Efendimiz(S.A.V)’i Anarken

30 Kasım 2017 -12 Rebiülevvel 1439 Mevlid-i Nebi kutlamaları yapıldı.

O’nu (s.a.v) anmak, anlamak, tanımak, sevmek ne demek? O’nu Kur’an’la “oku”madan, hayatını bilmeden doğru olarak nasıl tanıyabilir, anlayabilir, örnek edinebiliriz?!

Şayet biz Müslümanlar, İslam ’ı da, Son Peygamberi de doğru ve tam yönleriyle bilmezsek, İslam’la savaşan emperyalistlerin, oryantalistlerin planlarına, yanlış ve eksik bilgilendirme tuzağına düşeriz ve de birbirimizi “tekbirlerle” boğazlarız?! Haram bataklığındayken, elimizde ve dilimizde kalan birkaç ibadetle avunuruz. Kendimizi de “dindar” zannederiz.

Kur’an’ı da, İslam’ı da Peygambersiz bilemez ve anlayamayız. Vahyi bilmeden, anlamadan Peygamberimizi de bilemez, anlayamayız. Sünnetsiz İslam da bilinemez, anlaşılamaz. Din bir bütündür, parçalanıp, bölünemez. Geçerli din İslam’dır. Sünnetsiz, cihadsız, siyasetsiz, hukuksuz, parçalanmış, eksik ve yanlış İslami algılamalarımız korkunç boyutlarda.

Kur’an hayat kitabımız, düzenimiz, yolumuz, hayat tarzımız, rehberimiz.

Tek geçerli hak din olan İslam’ı nasıl bölmüş ve parçalamışsak, bunun gibi Efendimizi (s.a.v) de bölüyoruz, parçalıyoruz. Hem rahmet ve barış, hem de cihad peygamberiydi. Cihadı, adaleti ve barışı kurmak içindi. Her birimiz her bir cemaat , tarikat vb. O’nun bir veya birkaç yönünü gündeme getirerek O’nu anlatmaya, sevdirmeye, tanıtmaya çalışıyoruz. Bunlar kısmen doğru olsa da, eksiktir. Doğrunun bir bütün olarak her yönüyle anlatılması gerekiyor. İslam hayat nizamıdır. Hayat her yönüyle bir bütündür. Parçalanamaz... Nitekim O, İslam’la hayatın her yönünde örnekliğini sunmuştur. “Vahiy Kitap şeklinde değil de insan şeklinde inmiş olsaydı, O Hz. Muhammed (s.a.v) olurdu.” M. Hamidullah (r.a)

O’nu sevmek, yolundan gitmeyi gerektirir. O’nun yolu tevhiddir, “sırat-ı müstakim”dir. Allahu Teâlâ’nın dosdoğru yolu İslam’dır.

“Seven sevdiğini anar” “Seven sevdiğiyle haşrolunur.” “Seven sevdiğine tabi olur, itaat eder.” Seven sevdiğine benzemeye çalışır, yolundan gider.” Allah ve Resulüne itaat edenler, Peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Allah’ın kendilerine nimet verdikleri de bunlardır. (Nisa,69) Resulüne beyat, itaat Allahu Teâlâ’yadır. Sevgi, isyan da öyledir. “Allah için sevmek,buğzetmek farzdır.”

O’nun yolunun dışındaki tüm yollar batıldır, yanlıştır, sapkınlıktır. Batıcı yol, Hıristiyanların, Yahudilerin yolu “tarik-i müstakim” midir? Hem o yollara sapmak, hem de O’nu (s.a.v) sevdiğini iddia etmek ne yaman gaflet ve çelişkidir. “Ayinesi iştir kişinin; lafa bakılmaz.”

Tüm peygamberler tağutlara, zalimlere, zulme karşı tevhid mücadelesi yapmış ve sonunda zafere ulaştırılmışlardır. Hiçbir peygamber zalime boyun eğmemiş, zulme rıza göstermemiş, tam tersine itiraz, muhalefet ve mücahede ederek zulüm yerine adaleti/tevhidi ikame etmişlerdir.

Egemen zalimlere meydan okumuşlar, dünyalık tekliflerini de reddetmişlerdir. “Ücretlerini Allah’tan istemişlerdir.”

Efendimiz (s.a.v) de “tevhid” mücadelesinden vazgeçmesi için en cazip dünyalık teklifleri elinin tersiyle itmiş ve “Güneşi sağ elime, ayı sol elime verseler bu yoldan (tevhid/İslam) vazgeçmem” diyerek kavmine meydan okumuştu. Amcası Ebu Leheb bile karşısındaydı.

Peygamberler, zalimlerle mücadelelerinde: Allah “Vekil”dir, “Kafi”dir, “Nasir”dir, “Veli”dir, demişler ve kazanmışlardır.

Kelime-i tevhiddeki “La” tevhidin/İslam’ın dışındaki tüm yolların, dinlerin/düşüncelerin/hayat tarzlarının/tağutların reddedilmesi, inkar edilmesi seçilmemesi, beğenilmemesi, rab edinilmemesidir.

Ancak ve sadece İslam’ın din/düzen/hayat tarzı olarak seçilip, beğenilmesi, kabul edilmesi, ancak Allahu Teâlâ’nın rububiyetini kabul, kulların rububiyetini red ve inkar etmektir...

Tüm Peygamberler zalimlerle, tağutlarla mücadele etmişlerdir; Tevhid adına, İla-i Kelimetullah için...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?