Gizle

Kazanmak belki kaybetmektir

Hayat illüzyondur. Gördüm sandıklarımızın çoğu bir yanılsama. İnsan aklıyla işin sonunu kestirebilir ancak yarının nelerle geleceği daima meçhuldür.

Eskiden hayatı, cevap anahtarı olmayan bir teste benzetirdim. Çözeceksin ama doğru mu yanlış mı bilemeyeceksin. Ölüm sonrası ortaya çıkacak gerçek sayısı sandığımızdan fazla olacak. İşte o zaman pek çok şeyin sebebini arka planını anlayacağız. Dün işler saatler dönerken arkamızdan kurulan planları yapılan konuşmaları tek tek göreceğiz ve hayret duyacağız.

Dünya çoğu zaman sırrı içinde tutar. Kazandım sandığın kayıp kaybettim sandığın kazancın olabilir ve sen bunu ancak birkaç yıl sonra anlayabilirsin. Demek ki hayatın bize öğrettiği ilk şey sabır. Dilersen sabretme. Ancak o süre geçecek. Ya senin mutsuzluğunla ya da senin iradenle. Süreci kolaylaştıran ise Allah’ın her şeyi hayra kavuşturacağına duyduğumuz güvendir.

Geçip giden şeylerde kıymet aramak nafiledir. İnsan içinde bulunduğu anlara bir kıymet biçerse her şey anlamlı olur.

Dünyanın sabit olmayışını bilmek bizi rahatlatan bir başka şeydir. Neticede terk edilecek bir diyar bizi ne kadar kederlendirebilir ki? Her şey tamam olunca elimizde güzelliklerden başka kazanç kalmamış olacak.

Kaybetmek sandığımız durum belki bize yön değiştirme ihtarı. Orada kapanan yol başka bir yerde kazılmalı. Buna en güzel örnek suyun akışıdır. Engebeli bir yerde ya da düz bir yolda suyu kovayla döküp akışını izleseniz kendisine mutlaka bir yol çizdiğini o yol boyunca da akıp menzile ulaştığını görürsünüz. İnsan da suya benzer. Kendi içinde yok olup gitmemek için çıkış yolları arar. Potansiyelini bir şekilde kullanır ve yeteneğine göre yolunu belirler. Onu ne kadar hapsetseniz de patlak vereceği aşikârdır. Çünkü insan zihni durağan değildir sürekli kaynamaktadır. Rüyalara yol çizen de olabilir gün boyu nasıl hissedeceğimize karar veren de. Ve zihin bizi kendi yollarına çağırır. Bu çağrıya kulak verip farklı yollarda yürümeye başlarız. Başlangıçta tuhaf gelebilir. Alışılmışın dışında olduğu için bizi tereddüte düşürebilir ancak yine de bu yolların doğru olup olmadığını anlamak için bir müddet yürürüz. Sonunda karara varır ve özgüvenimiz kadar uygularız. Yanlış yollarda gitmeden doğru yolun doğru olduğunu nasıl bilecektik? Hatayı görebilmek için defalarca hata yapmak gerekebilir. Bir elbisenin kusurlarını en iyi bilen onu giymiş olandır.

Rastladığım bir film bu anlamda hoşuma gitti. İmkansız Olasılık adlı Türk filminde hayatla bağını neredeyse kopartmış gençlerle onları hayata döndürmeye çalışan matematik hocasının konu olduğu film günümüz sosyal yapısına pek çok yönden de ışık tutmuş. Filmin sonundaki duygusal sahneler de onu güzelleştirmiş. İnananın aşamayacağı yol yoktur.

Belki kaybetmemiş de kurtulmuşsunuzdur kim bilir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hatice Çay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Hayat Hayati - sizin her yazınızı okumak huzur veriyor hatice Hanım. iyiki milli gazete desiniz.

Yanıtla . 2Beğen 07 Aralık 13:10

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?