Gizle

Cumamız aydınlık olsun!

Son günlerde, çok yerde gördüğümüz, çok kişiden duyduğumuz bir uygulama var; Black Friday. ABD ’de yıllardır uygulanan ve Yılbaşı alışverişi için start kabul edilen, dev firmaların devasa indirimler yaparak insanları kendine çekmeye çalıştığı, alışveriş severlerin daha da kolik hale geldiği bir uygulamadır bu.

Ülkemizde de bu yıl göze çarpacak kadar yayıldığı için pek çok eleştiriyi de beraberinde getirdi. Bu ismin, başka inanca mensup bir ülkede kullanılması belki yadırganmazdı ama Müslüman bir ülkede uygulanması ve bizim, dinimizce mübarek olduğuna inandığımız bir güne “Kara” denmesi elbette kabul edilebilir bir şey değildi! Üstelik bu uygulamanın, bizim inancımızda yeri olmayan ve yıllardır yapılmaması yönünde savaş verdiğimiz yılbaşı eğlenceleri için dev firmaların bir nevi start verme durumu düşünüldüğünde, yine çok yönlü bir manevi tahribatın içinde olduğumuz görülürdü…

Evet, elbette ki bizim cumamız kara değil, Rabbimizin bildirdiği üzere mübarek bir gündür. Bizim için manevi bir doping ve Efendimiz aleyhissalatü vesselam’ın buyurduğu gibi, gecesinden itibaren başlayan bayram günüdür. Ve bizler de bunun farkında olan Müslümanlar olarak elbette Cuma gününün ismine bile sahip çıkmalı ve bu ismi karalamak isteyenlere gereken tepkiyi vermeliydik. Fakat sadece tepki göstermenin, sosyal medya hesaplarımızdan paylaşımlarda bulunmanın yetmeyeceğini bilerek işin özüne, cumanın mahiyetine inmeliydik.

Bütün bunlar düşünüldüğünde, Batı lisanı ile “Black Friday” bize, Cumartesi günü Yahudilerini hatırlattı. Ayeti kerimelerden anladığımıza göre geçmiş kavimlerde yaşanan bu olay, cumartesi günü yasağını delen Yahudileri ve çarptırıldıkları cezayı anlatır. Hepimizin bildiği üzere Yahudilerin Cumartesi günü çalışma yasağı vardır. Kutsal On Emirlerinden biri olan bu emre göre Yahudiler Cumartesi günü yalnızca ibadetle meşgul olur ve çalışmaz, ticaret yapmaz, dünyalığa dair bir eylemde bulunmaz. Cumartesi günü, Allah tarafından Yahudiler için bir nevi ibadet günü, dinlenme günü olarak belirlenmiştir.

Araf suresine konu olan olayda anlatılan Yahudi topluluğu ise sahil beldesinde yaşayan ve geçimini büyük ölçüde balıkçılık yaparak kazanan insanlardır. İlk başlarda yasağa riayet ederek emri getirmiş ve cumartesi günlerini sadece ibadete ayırmış, ticaret yapmamışlardır. Fakat sonradan, avlanma olmadığı için o gün balıkların daha rahat hareket ederek kıyılara kadar geldiklerini, suyun yüzeyine çıktılarını, elleriyle uzanma ihtimalinde dahi tutulabilecek kadar fazla sayıda ve yakında olduklarını gördükçe, bu durum nefislerine ağır gelmeye başlamıştır.

Bu Yahudilerden bir kısmı, işe kendilerince bir çözüm üretmiş, cuma gününden sahile attıkları ağlarla cumartesi günü tüm balıkları orada tutmuş ve yasak süresi dolunca da balıkları avlayarak karaya çıkarmışlardır. Bu şekilde yaparak Yaratıcılarını kandırabildiklerini zannedenlere, bir kısım Yahudi karşı çıkmış ve yaptıklarının yanlış olduğunu hatırlatmıştır. Yine bir kısmı ise bu günahı işlememekle birlikte karşı da çıkmamış hatta “Allah’ın helâk edeceği yahut şiddetli bir azapla cezalandıracağı kimselere ne diye öğüt veriyorsunuz sanki!” demişlerdir.

Uyarıcı olanların kurtulduğu, günahı işlemeyen ama uyarma yoluna da gitmeyenlerle ilgili ihtilaf olduğu bu üç grup insanda, kendilerince Cumartesi yasağına çözüm bulan Yahudiler için ceza günü gelmiş ve “Aşağılık maymunlar olun!” emri ile maymuna çevrilmişlerdir. “Kötülükten sakındıranları kurtardık” ifadesi ile aslında sadece uyarıcıların kurtulduğunu anlamamız da mümkündür. (Araf Suresi,163-166)

Bu ayetleri ve binlerce yıl önce yaşanan bu olayı bir fener misali günümüze vurduğumuz zaman, bizlere de “Black Friday” ile cuma günleri büyük firmaların dev indirimler yaptığını ve cumartesi günü kıyıya gelen balıklar gibi indirimli ürünlerin mağazalara, internet sayfalarıyla telefon ve bilgisayarlarımızın ekranlarına, cadde ve sokakları dolduran bilboardlara geldiğini görürüz.

Alışveriş yapmak elbette kötü bir şey değildir fakat biliyoruz ki biz Müslümanlar için cuma vakti alışveriş yapma yasağı vardır. Elbette yasak tüm gün için değil, cuma namazı kılınan kısa bir vakit için geçerlidir. Fakat oluşan kuyrukları, vaktin nasıl geçtiğini anlamayacağımız kadar alışverişe dalmışlığımızı, bilgisayar başında sipariş verirken vakti umursamamayı, alışverişi yapan bayan bile olsak, karşımızdaki kasiyerin veya internet başında hizmet verenin erkek olma, bizim ve bizim gibi alışveriş yapanlar yüzünden cuma namazına gidemiyor olma ihtimalini düşünürsek veya alacağımız eşyayı kasaya teslim etme ve cuma vakti geçince parasını ödeme gibi Ali Cengiz oyunlarına başvurursak bizlerin de Cumartesi Yahudilerinden bir farkı kalmayacaktır.

Unutmamalıyız ki tıpkı cuma günleri gibi, bayram ve kandil geceleri, arife günleri de manevi değeri yüksek günlerdir. Bizler, bu günleri de alışveriş veya hazırlık gibi dünyalık şeylerle geçirmemiz durumunda, kazanacağımız manevi hazlardan geri kalacağımızı bilerek hareket etmeli, Rabbimizin verdiği bonus günlerini güzel değerlendirmeli ve “Kara” diyenlere inat aydınlık edebilmeliyiz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Meryem Nida - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?