Hakim paradigma güce hakim olsa da…

Hayatta neyin daha önemli olduğunu bilemeyen, göremeyen, hissedemeyen bir paradigma günümüze hakim ! Bu hakim paradigma güce hakim olsa da hayata etki edecek bilgiyi ve ilgiyi oluşturamıyor. Çünkü güç, zayıflatan bir unsurdur, ancak hak ve adalete dayanırsa hizmet sunabilir. Bu açıdan hakim paradigma üzerinde insanları yeniden düşünmeye davet edebiliriz. İnsanımızın hayattaki deneyimlerden büyük dersler almasını sağlayabilir, yeteneklerini fark etmesine yardımcı olabilirsek, yeni bir paradigma inşa edebiliriz.

Bunu sağlamak için merak, heyecan ve azim gerekiyor. Önem vermek, ilgi göstermek ve merhamet etmek gibi insanları etkileyen davranışları ortaya çıkarmak, bugünün eğitimcilerinin üzerindeki en büyük sorumluluktur. Çünkü güce olan bağımlılık tuzağına düşen insanların bu davranışlardan mahrum olanlar olduğu açıktır. Öyleyse daha fazla önem, daha fazla ilgi ve daha fazla merhamet göstermek gerekiyor. Bu ise, duyarlılıkları yeniden devreye almakla mümkün olabilir.

Duyarlı olmak adına insanımız önce nereye “ait” olduğunu bilmelidir. Aidiyet duymayan insan, öğrendiği bilgiyi dünyanın hayrına kullanması sağlanamaz. Aidiyet adına önce sorgulama yapmayı, farklı ve daha zengin biçimlerde düşünebilmeyi öğretmeliyiz insanımıza Çünkü “insanların çoğu ömürleri boyunca yeteneklerinin ne olduğunu bilmeden yaşıyorlar”! Hâlbuki “dünyanın daha fazla başarılı insana ihtiyacı yok, daha çok hikâye anlatıcısına, daha çok barış gönüllüsüne, gönül tamircisine, sevgi taşıyan insana ihtiyacı var”! Tırtıl gibi sürünüp bir yaprağa tutunmadan, koza olup sabretmeden kelebek olunmaz.

Bu yolda merak, direnç ve merhameti beslemek, aynı zamanda toplumun hayat damarlarını beslemek olacaktır. Bu bilince ulaştığımızda, “biz”in içini genişletmiş ve kucaklaşmanın boyutlarını geliştirmiş olacağız. Bunun için gençleri, “yaşadığı sorunları için fikir yürütmekten aciz, test başarısına odaklı, öğrenmek değil sonuç almak için yarışan yarış atlarına” dönüştürmekten vazgeçmeliyiz. Böylece aidiyetini bulan ve burada dayanışmayı başlatan her insanla, kendi rahat alanlarının dışına çıkmaya cesaret edebilen, dirençli, dünyayı ve diğer insanları merak eden nesiller oluşacaktır. Hâkim paradigma güce hâkim olsa da, aidiyet ve dayanışmanın köprülerini kurarak yeni umut kapılarını aralayabiliriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Cihan - Ilk olarak "hayatimizin amaci nedir?" sorusunu dusunmeliyiz. Eger "modern" cagin basari kriterlerini hedef secersel ne yaparsak yapalim yanlistan donemeyiz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Kasım 12:43


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?