Sosyal belediye nasıl olmalı?

Saadet Partisi Mahalli İdareler Başkanlığı’nın, 18-19 Kasım 2017 tarihinde, yapmış olduğu şehircilik konulu çalıştayda, alt başlık olarak sosyal belediyecilik nasıl olmalıdır konu başlıklı, komisyon çalışmasına iştirak ettiğimizde komisyon üyelerinin, çok kıymetli fikirleri ve önerilerinin olduğunu müşahede ettik.

Söz konusu çalıştayda, bizim âcizane önerilerimiz, öteden beri yaşadığımız sıkıntılarla alakalı, somut ve gerçekçi, yaklaşımlardan müteşekkil oldu. Esasında sosyal belediyecilik, ülkemizde Milli Görüşle birlikte tahakkuk etti ve onunla gelişme gösterdi. Topluma hizmet açısından merkezi yönetimlerden daha ziyade, yerel yönetimler halka doğrudan hizmet yapmak ve toplumla iç içe olmak durumundadırlar. Ekseriyetle belediyelerin en çok muhatap olduğu kesim engellilerdir. Engellilere götürülecek hizmetler, sosyal belediyeciliğin aslını ve esasını oluşturur. Tabi ki belediyelerin alt yapı çalışmaları yol, kaldırım, kanalizasyon, asfalt gibi hizmetler rutin işlerdendir. Sosyal belediyecilikte rutinin dışına çıkarak toplumun bütün katmanlarını, sosyal hayattaki ihtiyaçlarını karşılamak ve onları mutlu edecek hizmetler sunmak esastır.

Lakin kanunlarla, yönetmeliklerle, yürütülen bu hizmetler bize göre esasında insan odaklıdır. Yani bir belediye başkanının ve çalışan bürokratın, şahsi anlayışı ve engelliye bakışı hizmet etme hususunda çok önemli bir unsurdur.

Neden söylüyoruz bunları? Çünkü biz bu ülkede yetkili ve etkili insanların, hangi anlayışla engellilere yaklaştığını yaşadık ve gördük. Bu hususta birçok örnekler verebiliriz. İş isteyen engellilere devlet adamının birisi; “Size sadakalar, fitreler yetmiyor mu?” demişti. Bir başkası da; “Ben sağlama iş bulamıyorum ki sakata iş bulayım” demişti. Bir diğeri ise, “Bugüne kadar ne yapılmışsa bundan sonra da aynısı yapılacaktır” diyerek geçiştirme yapmıştır. Engelli öğretmen olamaz diyenden tutun, yapmış olduğu cüzi bir hizmet sonunda, biz sizi adam yerine koyduk, insan yerine koyduk diyerek aşağılamıştır. Bütün bunlara bakıldığında, halka hizmet hakka hizmet anlayışı olmadığı müddetçe, maalesef engellilere götürülen hizmetler göstermelik hizmetlerden öteye geçmeyecektir. Görme engelliler için yapılan kaldırımlardaki yürüme yollarının hali, alt geçit üst geçitlerin, ortopedik engellilere göre olmayışı gösteriyor ki, engelliler için yapılan bir takım hizmetler sadece yasak savma babından yapılan icraatlardandır.

Diyeceksiniz ki siz ne istiyorsunuz? Biz insanı eşref-i mahlûkat gören bir anlayışın mensubuyuz. Bu anlayış Milli Görüş ’tür. Milli Görüş’ün insana ve engelli vatandaşlarımıza bakışı ise tamamen, yukarıda vermiş olduğum negatif örneklerin tam tersi olarak tezahür etmektedir. Çünkü Milli Görüş’ün anlayışı insanı yaşat ki devlet yaşasın temelli bir anlayıştır. Bu esastan dolayıdır ki, Milli Görüş’ün merhum lideri Erbakan Hocamız; bir yıllık başbakanlığı döneminde, toplumun bütün kesimlerini olduğu gibi, engellilere de unutulmaz hizmetler yaptı ve “Siz bizim özürlü değil özel vatandaşlarımızsınız, bizim size yapmış olduklarımız size bir ulufe değil sizin tabi haklarınızdır” diyerek de engelliye hak ettiği değeri verdi. Bundan önce adam yerine konulmayan engelliler Erbakan Hocamızın bu tutumu, davranışı, sözleri ve hizmetleri ile ihya oldular. Bundan sonra da iktidarların özellikle de yerel yönetimlerin, bu anlayışla engellilere hizmet etmek zarureti vardır.

Temennimiz şudur ki; bu ülkede engellilerin, tıpkı Erbakan Hocamız döneminde olduğu gibi tekrar hak ettiği değeri görmesidir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?