Gizle

Yüce gayeli olmak veya küçük işlerin adamı olmamak

Dostum ve kardeşim İ. Temelataş’a hayırlı hizmetler dileğiyle… Küçük taşın baş yardığı doğrudur. Hatta insanların ekserisinin, küçük görülen şeylerden helake uğrayacağı da yine Efendimiz SAV tarafından ifade buyurulmuştur. Bu yüzden küçük şeyleri, ihmal etmiyor veya gözden kaçırmıyoruz. Ya da daha doğru bir ifade ile emek ve değer anlamında, hiçbir şeyi küçük görmüyoruz. Hiçbir işi, hiçbir kimseyi özellikle de… Ama çoğu zaman küçük şeylere takılıp kalıyoruz. Küçük şeyler yüzünden üzülüyoruz. Küçük şeyler yüzünden kavga ediyoruz. Küçük denizde boğulmayı istiyoruz yani. Oysa ömür, kısa ve tek sermayemiz. En çok israf ettiğimiz ve aynı zamanda en tehlikeli israf olan vaktimiz, ömrümüz ve sağlığımız. Bu yüzden ahlak kitaplarımızda, “yüce gayeli olma (azmü’l-himme)”, fazilet olarak zikredilmiş; bunun zıddı olan “küçük şeylerin peşinden koşma” yani “düşük idealli (sığâru’l-himme)” ise kötü ahlak (rezîlet) olarak kabul edilmiştir. Buna göre:

1- Plansız olmak kötü huydur ve diğer huylar gibi yanlış ve veballidir. Yani “proje adamı” olmak, ahlakın ve imanın bir gereğidir.

2- Proje sahibi olmanın üç aşması vardır: Plan yapmak. Pratiğe geçirmek.

Ve yaptığı işin peşinden gidip denetlemek. Bu üç aşama da kulun sorumluluğundadır. İlahi yardım bu aşamalardan sonra gelir. Yani bu aşamalardan birisi eksik olur ise tevekkül vaki olmaz.

1- Küçük şeylere, bahanelere ve engellere takılıp kalmak yanlıştır ve Allah muhafaza, imtihanı kaybetmeye sebep olabilir. Bu engeller bazen, en çok sevdiğimiz ve en değer verdiğimiz şeyler olabilir. Bazen de hayata küseriz ya da başka şeylere. Bütün bunlar da bizi yolumuzdan alıkoyan şeylerdendir ve de bütün bunlar şeytandandır. Şeytanın bizi, bazen en sevdiğimiz ve değer verdiğimiz şeyler ile yolumuzdan alıkoymaya çalıştığını unutmamak gerekiyor.

2- Zira dünya hayatı; az bir meta, bir oyun, bir eğlence bir süsten ibarettir. (Mümin, 29.; Hadid, 20.) Yani mal ve evlat sahibi olmak, sadece bir araç ve birer nimetten ibarettir. Yoksa bunlar amaç ya da takılıp kalınması gereken şeyler değildir. Yani ahirete nispetle dünyadaki tüm değerler ve tüm sahip olduklarımız, küçük işlerdir. Bu durumda dünyaya dair en değerli şeyi bile gaye haline getirmek, fazilete aykırıdır.

Peki, niye küçük şeylerin peşinden koşuyoruz? Buna birkaç sebep zikredebiliriz.

3- Cehalet; birçok şeyin sebebi, bilmemek veya bildiğinin farkında olmak ya da bilmediği halde hakikati bildiğini zannetmektir. Bunun tedavisi ilimdir. İlim ise tevazu, istişare, sabır ve azimle olur.

4- Korkaklık ve tembellik; bazen de hakikati bildiğimiz halde rahatımız/düzenimiz bozulmasın ya da keyfimiz kaçmasın diye ihmal ederiz bildiklerimizi. Tembelliğin tedavisi azim ve sabırdır. Aslında insanların birçok davranışı “alışkanlık” tır . Bu yüzden davranışlarımızı değiştirmek istiyorsak alışkanlıklarımızı değiştirmeli ve yeni alışkanlıklar edinmeliyiz.

5- Ciddiyetsizlik ve/veya bayağılık; aslında bunlar da birer kötü huydur. Bu huylar, işlerin sonunu görememeye de neden olur. Bu huyun çaresi ise ilim ve tefekkür etmek yani her işi düşünerek yapmak ve her yaptığımız işin sonunda kar- zarar -israf hesabı yapmaktır.

Çevre ve eğitim gibi birçok sebep daha sayılabilir ama gerçek sebep, kendimiziz aslında. Asıl bahane kendimiz yani. Biz karar verdiğimizde diğer şeyler sadece birer sözde bahanedir. Bu kadar kolay mı? Evet! İman varsa, bu kadar kolaydır. Zira hesap vardır. Ayrıca herkes kendini tanır. Kendini tanımadığını iddia eden kimse ya yalan söylüyordur ya da akli melekelerini kullanmıyordur.

Not: Ahlaki erdemler ve kötü huylar ile alakalı daha fazla bilgi için; Yahya b. Adiy, Tehzîbü’l-Ahlâk adlı eseri ile Kınalızâde Ali Efendi’nin eserine bakınız.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Turgut Akyüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?