Göz, güz ve köz

Baharda gül kokladığımız, çayırlarda gezdiğimiz, ılık ılık havalarda nefeslendiğimiz, papatyalarla güldüğümüzden ilkbaharı severiz.

Çiçeklerin meyveye dönüşüp sofralarımızı süslemesi, yaz tatillerinde köy, dağ, deniz ve ovalarda ten ve canımızın dinlenmesi bize yaz mevsimini sevdirir.

Güz mevsimi ise gel-gitlerin mevsimidir.

Göçmen kuşlar giderken yağmurlar gelir, dereler coşar.

Çiçekler ve yapraklar solarken güz meyvesi portakal ve mandalina gelir.

Kırmızı gülün yerine kırmızı nar gelir.

Bozkırlar, dökülen yapraklarla sarı halılarla kaplanır.

Ressamlara bak, yeşil yaprak resmi yerine sararmış, solmuş ve de dökülmüş yaprakların peşindeler.

Sanki dallar, altın varaklar seriyorlar insanların ayaklarına.

İlkbaharda her taraf yemyeşil, yazda gözlerimiz hep sararmış, solmuş ve olgunlaşmış renkleri görür.

Ya sonbahar…

Anlatmaya gerek yok. Etrafınıza bakınız, bütün renkleri baktığınız her yerde görebilirsiniz.

Tek ağaçta bin bir rengi güz mevsiminde görebilirsiniz.

Alt dallarda yemyeşil, orta dallarda kızıl, mor, hakiden geçerek yukarı dallarda geldiği yere düşmeye hazır sarı yapraklar.

Yeşilin bin bir tonu, kızılın, morun ve de sarının tonları güz mevsiminde gözü görenlere renk oyunları sergilenir.

Sonbahar, Rabbimizin bize renk cümbüşünü sergilediği güz mevsimidir.

Rabbimiz buyurur:

“Allah’ın boyasıyla boyanınız. Allah’tan daha güzel boyası olan kim var? Biz ancak Ona ibadet edenleriz.

“De ki: O sizin de bizim de Rabbimiz olduğu halde Allah hakkında bizimle çekişiyor musunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Ve biz, samimiyetle Ona bağlanmışızdır.” (Bakara suresi ayet 2/138-139)

Vefalı kuşlar kalır sonbaharda.

Gidenler de vefasız değiller.

Yuvalarını bırakıp gider ve ilkbaharda gelirler.

Serçeler ve martılar terk etmezler bizleri.

Sonbaharın en önemli ve en değerli hizmeti, eğitim ve öğretimin bu mevsimde başlamasıdır.

Gece ve gündüzün dengeli olduğu,

Terleten sıcakların kuşlarla beraber göç ettiği,

Pastırmaların güzel olmasını sağlayan pastırma sıcaklarının bastığı mevsim,

Kebabın közde en güzel göründüğü mevsim,

Donduran soğukların henüz gelmediği mevsim,

En önemlisi, servetin, şöhretin, makamın, rütbenin, unvanın zirvesine çıkmak için çıkılması gereken ilim/bilgi merdivenine güz mevsiminde ilk adımı atarız ve her güz mevsiminde bir basamak daha çıkarız.

Ömrünün ilkbaharını, yazını, güzünü, kışını yaşayanlar, her mevsimin güzel taraflarını görünüz ve tadını çıkarınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

A.polat - Sonbahar hüznün ve sevincin birlikte yaşandığı bir mevsim.Tadini çıkarmaktan ve ilahi nizami düşünmekten başka çare yok.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Kasım 15:14
01

Cihan - Her gun, her mevsim guzel ve bir nimet. Sonbaharin cazibesini de cok guzel anlatmissiniz. Bir gun kismet olsa, sizle uzun uzadiya sohbet edebilsem, ne kadar cok isterim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Kasım 12:44


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?