Reklamı Kapat

Kudüs ve Mescid-i Aksa dinen ve tarihen bizimdir

Mescid-i Aksa ve etrafının mübarek olduğu Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirilir: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işiten ve hakkıyla görendir” (İsra, 1).

Bu ayet-i kerime de Mescid-i Aksa’nın ve etrafının mübarek kılındığı bildirilir. Peygamber Efendimiz (sav)’in buradan “Miraç”a çıkması da bu bölgenin bizim için ne kadar mühim bir konumda olduğunu göstermektedir.

Kudüs, Hz.Ömer (ra) zamanında Ecnadeyn ve Yermük seferleriyle fethedilmiştir. Kudüs’ü alan Hz.Ömer (ra), burada yaşayan Hıristiyanlarla zimmet akdi yapmış ve Hıristiyanların, Müslümanların hâkimiyetini kabul etmek ve cizye vermek şartıyla bu bölgede oturmalarına müsaade etmiştir. Hz.Ömer (ra) tarafından verilen emanname “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla! Allah’ın kulu, mü’minlerin emiri Ömer tarafindan İliya halkına verilen emandır: Halife bu emanı, onların canları, malları, kiliseleri, haçları, hastaları, sağlamları ve diğer dindaşları için vermiştir” sözleriyle başlıyor ve “Bu metinde olanlara Allah’ın ahdi, Resulü’nün, halifelerin ve müminlerin zimmeti vardır; ta ki üzerlerine düşen cizyeleri ödesinler” şeklinde bitmekteydi.

Hz.Ömer (ra) Kur’an-ı Kerim’deki “Kendilerine kitap verilenlerden (Yahudi ve Hıristiyanlar) Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Resulü’nün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam’ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın” (Tevbe, 29) ayetinin gereğini yapmıştı.

Kudüs’ün, Hz.Ömer (ra) zamanında Hıristiyanların elinden alındığı tarihten 638 tarihinden 1916 tarihine kadar geçen yaklaşık 1200 yıl burası Müslümanların hâkimiyetinde kalmıştır. Sadece I. Haçlı Seferi’nde Kudüs bir süre (80 küsur yıl) Hıristiyanların eline geçmiş fakat Selahattin Eyyübi tarafından 1187 tarihinde tekrar ele geçirilmiştir.

Hz. Ömer (ra) devrinden sonra, Memluklular, Eyyubiler, Selçuklular ve son olarak da Osmanlılar tarafından barış ve huzur içinde idare edilen Kudüs, bugün Siyonistler tarafından zulüm ve gözyaşının eksik olmadığı bir bölge haline gelmiştir.

İslamiyet’in doğuşundan önce buradaki Yahudileri Kudüs’ten sürerek hâkimiyetlerini sürdüren Hıristiyanlar, Müslümanların bu bölgeyi kontrol etmesinden sonra sanki daha önce Yahudilerle bu bölge için mücadele etmemiş gibi Siyonist zulme seyircidir. Hıristiyan İngiltere, Fransa ve Rusya arasında 1916 tarihinde imzalanan “Sykes-Picot Anlaşması” ve 1917’deki “Balfour Deklarasyonu” ile İngiltere’nin öncülüğünde bu bölgede Yahudi bir devletin kurulmasının zemini hazırlanmıştır.

İslamiyet’in doğuşundan önce Kudüs için birbirleriyle boğuşan, bu uğurda katliamlar yapan Yahudi ve Hıristiyanlar, bugün birlikte Müslümanlara zulmetmektedir. Hıristiyan ABD, İngiltere, Fransa ve Rusya’nın korumasındaki küçücük Yahudi devleti İsrail, Filistin’in yerlisi Müslüman halka zulmetmekte ve Kur’an-ı Kerim’deki “Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez” (Maide, 51) ayeti tecelli etmektedir.

Müslümanlara karşı birlikte hareket eden Yahudi ve Hıristiyanlar için Kur’an-ı Kerim’de şöyle denilmektedir: “Yahudiler Uzeyr Allah’ın oğludur dediler, Hıristiyanlar da Mesih Allah’ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini), önceden kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl sapıyorlar!” (Tevbe, 30). “Gerek ehl-i kitaptan, gerek müşriklerden olan kâfirler, hem de devamlı kalmak üzere cehennem ateşindedirler. Onlar bütün yaratıkların en şerlisidirler” (Beyyine, 6).

Yine Kur’an-ı Kerim’de bizim gerçek dostlarımız hakkında şöyle denilmektedir: “Sizin veliniz Allah ve Resülüdür. Bir de inanarak namaz kılan, zekât veren ve emre uyanlar.” (Maide, 55).

Müslümanların sadece Kudüs ve Mescid-i Aksa değil, tüm dünyaya adalet dağıttığı günlerin yakın olması için “haydin dostluğa, haydin birliğe”…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?