Gizle

Besle kargayı oysun gözünü

Kuzey Irak Referandumu sonrası bölgede yaşananları şaşkınlıkla izlemeye devam ediyoruz. Olay adeta petrol üzerinden yürütülen satranca dönmüş vaziyette. Türkiye; petrol konusunda bugüne kadar hep Barzani’yi muhatap aldı. Referandumdan sonra İbadi ile yapılan telefon görüşmesinden sonra Irak hükümetini muhatap alacağını ilan etti. Başbakan Yıldırım ise “Bundan sonra ekonomik faaliyetlerde muhatabımız Bağdat olacak” dedi. Dese ne olur ki? Karşı hamle Kürdistan Demokrat Partisi’nin Rusya temsilcisi Hoşavi Babakr’dan geldi. Babakr; “Türkiye petrol akışını durdurursa petrolü Rusya’nın yardımıyla Suriye üzerinden ihraç edebiliriz.” İfadesini kullandı. Hükümet keskin dil ile siyaset yapmayı bir kenar bırakması gerekmektedir. Akılcı ve iş bitirici bir siyasete gerek vardır. Bu keskin dil içerdeki milletin gazını alır. Dışarıda kimseye sökmez.

Rusya ile bizi tehdit eden KDP üyesinin lideri ile KYB’nin liderinin Washington görüşmelerine kırmızı Türk pasaportuyla gitmişlerdir. Bu kırmızı Türk pasaportunu onlara kim verdi? Türkiye her ne kadar vana benim elimde dediyse de vana elinde ama kumandası kendisinde değil. Hâlâ vanayı kapatabilmiş değil. Türkiye %40 MTV zammını tartıştığı, ekonominin S.O.S. Verdiği bir dönemde, Kuzey Irak petrol akışı için Türkiye’ye yaptığı ödemeye sırt çeviremezsin. Üstelik yap-işlet-devret ile yapmış olduğumuz köprülerin zarar ettiğini ve devlete büyük külfet yüklediği bir ortamda, Türkiye’nin bu paradan vaz geçeceğini düşünmüyorum. İsrail’in Barzani’ye destek vermesine rağmen İsrail devlet havayolları EL-Al’ın, Erbil’e uçuşu yoktu ve İsrail, Erbil’e uçuşlarını, THY ’nin “Tel Aviv-Erbil” seferi bile yıllarca yaptı. Dolayısıyla İsrail’in MOSAD ajanlarını THY taşımış oldu. Türkiye olarak Kuzey Irak’a her türlü yardımı yapmamıza rağmen, bugün gelinen nokta karganın gözümüz oymasından başka bir şey değildir. Barzani’ye ne kadar yardım ederseniz edin, Barzani ABD ’yi dinler, Rusya’yı dinler ama asla Türkiye’yi dinlemez ve Türkiye ile beraber hareket etmez. Henüz ABD’nin Ortadoğu’da yapacakları bitmemiştir.

Amerika’da meydana gelen terör saldırısının ikinci 11 Eylül vakasına benzetebiliriz. Bunun yansıması Ortadoğu’da yeni bir operasyon olacaktır. ABD Terörizmle mücadele altında aslında küreselleşmenin güvenliğini sağlıyor. Küreselleşmeye karşı çıkan her dinamik potansiyel tehdit ve terörist olarak damgalanır. İkincisi ise; terörist devler argümanına dayanarak dünyanın toprak bakımından yeniden paylaşmasıdır. Bu stratejinin iki boyutu da ABD’nin ulusal çıkarlarını korumak ve genişletmek işlevidir.

ÜRETİCİYE CEZA

Tohum yasası, köylünün ürettiği tohum ve fideleri pazarda satmasına yasak getirmişti. Satması durumunda ceza kesilecek. Sebep ise, satılacak tohumların mutlaka sertifikası olma şartı. Köylü nerden bulsun sertifikayı? Şimdi de TBMM ’ye sunulan torba yasaya göre kıyılmış tütün doldurulması, satılması, bulundurulması ve nakledilmesi yasaklanacak. Bunları satanlara 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilecek. Sigara tiryakisi açık tütün alıp, kendisi sarma sigarasını yaklaşık 3 liraya mal ediyordu. Çokuluslu şirketlerin ortalama 11 liraya sattığı sigarayı tiryaki alamadığından bu yola başvurmuştu. Zaten dışarıdan hayvan getirerek kendi üreticinize bir darbe vurdunuz. Bırakın tütün üreticisi yaşasın. İşsiz kalan köylü devlete yük olmayacak mı? İşsiz kalınca gideceği yer büyük şehir değil mi? Büyük şehirler bu yükü nereye kadar taşıyacaktır?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İshak Beyazay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?