh Ahmet Yasinlerin, Yahya Ayaşların, Abdülaziz Rantisilerin mücadelesi tazeliğini korumaktadır.

Müslümanlar Hz. Ömer’e, Selahaddini Eyyubi’ye minnettardır. Sevgileri gönüllerde yaşamaktadır. Yapılanlara sabrediyorlarsa, barışçı tutumlarındandır. Şairin terennümüyle, “Sabır yokluk değildir, taşmasını bekleyin.” Müslümanların sabrını taşıranlar akıbetlerine hazırlansınlar.

Akif, “Donanma ilerlerken muzafferan ileri, / Üzengi öpmeye hasretti Garb’ın elçileri” diyordu. Erbakan Hoca’nın yetiştirdiği yüz binler o ecdadın torunlarıdır.

Milletimiz Türkiye’de 50 sene at oynatan FETÖ’nün defterini; ülkeyi parçalayacağını gördüğü an bir gecede dürmüştür. Bıçak kemiğe dayandığında milletimizin önünde hiçbir beşeri güç duramaz. Tarih bunun şahididir.

NAMAZ AŞIĞI DÜNÜRÜM

İHLAS, samimiyet timsali dünürüm Ömer Deniz, 2 Aralık’ta 62 yaşında Denizli’de Hakk’a yürüdü. Onun özellikle namaz konusundaki titizliğini kimsede görmedim. Aşıkın maşukuna kavuşma iştiyakıyla giderdi namaza.

İmam Hatip ve hukuk öğreniminden sonra yurdun çeşitli yerlerinde “Cumhuriyet Savcısı” görevleri yapmıştı. İnancını yaşama kararlılığı sebebiyle nice sıkıntılarla karşılaştı.

Emekli olunca kendini “tam anlamıyla” ibadete verdi. Önceki yapamadıklarını tamamlamak istercesine… Namaza ayrı bir titizlik gösterirdi. Cemaate katılmadığı bir namazını görmedim.

“Ezanı duymuşsanız cemaate katılın” Hadisi’ni rehber edinmişti. Çoğunlukla yarım saat önceden camiye gider; namaz sonrası cemaatle ilgilenir; muhabbet eder; gönüllerini alırdı. Ziyaretçileri, namazdan 1 saat sonrasını kollardı.

Kardeşleriyle miras işlemi için notere gitmişlerdi. 2 - 3 saat sıra beklediler. Sıraları gelince ezan başladı. Yakınlarına namaza davet etti. “Sıramızı geçirmeyelim” dediklerinde, “İşlemleri yaptırın; namazdan sonra imzalarım” diyerek namaza yetişti.

Düğün salonu kiralamaya gittiğimizde, o düğün günü nasıl cemaate katılacağının hesabını yapıyordu.

Mütevazıydı. Ahiret hesabıyla yaşadı. Benden 2 yaş küçüktü. Bana “Ağabey” der; Allah’ın emirlerindeki titizliğinden dolayı ben de ona aynı şekilde hitap ederdim.

Varlıklı sayılırdı. Cömertti. İkramlarda bulunmayı severdi. Gözümün, sağlığımın sadakası diyerek her gün bir miktar hayır yapardı. Hayır işleri sevdalısı Mustafa Çiftçi kardeşim anlattı: “Öğrencilere, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere bana sık sık 10’ar, 20’şer lira verirdi. Son ayda onun adına 210 lira tasadduk ettiğimi bildireyim, derken vefatını öğrendim.”

Vefatında hep hayırla anıldı. Taziyede bulunanlara teşekkür ediyor; “namaz âşığı”na rahmetle anıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?