Atalet Ve Kalkışma

16 yıl, dile kolay 184 ay, 5845 gün!

Bir fikre sahip çıkmak varken, şartlara teslim olmanın sonucu, yine aynı fikri savunmak zorunda kalmanın kronolojisi… Yapılanlara bakıldığında; gurur tablosu çıkarmak isteyene de, bir ülkenin nasıl yalnızlaşacağını görmek isteyene de çok malzeme var burada! Kimilerine göre “ak sevda”, kimilerine göre “nereden sevdim o zalimi”! Bu mayınlı arazide yine onların tespitleriyle ilerlemekte fayda var. Kendilerinin ifadesiyle “bir yerde gevşeme varsa mutlaka onun öznesinde, yükleminde, nesnesinde sorun aramak lazım”!

Öznesine iniyoruz ve görüyoruz ki; bu dönem hep sorunlarla geldi! 28 Şubat, Ergenekon, Cumhurbaşkanlığı-yeni anayasa, paralel yapılanma: Hangisini ele alsanız, hükmedenlerin hükümet olmadığını gösteren birer belge mahiyetinde. Fotoğrafın bütünü diyor ki; sistemi değiştiremeyenlerin, kadro değişikliğine gitmesi, sadece insani ve imkani kayıpları artırdı. Adaleti atalete, kalkınmayı kalkışmaya çevirdi.

Yüklemine iniyoruz ve görüyoruz ki; tehlikenin boyutları derinleşti. Asıl problem; daha önce devletin bir bölümüyle milletin bir bölümü kutuplaşırken şimdi milletin bir bölümü ile milletin diğer bölümü kutuplaşıyor. Artık isteseniz de “hiçbir şey eskisi gibi” olamaz. Çünkü sorunlar kadar duyarlılıklar da değişti.

Nesnesine iniyoruz ve “metal yorgunluk” ile karşılaşıyoruz. Öznesinde, yükleminde, nesnesinde sorun aramaktan dem vuranların gerçeklerle yüzleşmek yerine; “yaşadığımız sorunlar kanunla düzeltilecek şeyler değil, eğitime dayanıyor, insan yetiştirmek önemlidir” uyanıklığına şahit oluyoruz. Size bu 16 yılı eğitimle, kültürle aradığımız insanı yetiştirin diye vermediler mi?

Öznesiyle, yüklemiyle, nesnesiyle bizi anlatan, bizi kucaklayan yeni bir cümle kurmak zorundayız. Öznesiyle sorunların üstesinden gelecek, yüklemiyle hedef ve stratejileri ile yön verecek, nesnesiyle sorumluluklarını kuşanacak bir cümle… Önce kendi nefsindekini değiştirmesi ve yeni buluşma alanlarını belirlemesi için, sonra cümleyi duyan herkesin akıl tutulmasından kurtulmasına vesile olması için…

Özlediğimiz adalet adına, beklediğimiz kalkınma aşkına!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Münadi - Bir gökdelen sanır seni gören göz . Bilmez ki temelden çöküntülüsün. N.Fazıl . ( metal yorgunluğu denince)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 22:36

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?