Reklamı Kapat

Avrupa Birliği’ne girdik de haberleri yok

Avrupa’da işçi ve işveren olarak oturması olan Türk pasaportu taşıyanların sayısı, Avrupa Birliği üyesi olan Malta, Lüksemburg, Kıbrıs, Estonya, Slovenya, Letonya, Litvanya, İrlanda, Finlandiya, Slovakya, Danimarka gibi on bir ülkelerin teker teker nüfuslarından daha fazladır.

Türk nüfusa Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Somali, Pakistan, Afganistan, Irak, Suriye, Hindistan… Müslümanlarından olan ve Avrupa’da işçi ve işveren olanları da ilave ettiğimizde Müslümanların nüfusu, Bulgaristan, Avusturya, İsveç, Macaristan, Çek cumhuriyeti, Belçika, Portekiz ve Hollanda’nın da önüne geçer.

Avrupa Birliğine üye 27 devletin 19 unun teker teker nüfusundan fazla nüfusa ve nüfuza sahipler.

Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel “Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduğu sürece Avrupa Birliği’ne Türkiye giremez” demiş.

Bilemeyiz belki de okuduğu bu demecini Türkiye’den kaçan biri yazıvermiş ve onu madara yapmıştır.

31 Temmuz 1959’da Avrupa Ekonomik (AET) topluluğuna giriş için müracaat yapmışız.

O tarihte Sayın Cumhurbaşkanımız 5 yaşında idi.

Aradan tam 68 yıl geçmiş almamışsınız.

Yalnız Sayın Recep Tayyip Erdoğan değil, Başbakan Cemal Gürsel döneminde almamışsınız.

Ardından Fahrettin Özdilek Başbakan olmuş yine almamışsınız.

Suad Hayri Ürgüplü döneminde almamışsınız.

Hatta Süleyman Demirel’i bile kabul etmemişsiniz.

Nihat Erim, Ferit Melen, Naim Talü döneminde sırt döndüğünüz Türkiye’ye Bülent Ecevit döneminde bile yüzüne sırıtmamışsınız.

Sadi Irmak, Bülent Ulusu, Turgut Özal, Yıldırım Akbulut zamanında da kapıyı aralamamışsınız.

Mesut Yılmaz döneminde almadığınız gibi Mest Yılmaz, Başbakan iken Yavuz Donat’a verdiği röportajda “Bizi Avrupa Birliği’ne almak için istedikleri tek şey, dinimizi değiştirmemizdir.” Demiştir. (Milliyet 07 Şubat 1998)

Tansu Çiller, Necmettin Erbakan, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu döneminde de almamıştınız. (Ölenlere Allah rahmet eylesin, sağ olanlara sıhhatli, ibadetli hayata devam nasip etsin)

Sigmar Gabriel’in Konuşma metnini yazan birinin bunları bilmemesi mümkün değil.

Alman Dışişleri Bakanının da bilmemesi mümkün değil.

O zaman Dışişleri Bakanı hakkında akla gelenleri yazmak epey ağır olacağından yazmıyorum.

Türklerin işçi olarak vardığı Avrupa ülkelerinde 1965 yılından bu güne kadar sarı saçlı, mavi gözlü Avrupalılardan Müslüman olan insan sayısı bir milyonun üzerine çıkmış.

Bu Müslümanlarla ilgilenecek tek kuruluşumuz yok maalesef.

Milli Görüş hareketinin başlattığı cami merkezli dernekleşme hareketi, diğer İslami kuruluşlara öncülük etmiştir, etmeye de devam etmektedir.

Ama yeni Müslüman olanlara yönelik faaliyetlerimiz çok çok zayıftır.

Almancaya, İngilizceye, Hollandacaya, Fransızcaya terceme edilen eserler genelde sevdiren, heyecanlandıran eserlerdir.

O eserleri yazanlardan, terceme edenlerden Allah razı olsun.

Seven, heyecanlanan ve Müslüman olan o sarışın kardeşlerimizin bilgilendirilmesine yönelik eserler, yok denecek kadar azdır.

Bu tür eserlere ağırlık verilmeli.

Elçiler ve Konsoloslar gönderilirken dinini, dünyasını bilen, örnek olabilecek insanlardan seçilmeli.

Bu türden bir faaliyet başlatılırsa Avrupa Birliği de memnun olur.

Onlar biliyorlar ki Avrupa’da cami merkezli İslami derneklerin üyelerinin çocuklarından topluma, eşyaya zarar veren, uyuşturucu kullanan, hırsızlık yapan, teröre bulaşan... İnsan sayısı en az olan derneklerdirler.

Avrupalı siyasilerin hepsi bunu bildiklerini biliyorum ama Müslümanları terörist olarak göstermeye çalışmaları ise yanlış bir yönlendirme eseridir.

Kötü göstererek Avrupalıların Müslüman olmalarını engelleme faaliyetidir.

Ama bir milyon sarışın insanın, Müslüman olduktan sonra annesine, babasına, kardeşlerine, akrabalarına, apartmandaki komşulara karşı nasıl nazik davrandıklarını göstermeye ve siyasilerin yanlışını bir milyon mekândan duyurmaya devam ediyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Hasan Doruk - Allah razı olsun hocam çok seviyorum yazılarınızı

Yanıtla . 0Beğen 30 Ağustos 12:44

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?